--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“İnek Bayramı” / Zeki Alasya Mason mu?

Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Bunların çocukluğuna inmek lazım…

Belki de bilinçaltı…

Düşünün…

Anneleri bu çocukları “Dandini dandini dastana/ danalar girmiş bostana” ninnileriyle sallamış.

Çocuklar da aklı erince kendini buzağı sanmış…

Boynuna çıngırağı taktığı an, içindeki bastırılmış “inek” enerjisiyle full performans mölemeye başlamış! 

Şimdi diyeceksiniz ki “yahu şu anneler gününde edilecek laf mı?

Ne yapsın şu danaların anaları?”

Yemediler yedirdiler...

Giymediler giydirdiler…

Çocukları “okuyup, adam olsun” diye üniversiteye gönderdiler.

Üniversite ne yaptı? Eşek kadar insanların boynuna “inek çanı” takıp, çayıra saldı! Gençler de “inek” olduklarına inandı.

Ne demişler? İnsan gerçekte olduğu şey değil, hissettiği şeydir. Üniversiteli gençler de “İnek Bayramı”nda “inek” gibi hissetmişler!

Kendini inek sanan gençler, “deli dana”lar gibi etrafa dadanmışlar! İneğimsi bir biçimde yemişler, içmişler, kampüsü talan etmişler…

Tabii “İnek Bayramı” sonrası kampüsün hali içler acısı… Etrafta bildiğin tezek kokusu... Sanki Mekteb-i Mülkiye değil de köyün mezbelesi… Her yer tezek, her yer salya, her yer çöp poşeti… 

Neyse… 

Gelelim asıl meseleye… Düşündüm de…

Bizim Diyarbakır’da buzağıya “golik” derler. 

İyi de bu siyasallaşmış “golikler”in kızı var, erkeği var… Hepsine birden neden inek demişler? 

Burada biraz araştırmacı gazeteciliğimi konuşturayım… Sizin için hafta sonu demedim, araştırdım…  Sonuçta her şey sizin için… Her şey vatan için… 

Şimdi, bu otoburların genel adı sığır…

Büyükbaşın yavrusu buzağı…

Kız yavrusu düve…

Erkek yavrusu dana…

Annesi, inek…

Babası, boğa…

Amelesi yani işçi sınıfı öküz…

Şimdi çıkıp bir erkeğe kız desen alınır. Kıza kadın desen darılır. Burjuvaya amele desen hakaret sayar, bağırır çağırır.

Gel gör ki bu “golikler” cinsiyet olarak Teletabiler gibi eşitlenmişler de niye rahatsız değiller? 

Yeşil, sarı, kırmızı veya Milka inekleri gibi mor… Koskoca üniversitelilerin hepsi, boyunlarında çıngırakları… Kafalarında boynuzları… Hiçbir etki altında kalmadan, gönül rızasıyla hepsi inek… 

İtirazım şu ki, bu “golikler” madem inek, inekliğini bilecek…

Çayırında dolanıp, geviş getirecek…

Öyle “dua” gibi, “imamlık” gibi, “Besmele” gibi, Allah’ın sıfatları gibi kutsal olan “kelimeleri” hicvetmeyecek. İnek olan, milletin kutsal değerlerine çemkirmeyecek! Öyle kendi çöplüğünde, kendi otuyla, kendi tezeğiyle uğraşacak… Arkasında bir batman tezekle, Allah’ı alaya almaya kalkışmayacak…

İnek madem… İnek gibi davranacak. Haddini bilecek… Isırmayacak, saldırmayacak, sınırını aşmayacak… 

“İnek Bayramı”nı düzenleyenler, onlar İslam’ı, mukaddesatı “güldürü” malzemesi yaparken, öyle öküzün trene baktığı gibi bakmayacak.

ZEKİ ALASYA…

Adam ölmeden önce ben Masonum diyor… Öyle gizli saklı değil, açık açık söylüyor. Yeni Akit de bu söyleşiyi yayınlıyor. Ne var bunda?

Tuhaf olan, ses Mason localarından değil, tam da bizim mahallede masonlara “şirinlik” yapmaya çalışanlardan geliyor. Bizim mahalledeki, “aşağılık kompleksliler”den… Orada burada öteki mahalleye yaranma çabası ile Yeni Akit’e demediğini bırakmıyor.

Söyleşiye bakalım…

HANGİ DİNDEN OLMAK GEREKİYOR?

Z.A.: Belli bir dinden ziyade, Yaratıcı’ya inanmak gerekir. Yaratıcı’ya “Evrenin Ulu Mimarı” diyoruz.

Şimdi hal böyle iken bizimkilere ne oluyor? Kendi tercihiyle Mason olduğu halde Zeki Alasya’yı ille de İslam’a sokmaya çalışmak… Nasıl bir gayrettir bu? Neyin çabası?

Bizimkiler, öteki mahalleye neden hep Yeni Akit’in üstüne basa basa erişmeye çalışıyor? Bizi yererek mi “ermek” istiyorsunuz?

Kim tutuyor sizi?

Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle