Eyvah! Fransa, Musul’a da Cezayir usulü “barış” getirecekmiş! (Al sana bir sömürge daha)
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault Türkiye’ye geldi!
Hoşgelmedi ama...
Basın mensuplarının karşısında bir havalara girdi ki sorma!
Kendince Türkiye’ye ayar çekti!
“Türkiye’deki ile Fransa’daki OHAL aynı hukuki temele dayalı OHAL değildir. Bizdeki OHAL’de yargının bağımsızlığı söz konusu. Türkiye’de temel hak ve hukuklara saygılı olması gerektiğini vurgulamamız gerekiyor” dedi.
Kendi sahamızda bize “gol” attığını sandı aklınca!
Charlie Hebdo saldırısı sonrası Fransa’nın yürüttüğü son derece “agresif” terörle mücadele yöntemlerini unutmadık daha...
Kamyonlu terör saldırısı sonrası ne kadar kesici “OHAL” yöntemleri uyguladıklarını da...
Eeee?
Bu artistlik ne oluyor daha?
Ayrault bir de kalkıp, “Terörizme karşı hep birlikte mücadelenin içinde yer alıyoruz” demese suratına geçirmeyecektim ama e madem konuştu!
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın terör örgütü PYD-PKK’lı yöneticileri, Elysee Sarayı’nda ağırladığı o fotoğrafı, Ayrault’un suratına çarpmak vacip oldu!
Sen, Türkiye’de her gün terör saldırıları düzenleyen PYD/PKK’yı Cumhurbaşkanı düzeyinde ağırlayacaksın...
PYD/PKK ile pazarlıklar yapacaksın...
Sonra da Türkiye’de, gözümüzün içine baka baka bize “temel hak ve hukuka saygı” dersi vereceksin!
Biz de sana “boy aynası” tutmayacağız, öyle mi?
Yahu PKK/PYD’li teröristleri Fransa Cumhurbaşkanı Hollande düzeyinde ağırlayan siz değil misiniz?
Yüze yakın Fransız’ı katleden “Kamyonlu terör saldırısının faillerini”, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan düzeyinde ağırlasaydık, tepkiniz ne olurdu?
Charlie Hebdo saldırısı sonrası Ahmet Davutoğlu, sizinle kol kola yürüyordu!
İnsanda biraz devlet adamlığı ahlakı, haysiyeti, asaleti olur!
Attığınız “dost kazığı”ndan sonra bir utanma, bir pişmanlık olur!
Hadi olmadı...
Pişkin pişkin “terörle hep birlikte mücadele ediyoruz” deme bari be adam! Sus otur!
Haaaaa.... Bu arada...
Hani “Türkiye’de temel hak ve hukuklara saygılı olması gerektiğini vurgulamamız gerekiyor” diyorsun ya...
“Vurgu” dediğin öyle değil, aha da böyle olur Ayrault!
Dur az daha “vurgulayayım” da, PKK/PYD terörüne Cumhurbaşkanı düzeyinde destek vermenin misillemesi neymiş, “sille tokat” anlayın bundan böyle!
Duuuuur...
Asıl vurgu geliyor, bekleee...
Diyorsun ki “Musul, IŞİD’den temizlenecek. Oraya barışı getireceğiz.”
Ne demezsin, iki gözüm, iki çeşme be Ayyyroult!
Cezayir’e getirdiğiniz gibi mi getireceksiniz söylesene?
Musul’a da, Cezayir’e getirdiğiniz “barış” gibi bir barış mı getirteceksiniz?
Ya çabuk unuttun, ya da Fransız tarihine Fransız kaldın, bizim “OHAL”e tu-kaka diyen Ayrould!
Fransız askerlerin, Cezayir’de yaptığı katliamları...
Kopardıkları Müslüman başlarıyla poz veren askerleri...
Toplu mezarları...
Fransız askerlerin, Müslüman kızlarını çırılçıplak soyup, fotoğraf çektirdiği zamanları...
Siz, bize medeniyet dersi verecek en son ülkesiniz!
Tarihiniz, soykırımlarla, katliamlarla dolu!
Halihazırda 14 Afrika ülkesinden sömürge vergisi alan siz değil misiniz?
Musul’a da böyle bir barış mı getireceksiniz?
Fransız usulü özgürlük mü?
Yok, bence gölge etmeyin, başka ihsan istemez!
Musul’a Fransız usulü barış falan da getirmeyin!
Sizin olsun Cezayir’e getirdiğiniz barış!
Afrika ülkelerinden haraç alan bir devlet aklından tezahür edecek murdar barış, sizin olsun!
Hımmmm...
Bu arada Ayyyroult!
İsminin Arap medyasında nasılll bir “ayıp” krize neden olduğunu biliyorsundur!
Yoksa ondan da mı haberin yok Ayrouuult?
Aslında seni bir “kamyona bindirip” düdüüüüt diye Fransa’ya paketlemek vardı ama...
Bu sefer idare et...
Hayırlısı, sonra...


