Erdoğan’dan AB’ye sert ayar!
Bu milleti tam 57 sene kapı önünde bekleterek egonuzu tatmin ettiniz!
Ne içeri aldınız, ne de reddettiniz... Arafta bırakarak, bununla yetinmemizi istediniz...
İçeri alma ihtimalini dahi bir lütuf olarak kabul etmemizi beklediniz!
Bu “üstenciliğiniz” yetmemiş gibi bir de PKK’ya destek verdiniz!
Savaştan kaçan Suriyeli mültecilerin yüzüne kapılarınızı çarparken, FETÖ’cü, PKK’cı militanları saraylarda misafir ettiniz!
Kanatlarınızın altına aldınız..
Vatandaşlık verdiniz...
Malikânelerde beslediniz!
Sizin “insan haklarından anladığınız” bu işte!
Teröristlere “yeşil” yakıp, Suriyeli mültecilerin yollarına dikenli teller döşemek...
FETÖ elebaşısı Büyücü Feto’nun ihtiyar bedenini koruma altına alıp, Almanya’da dokuz bin mülteci çocuğun kaybolması karşısında sessizliğe gömülmek!
Vatanına, milletine hizmet etmekten başka derdi olmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tuzaklar kurup, vatanına ihanet eden casus Can’cıklara kol kanat germek!
Kıyıya vuran balinalar için kıyameti koparırken, kıyıya vuran Aylan bebek için sessiz seyirci olmakla yetinmek!
Terörist başı FETÖ militanlarını himaye ederken, kucağında çocuğunu taşıyan Suriyeli babaya çelme takıp, yüz üstü yere düşürmek!
Yahu daha hangi birini sayayım?
Srebrenitsa katliamına seyirci kalmanızı mı?
Mısır’da Sisi’nin “darbesine”, “katliamlarına” seyirci kalmanızı mı?
Katil Esed’in, kendi halkını “varil bombalarıyla”, “sarin gazıyla” katletmesine seyirci kalmanızı mı?
Plajda oynayan Filistinli çocukların, İsrailli askerler tarafından katledilmesine seyirci kalmanızı mı?
Mavi Marmara katliamına seyirci kalmanızı mı?
Gözaltına alınan FETÖ-PKK militanları için aslan kesilip, PKK’nın bombalı eylemlerde yüzlerce masum insanı katletmesine seyirci kalmanızı mı?
Avrupa’da kaybolan mülteci çocukların, “Pizza Gate” skandalına konu olan ünlülerin, vahşi ayinlerine kurban edilmesine seyirci kalmanızı mı?
Hangi birini sayayım?
İşin en trajikomik tarafı da ne biliyor musunuz?
Size ayna tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı diktatörlükle, bizi ise Avrupa düşmanlığıyla fişlemeniz!
Biz sizi terörden yana olmakla, yabancı düşmanlığı yapmakla, sadece kendi halklarınız hedef olduğu zaman teröre karşı durmakla itham etmiyoruz, suçlamıyoruz, iftira etmiyoruz...
Sadece durum tespiti yapıyoruz oysa!
Sizin gibi “Can’cık”ların manipülasyonlarıyla değil, gerçek olgular üzerinden eleştiri yapıyoruz!
Sizin gibi FETÖ teröristlerinin “algı operasyonlarının” etkisiyle değil, aklımızla kanaat geliştiriyoruz.
Sizin gibi PKK-PYD teröristlerinin “gör” dediği şekilde görmeyip, gerçekten var olanı görüyoruz!
Cumhurbaşkanı’mız Erdoğan, size rağmen, sizin gibi olmayan bir lider olduğu için mi bu tahammülsüzlüğünüz?
Size gerçek olmayan neyle geldi ki? Sizi gerçekte yapmadığınız hangi şeyle itham etti?
Söylediği gerçek dışı tek bir cümleyle itiraz edebilir misiniz?
Sizin, terör örgütleriyle kol kola girerek ülkemize ettiğiniz ihanetin bir benzeriyle bizi itham edebilir misiniz söyleyin?
Avrupa’da terör eylemleri düzenleyen, kan döken teröristleri malikanelerde beslediğimizi iddia edebilir misiniz? Avrupa’da kan döken, bomba tuzaklayan teröristleri parlamentolarımızda konuşturduğumuzu veya? Avrupa’da canlı bomba eylemleri düzenleyen bir terör örgütünün, şehirlerimizde bürolar açtığını gösterebilir misiniz?
Yoook, öyle yağma!
Biz Avrupa düşmanı falan değiliz!
Cumhurbaşkanı Erdoğan da sizin olmadığınız kadar adam gibi bir adam! Milletinin güvendiği, inandığı, uğruna aylarca sokaklarda yatıp kalktığı bir lider!
Siz Türkiye’ye karşı ne kadar dostsunuz ona bakın önce! Avrupa Birliği ülkeleri olarak, Türkiye’ye karşı ne kadar güvenilir ülkelersiniz?
Bu soruları da tartışın ve oylayın bence...
Bakalım kim kime ne kadar dost, kim kime ne kadar düşmanmış!
Görelim hep birlikte!


