--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sülükler Hollywood’da!

Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Milletin kesesine sülük gibi yapıştılar!

Sızıntı aboneliği için vantuzladılar...

Zaman aboneliği için vantuzladılar...

Aksiyon aboneliği için vantuzladılar...

Burs için vantuzladılar...

Kurban için vantuzladılar...

Bankaysa için vantuzladılar...

Okullar için vantuzladılar...

Dershaneler için vantuzladılar...

Yetmedi...

Para toplamak için başka bir “film”, fırıldak yol daha bulmak zorundaydılar.

Bu kez gübre böcekleri gibi Holliwood’un dışkıladığı Holokost yapıtları eşeleyerek, Yahudi Lobilerine şirinlik edecek bir senaryo yuvarlamaya çalıştılar.

Alelacele çok parayla, düşük kaliteli bir film yaptılar!

Yani bir çuval inciri berbat ettiler.

Gerçek bir hikâyeyi, kötü bir senariste ve Holokost şehvete kurban ettiler.

Hani burada Holokost deyince öyle “Piyanist” gibi sanatsal değer ifade eden bir yapıt filan beklemeyin!

“Birleşen Gönüller”, şu tipik STV dizilerindeki, patetik senaryolardan hiç de farklı değil!

(F Tipi TV’lerde, gazete ve dergilerde her daim eleştiregeldiğim bir durumdur bu! Onca teknik altyapıya, onca maddi imkâna rağmen hiç mi iyi bir ürün ortaya koyamaz bunca insan? Sektörde bunca zaman geçirdikten sonra dahi amatörlüğünü hiç mi atamaz sırtından?

Görülen o ki bu Gülenistler, Hollywood’a elleri yetişse de STV karakteristiğinden asla kurtulamayacaklar.)

Burada sinema eleştirmenliğim depreşiyor... Söylemeden edemeyeceğim... Birleşen Gönüller’in Hollywood aromalı olması bile bu filme karizma katmaya yetmiyor. Her repliği, her sahnesi, hatta film müziği, tipik STV dizilerinden kopmuş gibi insanın tüylerini diken diken ediyor. “Beşinci Boyut”, “Kırık Kalpler” Hasan Kıraç’ın ruhuna sinmiş belli ki... STV dizilerindeki ağlak senaryo dilini, “Birleşen Gönüller”e de taşımış çünkü!

Her duygunun altını bastıra bastıra çizmiş! Zaten dramatik olan bir hikâyede, her hissi kanırta kanırta betimlemiş! Duygu sömürücü film müziği de bu amatör senaryoyu daha bir arabeskleştirerek aşağı çekmiş!

Hasan Kıraç STV’deki, Gülenist abla ve abileri oynattığı “ağlak” dizilerde olduğu gibi her olguyu, seyirciyi aptal varsayarak ifade etmiş!

Bu filmde de senaryo, tüm Cemaat yapıtlarında olduğu gibi, yalnızca aptalların izleyip zevk alacakları bir dille yazılmış! Oyuncuların ön plana çıktığı, ağlak repliklerin senaryoyu geri planda bıraktığı bir film yapmaktan kurtulamamış! Zaten tüm Hasan Kıraç yapıtları “spoiler” sorunlu. Bir de F Tipi derin imamlardan Hidayet Karaca’nın eli değmiş ya... Film resmen hüngür hüngür ağlamış, inlemiş!

Hasan Kıraç’a tavsiyem, yahu duygunun altını çizeceğim diye debelenerek, seyircide uyandırmak istediğin hissiyatı kökten imha etme! Ağlatacağım, inleteceğim derken, tiksinti veren bir “Küçük Emrah” etkisiyle her şeyi berbat etme! “Vefa” dedirtme karaktere! Ayrıca tanımlama boş yere mesela, zira “vefa” filmin her yerinde...

İpini üzerine atın bu senaryonun... Dehleyin gitsin... Gelelim asıl meselemize...

Bankaysa için gırtlaklarına kadar faize batmış olan abi ve ablalar, şimdi bu Yahudisevici “ağlak” filme, öğrencilerini zorla sürüklemek zorundalar.

Tıpkı kurban ve abonelik sistemlerinde olduğu gibi, her ablanın, ağabeyin belirli bir “sinema bileti” kotası var! Ya dilenerek dolduracaklar, ya da maaşlarından olacaklar.

Bencil bedduacı, malikânesinde krallar gibi keyif çatarken, gariban abla ve ağabeyler, kıt-kanaat bütçeleriyle bu F tipi “film”in satış ve pazarlama departmanına “araç” edilmiş durumdalar! Eh, öğrenciler de mecburen bu “kofik”lerin peşinden gitmek zorundalar.

Yıllarca Sızıntı’ya, Zaman Gazetesi’ne adam başı onlarca abone yaptırdılar. Gerçek olmayan tirajlarıyla gövde gösterdiler, siyasete racon kestiler, caka sattılar. Şimdi de gerçek olmayan gişe ile ortaya çıkacaklar. Yahudi propagandalı, Nazi’li Türk filmlerine her seferinde bir yenisini daha ekleyerek hem de...

•

Duydum ki Hidayet Karaca, F Tipi örgütte, Ekrem Dumanlı’dan daha da yukarıdaymış! Ne çektin be Dumanlı...

Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle