“VURUN ULAN VURUN! BEN KOLAY ÖLMEM!”
Dağ şeytanı PKK’nın hedefi Erdoğan...
Şam şeytanı Esed’in hedefi Erdoğan...
Rus şeytanı Putin’in hedefi Erdoğan...
Pensilvanya şeytanı Locaefendi’in hedefi Erdoğan...
CIA, MOSSAD, KGB, BND, MI5... Hedefleri Erdoğan!
Soros-Bush çocuklarının hedefi Erdoğan...
Her seçimde kaybeden Proje Kemal’in hedefi Erdoğan...
Rus tasmalı proje Selahattin’in hedefi Erdoğan...
Bilderberg Fehmigül’ün hedefi Erdoğan...
Cüppeli Arınç’ın hedefi Erdoğan...
İngiliz Anahtarı Nevzat Yalçıntaş’ın hedefi Erdoğan...
Hüseyinçelikgül’ün hedefi Erdoğan...
Şövalye Abdullahgül’ün hedefi Erdoğan...
Dengirmirmir Fırat’ın hedefi Erdoğan...
Gülen’in otoritesi Natenyahu’nun hedefi Erdoğan...
Eleğin altındakileri de mi saysam?
Tozlu raflarda unutulmuş Abdüllatif Şener, İdris Bal, İdris N. Şahin gibileri...
Kimler geldiiii, kimler geçti...
Lakin dost-düşman biliyor ki bu kaybedenler kulübünün hiçbiri millet tarafından Erdoğan kadar sevilmedi!
Millet, hiçbirine Erdoğan’a inandığı kadar inanmadı...
Millet hiçbirine Erdoğan’a güvendiği kadar güvenmedi!
Düşünün bir...
Hepsi Erdoğan’a karşı tek cephe olduğu halde, milletin arkasında yürüdüğü tek lider kimdi?
Girdiği her seçimde kazanan lider kimdi?
Dünya aleyhine çalıştığı halde, iki kişiden birinin oyunu alan “seçilmiş Cumhurbaşkanı” kimdi?
Neden peki?
Dik durdu...
Allah’tan başkasına eğilmedi.
İsrail’i “otorite olarak” kabul etmedi.
Vatikan’a el öpmeye gitmedi.
“Dünya beşten büyüktür” dedi.
İslam ülkelerinin izzetini korudu!
Üst aklın tekerine çomak soktu!
Ortadoğu’nun umudu oldu!
Mültecilerin sığınağı...
Yüreğine sadece ülkesini değil, Filistin’i, Suriye halkını, Tahrir Meydanı’nı, Myanmar’ı, Türkmen Dağı’nı, Azarbaycan’ı, Bosna’yı tüm dünyayı sığdırdı.
Ümmetin umudu oldu!
Buna rağmen ne hazindir ki, AK Parti azıcık bir türbülansa girince, gemiden atlayan atlayanaydı.
Bu da kader...
Kimileri bu davada yarı yolda yoruldu.
Keşke yorulmakla kalsalardı.
Brutüs’ler, sırtından vurdu...
Kabil’ler bir tane değildi ki?
Yusuf gibi kuyuya atan kardeşleri...
Bin kere Habil oldu, bin kere Yusuf...
Bin kere vuruldu, bin kere kuyuya atıldı.
Kimler vurmadı ki?
Kimler incitmedi?
Sadece kendini de değil...
Oğlunu, kızını, eşini...
O kadar ki...
Hani Cumhurbaşkanı şimdi meydanlara çıkıp “ Vurun ulan, vurun! Ben kolay ölmem!” dese yeri...
Azıcık da magazin...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a durmak...
Ahmet Davutoğlu’na kızmak...
Abdullah Gül’e surat asmak...
Hüseyin Çelik’e net olmak...
Haşim Kılıç’a gülmek...
Bülent Arınç’a ağlamak...
Necdet Sezer’e konuşmak...
Devlet Bahçeli’ye korkmak...
İlker Başbuğ’a üniformasız dolaşmak...
Kemal Kılıçdaroğlu’na, delikanlı taklidi yapmak...
Bilderberg Fehmi Koru’ya “milli davranmak”...
Amcası Locaefendi’ye erkek olmak...
Fuat Avni’ye adam olmak...
Yusuf Kaplan’a o ses tonuyla konuşmak...
Hüseyin Gülerce’ye yazmak...
Selahattin Demirtaş’a dağdan inmek...
Besime Konca’ya kadınlık...
Figen Yüksekdağ’a kâkül...
Şafak Sezer’e hastalık...
Hasan Abi’ye de ölüm hiç yakışmıyor!


