Klozet kapağı! Fuat Avni faşo ağa!
Marmaray’a alternatif bir projesi yok...
Havalimanına alternatif bir projesi yok...
Üçüncü köprüye alternatif bir projesi yok...
Bölünmüş yollara alternatif bir projesi yok...
Çözüm sürecine alternatif bir projesi yok...
Yok, yok, yok...
Bırak CHP’yi iktidara taşımayı, daha CHP’nin başıyla gövdesini bir arada tutacak kadar olsun bir lider karizması yok...
Mersin’i, Güneydoğu’nun incisi sayacak derekede backgroundu yok!
Hani Gülen terör örgütü de olmasa, muhalefet yapacak sermayesi yok...
Şimdi KK. “Klozet siyaseti” diye bir kavram icat etmesin de ne yapsın?
Yazık...
Onun adı Kılıçdaroğlu...
Elde yok, avuçta yok...
Bu haliyle Ahmet Davutoğlu ile nasıl aşık atsın?
İşte bu yüzden, “klozet” deyince şeyden bir muhalefet deyip geçmeyin!
KK’yı ezmeyin...
Klozete gömmeyin...
Sifonu çekmeyin...
Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle cevap verin!
Ya Kılıçdaroğlu olmasaydı?
Cumhurbaşkanının kullandığı klozetin alaşımını araştırmak kimin aklına gelirdi?
İktidarı klozetten yakalamak...
Cumhurbaşkanını klozete sıkıştırmak...
İktidarı sandıkta değil, klozette boğmaya çalışmak...
Söyleyin! Kimin aklına gelirdi?
Üstelik mesele klozet falan değil yani...
Kasetçi başı Gülen projesi Kemal’in, “algıda seçiciliği”...
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, her liderin dünyaya baktığı farklı bir penceresi...
Hem “el yapımı” parti lideri olduysa, bu Kılıçdaroğlu’nun kabahati mi?
Seçilmiş bir cumhurbaşkanına musallat olmak için, “klozetten” başka malzemesi yoksa bu utanç sadece proje Kemal’in mi?
Mesela “Klozetten” başka bir perspektif yakalayacak çapı olmayan birini, CHP’ye “uygunsuz kasetle” tayin eden Gülen’e ne demeli?
Şimdi âlem buysa, kral sensin Kılıçdaroğlu!
Yürü git, kim tutar seni...
•
Kılıçdaroğlu sayesinde...
Şantaj-montaj kasetlerle lider olunabildiğini...
CHP’nin gövdesinden “kopuk” bir başı olabileceğini...
Uygunsuz kasetçiliğin, CHP’de lider koltuğuna çökme konusundaki etkisini...
Kasetle yerinden ettiğin liderin yüzüne, utanmadan bakılabileceğini...
Gülen projesi olunca “tuzluk” lider tipinin siyasette yer bulabileceğini...
Yukarı çıkan yürüyen merdivenle, aşağı inilebileceğini...
Cumhurbaşkanlığı sarayına, klozet zaviyesinden bakılabileceğini...
“Şey”den bir muhalefet yapılabileceğini...
İnsanın, kendini vezir de rezil de edebileceğini...
Bir muhalefetin, kendini sandıktan önce klozete gömebileceğini...
“Tuzluk” bir parti müdürünün, Suriyeli mültecileri kovmaktan, havalimanı projesini durdurmaktan, halka tepeden bakmaktan, kuru sıkı sallayıp durmaktan başka elle tutulur bir icraatı olmasa da, iktidar hayalleri kurabileceğini öğrenmedik mi?
Şimdi söyleyin...
Ya Kılıçdaroğlu olmasaydı?
Ya Başbakan Davutoğlu’nun karşısında, kendi kalibresinde bir lider olsaydı?
AK Parti her defasında sandıktan iktidar olarak çıkabilir miydi?
“Klozet muhalefeti” az şey mi yani?
FUAT AVNİ, FAŞO AĞA!
“Sussan olmuyor/ susmasan olmaz/ dil dursa hâkim bey, tende can durmaz.
Yazsan olmuyor/ yazmasan olmaz/ kaleme tedbir koma dik durmaz”
Sosyal medyanın “falcıbacısı” Fuat Avni, yine “klozet” ağzını açmış... Popisi kalmadı ya... Kendince heyecan yaratacak birkaç bilgi sızdırmış...
Her tarafı fosseptik kokusu sarmış gidiyor...
Diyor ki bu çok sahipli bir hesap...
E, yani?
Pensilvanya’da da şifresi var!
Yani Gülen ağzını açacak! Sen de onun lafı üstüne laf koyacaksın öyle mi?
Gel de “Faşo ağa”nın repliğini buraya taşıma şimdi!
“Hiç aklınız da yok sizin muhannetler! Yani şimdi ağanız laf edecek, siz de ağanızın lafı üzerine laf söyleyeceksiniz öyle mi? Ulan benimle eğleni misiniz?
Ula, ağanın şeyinin üstüne şey olur mu lo? Hangi örgütün kitabında yazi bu? Töremizin de içine edisiniz namıssızlar!”
•
Hasan Abi’nin değimiyle Cilalı Demirtaş devri bitmeden, Can Dündar devri başlamış iyi mi? Memleket bu seçim arifesi, Pensilvanya’dan gelen “alçak” basıncın etkisi altında kalmış!
Allah insanın zürriyetini hayırlı ede! Düşünsenize babası MİT’e çalışıyormuş, oğlu .te...
Vatan haini casuslara borazan oluyormuş! E mecbuuur! Kasetçibaşı’ndan emir almış! Ne istese, boynu kıldan ince...
Ne yani? Olası kaset şantajlarıyla mı uğraşsaymış?


