Milletin de seninle gurur duyuyor Reis!
Bakıyor, görmüyorlar... Görmesinler!
Duyuyor, dinlemiyorlar... Dinlemesinler!
Biliyor, kabul etmiyorlar... Etmesinler!
Dinliyor, dikkate almıyorlar... Almasınlar!
Kimsenin umurunda değil!
Çünkü millet adı gibi biliyor ki idrak yolları iltihaplı kafalar bunlar!
Üst akıl havalı “avantacı”, beslemeler...
Algı yolları tıkalı...
Hakikate kör insanlar...
Def dümbelek, “sıra gecesi” yalakaları...
Öteki mahalle kompleksliler...
Susam Sokağı bunakları!
Özetle ümitsiz vakalar!
Hele bunlardan biri var ki, ıyyyy...
Ayna tutuyorsun, “Ayna ayna güzel ayna! Benden daha çok tıklanan kellifelli bir adam var mı bu dünyada?” triplerine giriyor!
(Öyle mi?
Ha şimdi bundan sonra istediğin kadar çatla-patla!
Bir daha adını verir miyim?
Seni mesut eder miyim?
Aynen kapıma gelsen, yalvarsan dahi bu köşede bir daha adını gö-re-me-ye-cek-sin!)
Bir kere bu herif pintinin biri...
Para kazanmıyor mu? Kazanıyor!
Feto amcacığı parasız bırakır mı?
Elbette düzenli aralıklarla ananaslıyor!
Ha bir de bizim Hamamönü, Susam Sokağı sakinleri gibi İngilizanahtarı!
Üstelik mason olunca, her çalıştığı yerde “kaymağı” yiyecek konuma geliyor!
Amaaa insanın gözü aç olunca, doymuyor işte!
Cemaat kontenjanından villa sahibi bile olsa, her davetinde, adisyonu “zengin” bir arkadaşının önüne koyuyor.
Sürekli olarak hesabı başkalarına kilitliyor!
El kesesinden Aydın Doğan’a sıra gecesi düzenleyecek kadar cimri!
El kesesinden yalakalık yapacak kadar asalak bir popülarite manyağı!
Üstelik, milletin kıs kıs güldüğü şu haliyle, ortalıkta adam kılığında dolaşıyor!
Yüz değil ki kızarsın? Yanmaz-yapışmaz teflon suratlı...
Yahu bin kere benzetiyorsun, arlanmıyor!
“E madem yazdıklarımız zoruna gidiyor, kaşınma, rahat dur da!” diyorsun ama bu da cüppeli Lawrence gibi, Cumhurbaşkanı’nın arkasından iş karıştırmadan edemiyor!
Haddini bilse, ikide bir Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çemkirmese, kendisine ayna tutanlara,”tıklanma rekoru bende diye, benden şey ediyolar” demese...
“Tıklanma” fetişizmine kapılmasa...
Feto amcacığından verilen ananas villasında yok avanta villasında sussa, otursa bir şey demeyeceğiz ama nerdeeee...
Bin kere haddini bildiriyorsun, herif yine ona buna laf sokuyor kurduğu blokta!
İngilizanahtarı hallice, sinsilik yapmadan duramıyor!
Kibirden, can çekiştiği için, düştüğü durumun farkına da varamıyor zavallı fukara...
Yazık, hoplaya zıplaya “tıklanıyoruuum” diye sevindirik oluyor!
Ay Vallahi ciddiye aldığımdan falan değil!
Görüntü kirliliği olayı...
Mide bulandırıyor!
Zaten bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletinin gözünde her gün biraz daha yüceldiği halde, bu Üst akıl beslemeleri “zıp zıp gibi” küçülüyorlar!
Mikroskobik canlılar haline geliyorlar!
Bir de şu “larvalar”, yükseldik sanarak çukura alçaldıkları halde, ennnn üst akıl olduklarını vehmedecek kadar da budalalar!
İnanın, “şeytan, cennetten neden kovuldu” meselesini bu bakteriler üzerinden düşününce çok daha iyi anlıyor insan!
“Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”ın manasını muhtevasını daha iyi idrak ediyor!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her gördüklerinde, Hollywood’ın korku filmlerinde, üzerine kutsal su dökülen ifritler gibi vik vik vik diye reaksiyon gösteriyorlar!
Erdoğan her konuştuğunda, yüzüne Euzu besmele çekilmiş ifrit gibi...
Cumhurbaşkanı, şehit ve gazi yakınlarına hitaben konuşurken, “Bize Allah yeter” diyor, “Iıh yetmez” der gibi omuz silkiyorlar!
“FETÖ ile mücadelemde, yanımda milletimden başka kimse yoktu” diyor, üstlerine dahi alınmıyorlar!
Yüzlerine tükürür gibi “Sapık bunlar” diyor ama bunlara bir şey işlemez, yüz kösele, “yağmur yağdı” deyip, pişkin pişkin sırıtıyorlar!
Bugün, Cumhurbaşkanı şehit ve gazi yakınlarına hitaben konuşuyordu.
Bunca Brutüs’ten “darbe” üstüne “darbe” yemesine rağmen, katillerine dahi adaletle yaklaşıyor.
Koynundaki bu sefil yılanlara rağmen, “milletimle gurur duyuyorum” diyor...
Etrafındaki kalabalıklara rağmen, “FETÖ ile mücadelemde, yanımda sadece milletim vardı” diyerek, kalabalıklar içerisindeki yalnızlığını dile getiriyor.
Beştepe’deki her kabulünü, adeta milletiyle dertleşmek için bir vesile olarak görüyor.
Böyle soylu, böyle adaletli bir mücadele veriyor işte!
Bu yüzden, “ömrüm, ömrün olsun” diyen nineler...
Beştepe önünde geceleyen dedeler...
“Sokağa çıkın” çağrısına koşan milyonlar...
Ölümü göze alan bu millet de, lideriyle gurur duyuyor!
Gerçek çünkü!
Milleti, liderinde o sahiciliği hissediyor!
Bu “çukur” muhalefete rağmen Uzun Adam bu yüzden sarsılmıyor işte!
Yedidüvele karşı bu güçle ayakta duruyor ve Allah’ın inayetiyle!
Bugün, şehit ve gazi yakınları için yaptıkları karşısında yeniden, bir daha saygı duydum!
Kimsesizlerin kimsesi oldu yine...
Sahipsizlerin sahibi...
Hepimizi gözyaşlarına boğdun Cumhurbaşkanı’m!
Çünkü yine yüreğinle konuştun!
Şehit yakınlarını kanatlarının altına aldın!
Milletin olarak, seninle gurur duyuyoruz!
Allah razı olsun... Allah yâr ve yardımcın olsun!


