Gaziantep’e bomba, Kilis’e füze...
Suriye’ye bunun için girmedik mi?
Güvenlik koridoru oluşturmadık mı?
Cerablus’u terörist unsurlardan geri almadık mı?
Yedidüvele karşı El-Bab’ın kapısına “koçbaşıyla” dayanmadık mı?
Gaziantep ağzıyla, “Ağam hani gaygısız olun diyordunuz? Aaa Kilis’e yine roket mermileri düştü! Hani sınırımız DAEŞ ve PYD’li teröristlerden temizlenmişti?”
Bir kere Katyuşka roketleri uzun menzilli...
Bu roketler, Azez’in kuzeyinden atılıyor. Koordinatları da devlet içine sızmış FETÖ elemanlarının sızdırdığı söyleniyor.
Yani Suriye’de henüz işimiz bitmedi!
“Üst aklı” deli eden de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cesareti ve kararlılığı!
Şimdi amaçları, Suriye’ye komşu şehirlerin sosyolojisinde panik oluşturmak! Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ölümüne destek veren bu sosyolojide, lidere karşı güvensizlik meydana getirmek!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasındaki halk desteğini azaltmak...
Böylelikle Suriye operasyonunda elini zayıflatmak!
Tehdit ediyorlar...
Terör sopası sallıyarak, dış politikamıza ayar çekmeye çalışıyorlar!
Nasıl mı?
Türkiye El-Bab’a yaklaşır yaklaşmaz Amerika’nın, Gaziantep’teki vatandaşlarını “Gaziantep’teki alışveriş merkezlerinde canlı bomba ihtimaline” karşı uyarması...
Cumhurbaşkanı, Suriye’de işimiz bitmedi demesinden hemen sonra, ABD’li yetkililerin, DAEŞ’in elinde “kimyasal silah” olma ihtimalinden “endişe” duymaları...
Bana göre bu tehditler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “El-Bab’a yaklaşma” uyarısı...
Amaçları, Türkiye’nin hiç hesapta olmayan Suriye operasyonu karşısında etekleri tutuşan DAEŞ’i ve PKK-PYD’yi korumak.
Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye operasyonu ile bunların oyunlarını bozdu!
CIA laboratuvarlarında üretilmiş DAEŞ ve PYD’yi sınırlarımızdan süpürdü!
Koçbaşıyla El-Bab’ın kapısına dayandı...
Diz çökmedi...
Hayatı pahasına eğilmedi...
Geri adım atmadı...
Hedeflerinden vazgeçmedi...
Hem terörle mücadele etti, hem köprü yaptı...
Hem “çukur” savaşıyla baş etti, hem havalimanı yaptı...
Hem FETÖ darbesini savdı, hem Suriye harekatı başlattı...
Yani CIA, BND, MI5-6 çatlasa da, patlasa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı durduramadı!
Altın vuruşları yani FETÖ darbesi, milli iradeye toslayarak dağıldı.
Millet liderini yedirmedi...
Millet liderine sahip çıktı!
Bir kurtuluş savaşı verdi!
İmanlı Çılgın Türkler, kahramanca bir direnişle yedidüveli tir tir titretti!
Ha şimdi bundan sonra neyle tehdit ederlerse etsinler...
Neyle yıldırmaya çalışırlarsa çalışsınlar...
Gaziantep, Şehitantep olur da bu ihanet şebekesinin muvaffak olmasına izin vermez!
Kilis, Şehit Kilis olur da bir karış vatan toprağından geçmez!
Leş kuşları gibi ülkemizin başına üşüştüler!
Et ve kan tutkusuyla hem içeriden, hem dışarıdan taarruz halindeler!
Lakiiiin... Biz, millet olarak safları sıkılaştırdıkça, aramıza giremezler...
15 Temmuz’daki gibi millet olarak sıkılı bir yumruk olup, suratlarına indikçe, bize diş geçiremezler!
Biz Avrupa ülkeleri gibi çatapat patlasa bunalıma giren bir millet değiliz ki...
Ölüm korkusuyla «ayar» çekilen bir millet değiliz ki...
Onlar “tuzaklarıyla” gelirler, biz siper ederiz iman kuvvetiyle kendimizi...
Yahu bir can değil mi?
Veririiiz...
Sıkıntı yok...
Bir ölür, bin diriliriz.
Yahu Füller midir nedir...
Yavrulamış dersin Gaziantep’te...
CIA’sı, BND’si, MI5’i...
Ajanlar fink atıyor her yerde...
Alayına sözüm şu ki, bu millete “canlı bombayla”, “kimyasal silahla” ayar vermeye kalkmayın!
Damarına basmayın!
Vallahi HÖH gözünüzün yaşına bakmaz, keklik gibi avlar sizi!
Dua edin “CIA laboratuvarlarında” ürettiğiniz, fındık ile fıstık ile beslediğiniz DAEŞ, canlı bomba patlatmayı denemesin...
Sonrasında HÖH’ten kaçacak yeriniz yok, bilesiniz!
Halk Özel Harekat’ın size papuç bırakmaya hiç mi hiç niyeti yok!
Anladınız mı?


