Paralel Pusu
Adınız gibi biliyorsunuz ki, Lice’de bayrağı indirenin kuyruğuna bassanız, Pensilvanya öter.
Bu pis entrikalarınız da bize sökmez yani...
Sökse sökse, kurban paralarını cukka edip sömürerek semirdiğiniz androidlere söker...
Beyinlerini, Pensilvanya’daki ana aklın yarım lobuna kiraya vermiş, Gülenperest enayilere...
Yahu akıl var, mantık var...
Diyarbakır’da askeri alanların kaldırımında dahi bekleyemezsin. Araç park edemezsin. Bunu herkes bilir.
Diyelim ki bilmeden bekledin.
Anında uyarılır, gönderilirsin.
Öyle Dingo’nun ahırı gibi keyfin istediği vakit kapısına yaklaşamazsın. İçeri giremezsin.
Ama bu pis ajan içeri giriyor.
Dersin askeri eğitim almış bir komando.
Bir çırpıda bayrak direğine tırmanıyor.
Bayrağı indiriyor.
Parkta, bahçede değil, askeri bir bölgede...
Üst düzey korumalı, askeri bir bölgede...
Kameralarla izlenen bir yerde hem de...
Terör bölgesinde...
Garnizon kurallarını ezbere biliyor gibi içeri giriyor.
Babasının direğiymiş gibi göndere tırmanıyor.
Bayrağı indiriyor ve iki metre yüksekliğindeki tel örgülerden kırsala kaçıp kurtuluyor.
Zaman ‘Bayrak depremi’, kankisi Sözcü ‘Vatan Elden Gidiyor Farkında Mısın?’ diye manşet atıyor.
Koalisyon Muhalefet Partileri de, aşağı aynen Paralel Terör ağzıyla muhalefet yapıyor.
Yani Paralel işbirlikçiler, yine el ele memleketi karıştırmaya çalışıyor.
Milleti resmen enayi yerine koyuyor.
Aklıyla alay ediyor...
Peygamberi kullanan Paralel terör, şimdi de bayrağı istismar ediyor.
Halkı kışkırtıyor.
Sandıkta hezimete uğramalarına rağmen, burunları yanmıyor.
Zira burun değil, yanmaz yapışmaz teflon bunlardaki...
Rüsva olsalar da sonuç aynı, değişmiyor
Bu İsrail kumandalı Paralel ittifak, vatana ihanetin bileşkesi olduğu halde, iktidarı bu provokasyonla hırpalayabileceğini sanıyor.
Malum uzaktan kumandalı.
Bu şerli ittifak, barış süreci akamete uğrasın istiyor.
Kan istiyor.
Can istiyor.
Ölü istiyor.
Mezar istiyor.
Gözyaşı istiyor.
Şehit cenazeleri istiyor.
Dul istiyor, yetim istiyor.
Suriye gibi olmamızı, Ukrayna gibi olmamızı istiyor.
Kısacası, belasını arıyor.
Yoksa toplumdaki bayrak sevdasının, bayrağı gönderden indirmekle yok edilemeyeceğini adı gibi biliyor.
Amaçları belli...
Görünen köy, kılavuz istemiyor
Cumhurbaşkanlığı kendilerine yar olmayacak ya...
Pis ittifak, köşkün yoluna pusu üstüne pusu kuruyor.
Leş gibi AIPAC kokuyor ağızları, Otpor kokuyor.
Yahudi lobileri kokuyor, İsrail kokuyor.
İstanbul Sermayesi kokuyor.
Gülen kokuyor.
Bereket, toplum uyanık.
Bu pislikleri hangi foseptiğe, nasıl gömeceğini biliyor.


