Haşhaşilerin vahşi intikamı!
Ey Fethullah Gülen! Bunu da mı yapacaktın? Meşhur ceket duvarda, Kuran ayakucunda!
Koskoca malikânende Kuran asacak yer mi bulamadın ki Kuran’ı ayakucuna astın?
Verdiğin her fotoğrafta semboller üzerinden birilerine el salladığına göre, bunu da mı bile bile yaptın?
Yok, değilse neden tersini yapmadın?
Neden Kuran’ı yanındaki duvara, ceketini ayakucuna asmadın?
Hani babanın defnolunduğu yere doğru dahi ayak uzatmamıştın?
Kısacası bu son vaktinde yine şaşırttın! Yine düş kırıklığı yarattın! Hani “Şecaat arz ederken merd-i kıbtî sirkatin söyler” ya... Aynen öyle yaptın. Keşke susaydın.
Konuşmayaydın.
Malikânende Şefkat Tepe senaryosu yazaydın.
Ananas yiyeydin, tape dinleyeydin...
Yetmedi, el kesesinden pahalı saatlere F.G çizeydin...
Çekirdek çitleyeydin.
TSK’yı dizayn edeydin...
Devletin kılcallarına sızaydın.
O da olmadı beddua edeydin.
Kuran’a el bastırtıp yemin alaydın.
“Bir ceketim bile yok/ anlıyor musun/ Hadi gülümse” diye Sezen dinleyeydin.
Ceket üstünden tansiyon ölçtüreydin.
Ağlayaydın, bayılaydın...
Hezeyan geçireydin. Lanet okuyaydın!
“Fakir” edebiyatıyla itibar kotaraydın da bunu yapmayaydın.
Her gece ayağını, “Başarım Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na dayanıyor ve sadece O’na yöneliyorum” âyetine doğru uzatıp yatmayaydın.
Lakin biraz susamadın.
Kendince bu fotoğrafı çektirerek iyi bir şey yaptın.
Zengin dilenci pişkinliğiyle, koskoca malikâneyi “fakir” yatağınla örtmeye çabaladın.
Vah vah... Sözde röportajla imaj tazeleyerek iyi bir şey yapacaktın.
Ama bunu da yemedik.
Yani açığa çıktın! Çuvalladın.
Gerçi eminim çok geçmeden, bu skandala da akıldânelerinle bir kılıf ayarlarsın.
Olmadı, yeni bir tapeyle üstünü kapatırsın.
Hem zaten propagandanı yapanların gözünde teflon cinsindensin. Yanmaz yapışmazsın.
Görseler de, göremezler, işitseler de duyamazlar. Zira senden korkarlar!
Tapeleri sende!
Sana dokunanı yakarsın!
Yuvalarını başlarına yıkar, nikâhlı hanımlarıyla intikam alırsın.
Cemaatsiz, yuvasız, itibarsız, orta yerde bırakırsın.
Şefkat Tepe’de Peygambere karşı saygısızlık edildi diye işi bırakan Kordon Celil’in suratını iki vahşi köpeğe parçalattığın gibi bir senaryo daha yazarsın.
Biri senin “hikmetinden” sual mi etti? Kordon Celil’den (Ertuğrul Şakar) aldığın gibi senaryoyla olsun intikamını alırsın!
Ellerini bağlarsın.
Maskeli adamların kudurttuğu vahşi köpekleri salarsın.
Kaçacak yer yoktur.
Her yer cellat, her yer duvar!
Köpekler saldırırlar.
Her tarafa kan sıçrar.
Kurban ölür.
Sen, ceketine sarılarak seyreder, mideye indirdiğin ananasların tadını çıkarırsın.
Sahi ceket dedim de aklıma geldi.
Ceketin biri sırtında, diğeri askıda...
Hani hayatında ikinci ceketin olmamıştı?
Yine sobelendin.
Açığa çıktın.


