Paralel Yapı hapı yuttu! Hakan Fidan sahada!
Düşünüyorum da...
Allah esirgesin! Şimdi AK Parti iktidarı türbülansa girse... F Tipi Terör Örgütü bir şekilde galip gelse...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanında üç-beş inanmış insandan başka kim kalır sizce?
Hah, işte şimdi F Tipi kriptolar, “Mehtap Yılmaz’ı fişlesek de mi haklasak, fişlemesek de mi haklasak efendimisss?” diye sinsice kulaklara fısıldamaya başlarlar.
Karın üstü sürüne sürüne...
Debelene debelene...
Namertçe... Sinsice... Haysiyetsizce... Haince...
Hatta kahpece...
Kapı, kapı dolaşırlar...
Çalmadık kapı, aratmadık kimse bırakmazlar.
“Mehtap Yılmaz kötü efendimissss, Mehtap Yılmaz acımasız efendimissss, Mehtap Yılmaz zalim efendimissss...”
Yahu, konuşursun ciyaklarlar... Suçüstü yaparsın ciyaklarlar...
Pis çukurlarına ışık tutarsın, kudururlar!
Gollum karakteri canlanıyor gözümde, bu sefil çırpınışlarını gördükçe!
Böyle çukur, böyle çamur, böyle bataklık varlıklar işte, bu Gülenist “Fankafalar...”
Her neyse... Söylenecek çok şey var, ama F tipi “Barkodlu Besleme”leri titreşime alıp sadede geleyim yine de...
Hakan Fidan, sahaya çıkmasın diye Zaman okuyup üfleyen taifenin kâbusu gerçek oldu!
F tipi ablalar, ağabeyler ne cevşenler okudular...
Ne “Kahhar”lar çektiler...
Ne Belam’sı beddualar ettiler ama nafile...
Korktukları oldu.
Hakan Fidan istifa etti.
Kestirmeden, Paralel Yapı hapı yuttu!
‘Malikâne’de “Raid” etkisi meydana geldi...
Zira çakma “hoca”nın laneti “boş” çıktı!
Artık iki dilaltı kesmez...
Ceket üstü tansiyon ölçtürmek kesmez; çakma hocayı...
Bir lodos lazım şimdi ona, “bir kürek, bir kayık!”
Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu yetmedi, Ahmet Davutoğlu Başbakan oldu o da yetmedi, şimdi de Hakan Fidan...
Neymiş? MİT’ten siyasetçi olur muymuş?
Peki millet de “Yahu polise uçan tekme atan, taşlı sopalı .tlerden siyasetçi oluyor da MİT’ten mi olmuyor” derse?
Yok, demesin yine de...
Fidan’ın siyasete girmesi, Çözüm Süreci’nde finale yaklaşıldığının, AK Parti’nin Paralel Yapı ile mücadele konusundaki kararlılığının, Ortadoğu politikasındaki sağlam duruşun ifadesi... Yani iyi bir gelişme dahi diyemiyoruz. Analiz yapacağımız yerde, “kapak” üstüne “kapak” yapmaya mecbur ediyorlar. Hani hızımı alamayıp “Başınıza Hakan Fidan kadar taş düşsün” derdim ama Gülen ve cemaati kadar vahşi beddualar etmeye karşı biriyim!
Bu insanların hiç mi dünyadan haberi yok?
Bu adamlar hiç mi John Grisham, Forsthy okumadı?
Bir bakalım dünyada istihbarat kökenli devlet adamı bir tek Hakan Fidan mı?
25 sene KGB’li Yuri Vladimiroviç Andropov Rusya’da devlet başkanı...
16 yıllık KGB’li Vladimir Putin, devlet başkanı...
CIA Başkanı George Bush ABD Başkanı...
CIA uzmanı Henry Kissinger devlet adamı...
İstihbarat kökenli Alman eski Dışişleri Bakanı Klaus Kinkel devlet adamı...
İsrail’in askeri istihbarat yöneticiliğini yapan Başbakanı Ehud Barak devlet başkanı...
Peki, ya bizde örneği var mı? Elbette var!
Anayasada, MİT teşkilatından siyasetçi olmaz diye bir kanun var mı?
Elbette yok!
Adnan Menderes döneminde dönemin istihbarat teşkilatının başında bulunan Celalettin Tevfik Karasapan...
MİT Müsteşarlığı görevinde bulunan Hayri Ündül...
İki kişi yani...
Aslına bakarsanız bu azlık, kamuoyunun, dünya siyasetini okumadaki aczinin göstergesi...
Düşük yoğunluklu bir siyasi belleğin...
Unutmayın! “İyi siyasetçiler, istihbaratla başlar”..
Kötü siyasetçiler, cemaat gücüyle, tuzluk olarak...
Çirkin siyasetçiler ise cemaatçi olduğu halde, kamuflaj olarak başlar!


