• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Dünyada iyiliğin ve barışın hamisi Türkiye

02 Ocak 2025
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Dünyada iyiliğin ve barışın hamisi Türkiye

MUHAMMET KUTLU

Dünya son yıllarda art arda patlak veren savaşlar, bazı ülkeleri paramparça eden iç savaşlar ve İsrail’in Gazze’de yürüttüğü insanlık dışı soykırım saldırılarıyla son derece zor zamanlar yaşıyor.

Yaşanan savaş ve iç savaşlarda geleneksel emperyalist ülkelerin oluşturduğu şer güçler sürekli kötülüğü, savaş ve gerginliklerin sürmesini desteklerken, onların karşısında iyiliğin taraftarı olarak Türkiye duruyor.

Bunun en yakın örneği, komşu Suriye’de 2011 yılında batılı ülkelerin kışkırtmalarıyla başlayan iç savaş. Baas diktatörü Beşar Esed’e batılı emperyalist ülkeler gizli destek verirken, Rusya ve İran bizzat sahaya inerek akan kanın artmasında etkili oldular.

Rejim muhalifi olarak görülen 12 milyon Suriyeli, rejim güçleri, Rusya ve İran tarafından evleri, mahalleleri yerle bir edilerek Türkiye’ye itildi. Gelen sığınmacıları kabul eden Türkiye 13 yıl boyunca bunlara iş, aş verdi, barındırdı, çocuklarını okuttu. Hayatta kalmalarını sağladı.

Sonra Türkiye’nin desteklediği muhalif güçler 27 Kasım 2024’te silahlı harekata girişerek, 12 günde Şam’ı kurtardı. Katil Beşar Esed Rusya’ya kaçtı. 1 milyonun üzerinde insanın ölümünde dahli olan Rusya ve İran da ülkeden çekildi. Şimdi kardeş Suriye’de yeni yönetimle yeni bir dönem başlıyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye yeni dönemde de Suriyelilerin, Suriye’nin yanında.

Türkiye, emperyalistlerin parçalamak üzere üşüştüğü Libya’nın da kurtarıcısı oldu. Libya lideri Muammer Kaddafi’nin NATO vasıtasıyla devrilmesinin ardından ülkede başlayan iç savaş, milyonlarca Libyalıyı yerinden etti. Ardından ABD tarafından ülkeye gönderilen isyancı General Halife Hafter, ülkenin Doğu ve Güney bölgelerini ele geçirdikten sonra başkent Trablus kapılarına dayandı.

Fransa, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi ülkelerin destekleyip silah ve paraya boğduğu Hafter, tam başkenti de ele geçirecekken Türkiye devreye girdi. 27 Kasım 2019’da Türkiye'yi ziyaret eden Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, iki ülke arasında “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması” ve “Askeri Güvenlik İşbirliği” mutabakat muhtıraları imzalandı.

Kardeş Libya’ya askeri danışmanlar ve ekipmanlar, SİHA’lar gönderen Türkiye, iç savaşın seyrini tersine çevirdi. Hafter güçleri önce durduruldu, ardından pek çok bölgede yenilerek geri püskürtüldü. Böylece Libya’da akan kan Türkiye sayesinde durdurulmuş, ülkede kısmen güvenlik ve istikrar sağlanmış oldu. 2020 yılından beri pek sesi çıkmayan Hafter’in her an ülkeden kaçabileceği belirtiliyor.

Kuzey komşularımıza bakalım: Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, 2014 yılında başlayan Rusya-Ukrayna çatışmaları sonrasında 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'da “özel bir askerî operasyon” ilan etmesiyle başladı.

ABD’nin başını çektiği NATO ülkeleri çerçevesinde örgütlenen Batı Bloğu, Ukrayna’nın tarafını tutarak Rusya’ya ekonomik ambargo başlattı. Diğer yandan da Ukrayna’ya sınırsız silah yardımında bulundu. Batının bu tutumu savaşı iyice alevlendirdi. Rusya Ukrayna’nın doğu bölgelerinde önemli yerleşim yerlerini ele geçirdi.

Savaşın kızışması, her iki ülkenin de dünyanın önde gelen buğday ihracatçısı olması nedeniyle dünyayı gıda krizinin eşiğine getirdi.

İşte bu aşamada yine Başkan Erdoğan devreye girerek savaşan iki ülke arasında “Tahıl Koridoru Anlaşması” imzalanmasını sağladı. Böylece dünyada özellikle yoksul ülkeler kıtlık ve açlıktan kurtarılmış oldu. Bunun yanı sıra Türkiye iki ülke arasında çeşitli esir takası anlaşmalarının da uygulanmasına önayak oldu.

Öte yandan, Türkiye Karabağ’da da 30 yıllık haksız işgale son verilmesine vesile oldu. Karabağ’ı 30 yıldır işgal altında tutan batı destekli Ermenistan’ın 27 Eylül 2020'de temas hattındaki köyleri ağır silahlarla ateşe tutmasıyla harekete geçen Azerbaycan ordusu, aynı gün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in emriyle karşı operasyona başladı. Bir süre sonra Azerbaycan için “vatan savaşına” dönüşen operasyon 44 gün sürdü. Azerbaycan ordusu Karabağ’ı işgalden kurtardı.

Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği SİHA’lar ve askeri danışmanlığın yanı sıra üçüncü ülkelerin müdahalesini men eden kararlı tutumu, Karabağ zaferinde etkili oldu. Kardeş Azerbaycan topraklarını ilelebet geri almayı başardı. Şimdi Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye ile iyi ilişkileri artırmanın hesaplarını yapıyor. Bu gerçekleşirse Kafkasya’da kalıcı bir barış sağlanmış olacak.

Türkiye Gazze’de soykırımı sürdüren siyonist terör devleti İsrail’in de karşısında duran en önemli ülke. Başkan Erdoğan’ın durmadan, dinlenmeden yürüttüğü diplomasi çabaları, Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan İsrail’i ve Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ı suçlu bularak hakkında tutuklama emri çıkardı.

Türkiye’nin yoğun çabaları sayesinde terör devleti İsrail uluslararası camiada iyice dışlandı. ABD’nin yeni seçilen Başkanı Donald Trump, Başkan Joe Biden’ın tersine, soykırımda siyonist terör devletine destek olmayacağını çeşitli vesilelerle ortaya koydu. Yakın zamanda Gazze’deki soykırım utancı da sona erecek.

Daha iki hafta önce yine Başkan Erdoğan’ın aldığı inisiyatifle, kanlı bir savaşın eşiğine kadar gelen Somali ve Etiyopya liderleri Ankara’ya gelerek anlaşma imzaladı. İki ülke barışı seçerek emperyalistlerin yıllardır hazırladığı savaş planlarını çöpe attı.

Görüldüğü gibi Başkan Recep Erdoğan liderliğindeki Türkiye, her zaman barışın ve iyiliğin tarafında yer alıyor. Mazlumlara destek olup, zalimlerin karşısında yer alıyor.

Tüm bunları ele alan bir Fransız dergisi, Başkan Erdoğan’ı “En tehlikeli Türk” ilan etmiş. Barışın mimarı olduğu için bu payeyi uygun görerek dünyaya nasıl şaşı baktıklarını bir kez daha göstermiş oldular.

Türkiye her şartta barışın ve iyiliğin yanında durmayı sürdürüyor. Bu nedenle devletimizle ne kadar gurur duysak azdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vay vay

Şami kurtardık, ama israil Suriyenin güneyini işgal etti ve işgali genişletiyor..Araplar köylerinden kovuluyor...Nasıl bir özgür ve bağımsız Suriye ki topraklarının üçte biri ABD, israil ve ypg işgalinde...

Oğuz Han

Sayın yazar, Suriye konusunda dersinizi iyi çalışmamışsınız. Gerçeklerden o kadar uzaksınız ki.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23