İkisinden biri Cumhurbaşkanı seçilirse…
İkisinden biri Cumhurbaşkanı seçilirse…
MUHAMMET KUTLU
CHP’nin iki ağır topu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ilk seçildikleri dönem boyunca şehirlerine dişe dokunur, gözle görülür, halkın hayatını kolaylaştıran hizmetlerde bulunmadıkları halde ikinci kez aynı göreve seçildiler.
İki belediye başkanı da AK Partili başkanların dönemlerinden kalma hizmetleri tepe tepe kullandılar ama yanına herhangi yeni bir yatırım yapmadılar.
Bu nedenle İstanbul’un trafik doluluk oranı, özellikle işe gidiş ve geliş saatlerinde yüzde 90’ların üzerine çıktı. Siz bu oranı yüzde 100 olarak değerlendirin. Çünkü emniyet şeridi hesaba dahil değil. Yani İstanbul’da trafik artık yürümüyor, tam felç hali…
Ankara ise ondan aşağı kalır durumda değil. Aralarında bendenizin de olduğu vatandaşların büyük çoğunluğu, “Heyt be! Ankara trafiği İstanbul trafiğini geçti” diyerek böbürleniyoruz, yürümeyen trafikte bekleşirken…
İşte bu iş yapmayıp olanı yiyen iki belediye başkanı, üstüne bir de zamda birbiriyle yarışıyor. Bir İBB zam yapıyor, bir ABB zam yapıyor.
Ancak ABB Başkanı Mansur Yavaş, son günlerde bu konuda atağa kalkmış görünüyor.
Seçilmeden önce bir televizyon programında, “Su kesinlikle ucuzlayacak. Su insan hakkıdır. Solumazsak ölürüz değil mi? Su içmezsek de ölürüz. Suyu normalde ücretsiz vermeniz lazım” diyen ABB Başkanı Mansur Yavaş, suya son yaptığı yüzde 35'lik zam ile göreve geldiğinden beri suyun fiyatını 10 kat artırmış oldu.
Ankara’da suyun metreküp fiyatı 50,92 TL'ye yükselerek tarihi zirve yaparken, Ankara’da bir metreküp suyun fiyatı, bugüne kadar görülmemiş bir şekilde, bir litre benzin fiyatını geçti. Bununla da kalmayan Mansur Yavaş, ABB'nin tüm hizmet kalemlerine yüzde 500'e varan oranlarda zam yaptı.
Aralık ayı meclis toplantısında ABB'nin tüm hizmet kalemlerine zam yapıldı.
Çoğunluğu CHP'ye geçen ABB Meclisi’nde, Cumhur İttifakı’nın itirazlarına rağmen çeşitli hizmetler için kabul edilen zam oranları şöyle: Minibüs otopark ücreti yüzde 55, düğün salonu ücreti yüzde 70, nikâh ücreti yüzde 70, ilan ve reklam ücreti yüzde 100, aile yaşam merkezi üyelik ücreti yüzde 100, beton lahit ve toprak mezar ücreti yüzde 160, inşaat atıkları döküm ve takip bedeli yüzde 233, harita onayı ve asgari mesafe ölçümü ücretleri yüzde 234, kent onarımı için usta çalıştırma ücreti yüzde 252 ve yol süpürme aracı çalıştırma ücreti yüzde 497.
Duruma bakar mısınız? CHP’li iki güzide büyükşehir belediye başkanı, hizmetsizlikte ve zamda birbiriyle yarışıyor.
Her iki belediye başkanı ilk dönemlerinde de hizmet üretmezken mevcut hizmetlerin tarifelerini sürekli şişirerek halkı canından bezdirmişti.
Ama ikinci dönem için girdikleri 31 Mart 2024 seçimlerinde oylarını artırarak yeniden seçildiler.
Adamlar ne yapsın?
“Halk yaptıklarımızdan memnun. O halde devam edelim” diyorlar haklı olarak.
Kimse onlara kızabilir mi?
Ha, işin daha trajikomik yanı, bu şehirlerinde dişe dokunur yatırım yapmayan, mevcut hizmetleri sürdürmekte zorlanan, üstüne birkaç ayda bir yaptıkları zamlarla vatandaşları perişan eden iki CHP’li belediye başkanı, 2028 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçiminde partilerinin adayı olmak üzere yarış halindeler.
Hatta her fırsatta birbirlerine çelme takmaya, çimdiklemeye, saf dışı bırakmaya çalışıyorlar.
Öyle ya, çalışmadan biri başkent, Türkiye’nin en büyük iki büyük şehrinde büyükşehir belediye başkanı oldular. İkinci dönemde oylarını artırarak yeniden seçildiler. Ne yapsalar yarıyor, ne yapsalar yakışıyor.
Neden Cumhurbaşkanı olmasınlar ki? Siyasette matematik formüller ve mantık her zaman tutmaz. Olur mu olur?
Siz ikisinden biri Türkiye’nin başına geçerse olacakları düşünün. Düşünün ki, uykularınız kaçsın…