Ha gayret! Böyle devam ederseniz Erdoğan’a seçimi kaybettirebilirsiniz!
Ha gayret! Böyle devam ederseniz Erdoğan’a seçimi kaybettirebilirsiniz!
MUHAMMET KUTLU
Ankara'da İsrail Büyükelçiliği önünde Gazze'de yaşanan soykırımı protesto etmek için oturma eylemi yapanlara polis adeta Siyonist İsrail askerlerinin Filistinli mazlumlara davrandığı şekilde son derece sert müdahalede bulundu.
Ankara’da, insanlık düşmanı Siyonist rejimin büyükelçiliği önünde toplanan bir grup kadın, Gazze’de devam eden katliamı protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.
Ancak polis, herhangi bir taşkınlık yapılmayan masum eyleme orantısız güçle müdahale etti. Kadınların zorla gözaltına alınması ve yerlerde sürüklenmeleri kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Kadınları yerlerde sürükleyen polisler açığa alındı.
Şimdi sormak lazım: Türk polisi kıyafeti giyerek Gazze’deki soykırımı İsrail Büyükelçiliği önünde oturma eylemi yaparak protesto eden masum kadınlara saldıranlar kimler? Hangi cemaatin ya da tarikatın kontenjanından Emniyet Teşkilatı’na alınmışlar?
Bunlar Fetö’cü mü, yoksa 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası Fetö elemanlarının hülleyle başka cemaatlerden gösterilerek Emniyet’e alınanlardan mı?
Emin olun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ihanete imza atan sözde polislerin hesabını sorsa, “Bunlar Fetö’cü mü? Nasıl böyle bir şey yaparlar?” dese, ona “Hayır Sayın Cumhurbaşkanım Fetö’cü değiller. Şu şu cemaattenler” cevabı verilir.
Böylece olay kapanır gider. Ama biz vasat bir Ankara gazetecisi olarak, alçak Fetö’nün darbe girişimi başarıya ulaşamayınca, devlet kadrolarındaki deşifre olmamış on binlerce müridini ya da ajanını, kendisinden sonraki en büyük ikinci, üçüncü ve dördüncü cemaatlere dağıtarak gizlediğini sürekli duyuyoruz.
Devletin bu işlerden mesul olan kurum ve kuruluşları Fetö’nün bu hülle operasyonunu nedense görmemişler.
Fetö demişken, 15 Temmuz alçak darbe girişiminden üç-dört yıl sonra yaşadığım bir olayı aktarayım; arabama, her zaman park ettiğim yerde bir ayda peş peşe üç defa trafik cezası gelince işin içinde bir bit yeniği olduğunu düşünüp İçişleri Bakanlığı’ndaki bir arkadaşıma uğradım. Cezaları gösterip bir araştırmalarını söyledim.
Bakanlık yetkilisi arkadaşım, yanımdan telefon açarak konuyu ilgili başkana aktardı. O da benim de duyacağım şekilde, “Yahu bu Fetö’cüleri trafiğe falan veriyoruz, oralarda da rahat durmuyorlar” gibi şeyler söyledi. Cezaları iptal edebileceklerini ifade etti ama ben reddettim. “Ben cezamı devletime öderim. Ama bunlar hainse neden teşkilatta tutuluyor?” diyerek ayrıldım.
Aradan yıllar geçti. Hâlâ kamuda on binlerce Fetö’cü vatan haini en etkili ve kilit noktaları işgal ediyor. Siyasetçisinden bürokratına kadar herkes de bunu biliyor, konuşuyor. Ama tedbir alınmıyor.
Bu arada, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu'nun hız sınırlarına uyma zorunluluğuna yönelik hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmayacak.
Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını; yerleşim yeri içinde; 6-10 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 11-15 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 26-35 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 36-45 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 46-55 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 56-65 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 66 kilometre/saatten fazla aşanlara 30 bin lira idari para cezası verilecek.
Söz konusu hız sınırlarını, yerleşim yeri dışında 11-15 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 26-30 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 31-40 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 41-50 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 51-60 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 61-70 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 71 kilometre/saatten fazla aşanlara 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 30 gün, 56-65 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 60 gün, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.
Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şart olacak. Ayrıca son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde 5'inci kez geri alınan sürücü belgeleri, geri alma süresi sonunda sürücünün psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mani hali olmadığının anlaşılması şartıyla iade edilecek.
Trafik ışıklarına uymayan sürücüler 5 bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere bu ihlalin tekrarı hallerinde verilecek cezalar kademeli olarak artırılacak. Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde ikinci defa ihlal edilmesi halinde 10 bin lira, üçüncü defa ihlal edilmesi halinde 15 bin lira, dördüncü defa ihlal edilmesi halinde 20 bin lira, beşinci defa ihlal edilmesi halinde 30 bin lira, altıncı defa ihlal edilmesi halinde 80 bin lira idari para cezası verilecek.
Bu trafik cezalarını artırarak toplumda infiale neden olmak, Fetö’nün projesiydi. Şurada yerim dar olduğu için detaya giremiyorum. Ama isteyen Fetö’nün bütün şehirlerde trafik ışıklarına kameralar, radarlar koyup halka bezdirici ve hükümetten nefret ettirici cezalar yağdırdığına ilişkin sayısız haberler yazıldı, çizildi.
Şimdi AK Parti milletvekilleri kalkmışlar “trafik cezalarını caydırıcı hale getireceğiz” diye zaten geçim sıkıntısı içinde kıvranan vatandaşlara yazılacak cezaları beş kat, on kat artıracak düzenlemeyi Meclis’e getirmişler.
Peki, sorarım; hiç farkında olmadan şehir içinde bir kavşaktan saliseyle kırmızı ışıkta geçerek cihaza yakalanan bir gariban, peşinden gelen 5 bin lira cezayı görünce ne düşünür? Öngörülen cezalara bakar mısınız? 5 bin Lira, 10 bin Lira, 20 bin Lira, yok tekrar edilirse ehliyetine şu kadar süreyle el koyma vesaire vesaire.
Peki, hiç düşündünüz mü, bu cezaları yiyen on binlerce vatandaş kime kızacak, kime gönül koyacak? Cumhurbaşkanına değil mi? Peki bu kimin ekmeğine yağ sürecek? Muhalefetin. Vatandaşların canını yakan bu cezalar Cumhurbaşkanlığı seçimine yüzde 3-4 oranında olumsuz yansırsa ne olur hiç düşündünüz mü? 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 alırken, rakibi Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 47,82 oranında oy almıştı hatırladınız mı?
Belki biraz daha gayret ederseniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan seçime girerse ona seçimi kaybettirebilirsiniz gibi görünüyor. Ha gayret o zaman!