Gaziantep’te FETÖ, DAEŞ, PKK, PYD el ele, peki ya biz?
Ben böyle pişkin insanlar görmedim!
Ben böyle konjonktüre göre kıvıran, oynak karakterler görmedim!
Utanmadan, sıkılmadan, FETÖ’ye karşı kendi “gevşekliklerine” bakmadan, vahşi bir muhalefet taktiğiyle terörün de, darbenin de günahını vebalini iktidara yüklüyorlar!
Yersen...
“Gevşeklerde” yeni trend, halk nezdinde Cumhurbaşkanı’nı ve devlet kurumlarını itibarsızlaştırmak!
Hani bilmesek yiyeceğiz...
Düne kadar hangi FETÖ kamikazelerine yaltaklandıklarını bilmesek bizi keriz yerine koyduklarını fark etmeyeceğiz!
Ölür müsün, öldürür müsün şimdi?
Sanki biz, Hasan Abi’yle birlikte Dicle Üniversitesi yönetiminin PKK’ya destek verdiğini bağıra bağıra yazarken, koşa koşa Dicle Üniversitesi’ne gidip konferans veren kendileri değilmiş gibi...
Hâlihazırda cezaevinde olan rektör ve yönetim kadrosu ile birlikte yiyip, içip beni çekiştirmemişler gibi...
Beni hedefe koyan FETÖ’nün ekmeğine yağ sürmemişler gibi...
FETÖ ile başımız belaya girdiği vakit, sahip çıkmayı bırakın, FETO’nun bizi linç etmesine gizli onay vermemişler gibi...
Onlar bize dava üstüne dava açarken, ele güne karşı olsun, halimizi, ahvalimizi sorup abilik etmişler gibi...
FETO şeytanının açtığı davalara girip çıkarken, destek vermişler gibi...
Karşılaştıkları vakit bizden yüz çevirmemişler gibi...
Gezi işgalinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a inat, İhsan Eliaçık’a mürid olanlara arka çıkmamışlar gibi...
Heye yoka kapıya polis ekipleri gelirken bir telefon açıp “geçmiş olsun” demişler gibi...
17-25 Aralık kumpasına karşı Cumhurbaşkanına tek satır destek vermişler gibi...
FETÖ sermayesi Melek İpek’in elini öpen Bülent Arınç’ı eleştirdiğimizde, bize “nanik” yapmamışlar gibi...
Hem nalına hem mıhına yazmamışlar gibi...
Cumhurbaşkanı’nı ve iktidarı günah keçisi ilan edeceksin, dipten dipten laf sokuşturacaksın ve biz de “sinsice” yapmaya çalıştığın bu muhalefetini “sobelemeyeceğiz”, öyle mi?
Oyyy, sevsinler raf ömrü tükenmiş vintage siyasetini...
Şimdi soruyorum!
Süleyman Demirel Üniversitesi eski rektörü Hasan İbicioğlu nerede?
Cezaevinde...
Dicle Üniversitesi rektörü Jale Saraç nerede?
Cezaevinde...
Eeeee, pekiii düne kadar biz bu FETÖ ihanet çetesine karşı her yazdığımızda, her “kral çıplak” dediğimizde nereye giderdin?
Dicle Üniversitesi’ne...
Haaaaa, madem busun...
Madem halin böyle...
Şimdi “ortalığı karıştıracağına”, efendice sus ve otur oturduğun yerde!
Birliğimizi bozacak laflar etme!
Fitne, fesat üretme!
Bizde sıkıntı yok...
Aha da kazma kürek elimizde...
Bakarız olmuyor, gömeriz seni de Cüppeli Arınç gibi müflis siyasetçilerin yanına!
Artık sen de komposizyon düzeni içinde sıkıcı basın açıklamalarıyla kamuoyunu sıkboğaz edersin ondan sonra!
¥
Gaziantep’te yine canlı bomba!
Teröristlerin hedefinde, düğünler de var bundan sonra!
Kına gecesi... Çoğu çocuk ve kadındı... Tam elli bir kişi...
Biz FETÖ sermayesinin dinozorlarını hedef aldık, FETÖ ise DAEŞ’le kadınlarımızı, çocuklarımızı...
Gaziantep’de FETÖ, DAEŞ, PKK el ele, peki ya biz?
Artık parti, ideolojik farklılıklarla değil, Çanakkale ruhuyla mukavemet etmek zorundayız!
Tıpkı meydanlarda teröre, darbeye meydan okur gibi...
Kim hangi kimlikle durursa dursun... Ama omuz omuza dursun... Ama teröre karşı, darbeye karşı, düşmana karşı dursun!
Kim hangi kimlikle durursa dursun... Ama sıkılı bir yumruk gibi dursun... Ama devletinin, milletinin, bayrağının yanında dursun...
15 Temmuz düşmanları ne kadar çıldırttı, görün işte!
Yaralı düşman nasıl azıttı!
Milletimiz sağlam durdukça, sıkılı bir yumruk gibi durdukça, dağ gibi göğsünde söndürecek bu ateşi...
Biz kazandık! Onlar kaybetti!
Çünkü biz haklıydık!
Çok sabrettik...
“Allah sabredenlerle beraberdir” er ya da geç, patates cipsi elindeyken kafası kopan o cennet çocuğun intikamını alacaktır!
Vücut bütünlüğü bozulduğu için yavrusunun yüzüne son bir kez bakamayan anaların yanan yüreği aşkına safları sıkılaştıralım!
FETÖ-CIA algı operasyonlarına malzeme olmayalım!
“Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir!”


