Locaefendi’ye künde üstüne künde!
Çakma bir twitter adresinden “sızdırılan” habere göre Locaefendi, “garanti” süresi dolmadan bohçası koltuğunda, iade edilecekmiş!
Her nasılsa birileri Locaefendi’yi fena “kündeye” getirmiş olmalı ki, fıtıklı sırtına esaslı bir “deport” yemiş!
Başka bir rivayete göre ise ABD’deki “Gülen” okullarını iğneli beşikte sallayan “Killing Ed” (Öldüren Eğitim) adlı belgesel New York’ta gösterime girince... Hele bir de ayakta alkışlanınca, Locaefendi triplere girmiş... CIA de kızıp “sütten kesmiş”...
Bu haber, kimilerine göre müjde!
Bana göre ise Stephen Hawking’in kurguladığı tüyler ürpertici Kıyamet Teorisi gibi...
Her neyse işte...
Sonuçta Amerika, içindeki “şeytanı” çıkarmaya karar vermiş!
Vatikan, kıyıya köşeye biraz kutsal su falan fışkırtınca, malikâne şeytanı “vik, vik, vik,vik” diye yatağının altından dışarı fırlamış tabii...
Reis de mahlûku aşil tendonundan tuttuğu gibi “kargo uçağına” bindirmiş...
Böyle bir haberin çakması dahi milleti coşturmuş tabii...
“Fareli köyde” örgütsel yas ilan edilmiş!
Hamamönü’nde maklûbeler yarıya indirilmiş!
ABD’deki Yahudi lobileri de bonservis olarak Emre Uslu’yla, Garfield Zekeriya’yı vereceklermiş!
ABD Başkanı Barack Obama, Locaefendi’den söğüşlediği “bağışşşş” ve “gezi promosyonlarını” düşününce, dili “vicdanı” ile “cüzdanı” arasına sıkıştığından çıtını çıkarmamış!
Eh malum...
Gülen taraftarlarından Bayrock Natural Stone’un sahibi Burak Yeneroğlu, Obama’nın 2012’deki seçim kampanyasındaki ilk 100 bağışçısından biri!
Sadece o mu?
Bizim Locaefendi, başkan adayı Hillary Clinton’a tam 1 milyon dolar bayılmış!
Yani FETÖ eşeğini ABD’de sağlam kazığa bağlamış!
Dahası var...
ABD’li senatör ve kongre üyelerine 200’ün üzerinde gezi düzenlemiş! Bildiğin “ananasla” beslemiş!
İçlerinden bir tek New Hamshire senatörü Kelly Ayotte adam çıkmış! 43 Bin Dolar bağışı, Locaefendi’nin suratında buruşturup malikâneye fırlatmış!
Yazık ki koskoca ABD parlamentosunda Kelly gibi FETÖ tasması takmayı reddeden bir parlamenter çıkmamış! Ne Clinton, ne de Obama FETÖ Bağışlarını iade etme konusunda ağızlarını açmamış!
O değil de biz ne yapacağız, bu ateş kusan bedduacı herifle?
Ürünün “paketini açmadan” onbeş gün içerisinde iade edersek, üzerine Fatih Ürek’le, Atilla Taş’ı, bir de Ajdar’ı da promosyon olarak versek?
Ya da Melek İpek’in elini öptürsek?
Şu HDP’li Hasipsss Hasp Kaplan’ın eline de bir kutu lokum verip, “bu da sizde bulunsun” nevinden bir nezaket göstersek?
Figen Yüksekdağ sırtını bu sefer size yaslayacak diyerek kakalama yoluna gitsek?
Locaefendi bize “dar” geldi desek...
“Komşudan gelen çanağı boş göndermek ayıp olur” ya, içine Sebahat Tuncel’le, dünyalar güzeli Besime Konca’yı kakalasak?
Üzerine bir de Can’cık diksek?
Bu heriften ne yapsak da kurtulsak?
Yahu öyle böyle değil ya bu dedikodular doğru çıkarsa memleketin hali ne olacak?
Adam inli cinli uğursuzun biri...
Saldığı ataşlar geri tepiyor.
Beştepe’ye yolladığı beddualar hedefini şaşırıp Kandil’i vuruyor.
Övündüğü ifritleri, Locaefendi’yi parmağında oynatıyor...
Bizim törelerimizde verilen “mal” geri alınmaz edebiyatı falan mı yapsak?


