--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Obama’dan İsrail’e hayat öpücüğü


Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Obama acıkınca, gözünü yine Ortadoğu’ya dikti! Daha alnındaki seçim teri kurumadan, akbabalar gibi Ortadoğu üzerinde daireler çizmekte gecikmedi. Beklediğim gibi ilk durak, ağlama durağı yani İsrail’di! İlk kucaklaşma da, Amerika’daki Yahudi lobilerine kompliman olarak Netanyahu ile oldu tabii…
Obama’nın bu ziyareti, bana göre Amerika’nın, Ortadoğu politikaları konusunda İsrail’le zifafı olarak kabul edilebilecek bir içerikteydi. Obama’dan, etrafında gittikçe daralan ateş çemberi içerisinde, varlığını sürdürme telaşına kapılan İsrail’e bir suni teneffüs, bir hayat öpücüğü!
İsrail’in imdadına yetişen Obama’nın hayat öpücüğü, bu alengirli süreçte Netanyahu’ya ilaç gibi geldi. İsrail bu sayede, gırtlağını sıkan çemberden, kıvrılıp durarak kurtulmayı başaran bir yılan gibi  yolunu bulup, etrafını saran çatışma çemberinde, kendine kısmi bir manevra alanı yaratabildi. Bu, İsrail için gerçekten de bir hayat memat meselesiydi. O kadar ki tüm diplomatik “ego”sunu yerle yeksan ederek, Mavi Marmara olayı ile “One minute”nin rövanşını aldığı Türkiye’den özür diledi.
İsrail’in, özür dilemek konusunda üç yıldır kibirle ayak direttiği “Mavi Marmara” saldırısı konusunda tutum değiştirmesi, Türkiye ve AK Parti iktidarı adına bir diplomasi zaferidir. Çünkü Türkiye, İsrail’e karşı ilk kez AK Parti iktidarı döneminde bu kadar şahsiyetli bir duruş sergiledi. Türkiye İsrail arasındaki diplomatik ilişkileri geren 2008’deki Gazze saldırısı ve sonrasında cereyan eden Davos krizi, Türkiye-İsrail ilişkilerini neredeyse kopma hatta düşmanlık noktasına getirmişti.
Bu kritik noktada Obama’nın İsrail dış ilişkilerine çektiği rot-balans ayarı, İsrail’in çevresindeki şia ablukasının, varlığını tehdit edecek kadar tehlikeli boyutlara tırmandığı anlamına da gelir. Üstelik Kürt sorunu ve Suriye’deki iç savaşla müteyakkız bir durumda olan Türkiye’nin durumundan çok daha tehlikeli boyutlara…
Burada insan düşünmeden edemiyor. Peki, İsrail ve Amerika, bu tavizi ne için verdi? Türkiye’ye karşı kullandığı ve hep işe yaramış olan PKK kartını oynamaktan ne uğruna vazgeçti? Acaba İran veya Lübnan gibi muhtemel bir Ortadoğu saldırısında, Türkiye’nin doğusundaki üsleri kullanmak isteyebilir mi?
Tekrar bakalım… Perşembe günü, PKK lideri Öcalan ateşkes ilan etti. Hemen ardından Cuma günü, küstah ve kibirli Netanyahu, gururunu ayaklar altına alarak “özür” diledi.
O halde, bu gelişmeler, kesinlikle birbirinden bağımsız değil ve İsrail’in başı fena halde dertte! Türkiye’ye muhtaç! Mühim olan, Türkiye’nin çıkarları konusunda yeni bir travmatik alan yaratmayacak şekilde bu süreci atlatabilmek!
Burada yeri gelmişken, PKK-BDP’nin ne derece dışardan kumandalı olduğunun da altını çizmek gerekir! Kumandasının da Obama&Netanyahu’nun elinde olduğunun…
Bu gelişme, Kürt hareketinin, ABD&İsrail güdümlü olduğunun delilidir! Dolayısıyla her daim iddia ettiğim gibi, PKK bir Kürt halk hareketi değil, İsrail’in Türkiye’nin ensesinde Demokles’in kılıcı gibi sallayıp durduğu bir araç, bir malzemedir. Kürtlerin kurtarıcısı süsü verilmiş bir köleleştirme hareketi!
Nitekim PKK’nın Kürtler üzerinde kurduğu otorite, “cezaevlerindeki açlık grevleri”, “Nevroz” kutlamalarında meydana getirdiği kitlesel tek tiplilik, bunun apaçık göstergesidir. İsrail, Ortadoğu’da sıkışmış durumda! Varlığını yok saydığı, gücünü hafife aldığı Türkiye’ye hiç olmadığı kadar muhtaç! Zira ipleri Türkiye’nin elinde!
PKK ise, bölgede hatırı sayılır bir güç olan Türkiye’nin ayakkabısındaki taş! Öcalan’ın örgüt ve Kürtler üzerinde sedatif etki meydana getiren ateşkes çağrısı ve Nevroz alanlarında aniden düşen tansiyon ise önümüzdeki süreçte İsrail’in, PKK’yı buzlukta tutacağını imler gibi. Üstelik PKK’nın etkisiyle Güneydoğu’da tırmanan etnik bilince rağmen…
Gelinen bu pembe platforma rağmen, tarafların hiç de rahat bir nefes almadığı kanısındayım! Henüz değil… Hâlihazırda herkes, öteki tarafa karşı teyakkuz halinde! Bakalım… Allah hayırlı kılsın insanlık alemine!




Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle