İsrail’e vur, Gülenistler ciyaklasın!
Hasan Karakaya abi, Necip Hablemitoğlu suikastının karanlıkta kalan kısmına bir taş attı! Gülenist medya ciyakladı!
Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun, “Rahip Santoro, Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu, Üzeyir Garih suikastları ile Danıştay Saldırısı ve Zirve Katliamı’nda Cemaat üyelerinin rolünü araştırın” dedi, Gülenistler ciyakladı!
Ben, “Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim vurdu?” dedim. Gülenistler ciyakladı!
Terörist ülke İsrail’e Gargat ağacı vaat ettim. Gülenistler ciyakladı!
Daha ne söyleyeyim?
Bu kadar barkodlular işte, bu kadar sahibinin sesi. Bu kadar köpük marka…
Yüzlerce Gazzeli şehit ediliyor. Ancak Pensilvanya tipi suskunlar, İsrail zulmüne karşı “gık” çıkartamıyorlar! Çünkü ipleri sahibin ellerinde…
Hasan Karakaya’nın dünkü yazısında eğreti hocanın repliğiyle yorum yaparsak, “Ey Cemaat-i Müslimin; ip puştun eline geçmiştir... Bu hutbe, burada biter!”
•
Şu Gülenist medyanın tutumu, tüylerimi diken diken ediyor.
Camia medyası, bir nevi Gülen örgütünün sunakları gibi… Terörist İsrail kimi çiziyorsa Gülen, sunaklarında o kişiyi kurban veriyor. Gülenist camia da başlarını arşa koydukları İsrail’e doğru dikip, onun gücü adına uluyor da uluyor. Bu halleri, eminim İsrail’i dahi rahatsız ediyor. Hal böyle yani…
ÇATI ÇATIRDIYOR
Bu hayatta gariban olmayacaksın Ekmeleddin. Aslında gariban ve hanımköylü olmayacaksın. Hani PC’deki “F” tuşlarını “kısa yol” olarak kullanır gibi, evlilik yoluyla sosyal statü sıçraması yapıp haysiyetini tekmeletmek yerine, uzun ama onurlu yollardan hedefe varacaksın.
Keşke fakir ama onurlu kalaydın da, “Kola içmem ben, su içerim diyerek ‘su’dan akreditasyon yolları aramak zorunda kalmayaydın. Sade bir bilim insanı kalaydın da, Gülen&Aydın Doğan’ın projesi olup, yerle yeksan olmayaydın.
Anasına bak, kızını al derler. Sen babasına bakıp kız aldın. Kız aldın, hız aldın… Ama Neocon&Pensilvanya dolmuşuna binerek hata yaptın. Aşırı sürat ve dikkatsizlik sonucu şarampole yuvarlandın.
Bence tez elden havlu at! Köşene çekil… Zira çoktan perte çıktın!
SEN DE Mİ SELAHATTİN?
Selahattin Demirtaş bakmış ki F&G imzalı saat takan takana… İsrail kesesinden “beleş” Ananas yiyen yiyene… Demiş ki, “eh, madem konjonktür böyle” ben de akıntıya kapılayım. Hem seçim sürecinde de bazı illerde ortak hareket ettim. İdmanlıyım!”
Bir İsrail’e, bir Neoconlara bakmış! Sonra da kucaklarına oturan Pensilvanya’ya bakmış! Uyanıklık edip, “bir insan, cemaat sempatizanı diye suçlanamaz” diyerek kendince şahane bir Public Relations yapmış!
Hadi çözüm süreci uğruna her şeyini riske atan Tayyip Erdoğan’a yamuk yaptın. Bari çözüm sürecine “çelme” taktıklarını adın gibi bildiğin halde, “F” tipi PR yapıp, Pensilvanya’ya şirinlik yapmayaydın.
Hele Allah’tan korkmadın! Kürt halktan da mı utanmadın?
Bu kadar mı camia akıntısına kapıldın? Allah var! Gülen Örgütü’nün derin ve karanlık ilişkileri bu denli ayyuka çıktıktan sonra da bu yorumu yaptın ya, Gülenistleri bile solladın.
Daha köşk yolunda “çözüm sürecini” sattın! Kim bilir köşke çıksan ne yaparsın!


