Cumhurbaşkanı size benzemediği için lider! Siz, ona benzemediğiniz için silindiniz!
Biz FETÖ-PKK tarafından linç edilirken “bana değmeyen terör örgütü bin yaşasın” diye sessizce seyrediyordunuz.
FETÖ bizi hedef gösterirken, küfür ve hakaretlerle linç ederken “e sen de bu kadar sert yazma” diyordunuz!
Yani Türkçe meali, “müstahak olma, onlar da seni hedef göstermesinler” diyordunuz!
Cumhurbaşkanı’na, MİT müsteşarı Hakan Fidan’a 17-25 Aralık kumpası kurulduğu zaman, hemen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedefe koyup, “böyle delikanlılıkla yürümez bu işler” diyordunuz!
Yahu dangalaklık değil mi bu?
Aslan dediğin kükrer! Aslana rögar faresi olmak dayatılır mı?
Kartallar yüksek uçar! Kartala tavuk gibi kümeste yer eşelemek dayatılır mı?
Ameliyatla yüreğini çıkarsanız, Erdoğan ağlak locaefendi gibi dilenir mi, avuç açar mı, vatanını satar mı, casusluk, sinsilik yapar mı?
Ama yooook...
Siz kendinizi dev aynasında gördüğünüz için, Erdoğan ancak sizin gibi olursa lider olabilir sandınız!
Onu lider yapan karakter özelliklerine, “kedinin ciğere baktığı gibi” baktığınız halde, kusur saydınız!
Yok, niye “yumuşak başlı” değilmiş... Yok, “İsrail’e ne diye posta koymuşmuş...” Yok “Avrupa Birliği’yle ilişkileri nasıl dondurursunmuş...”
Nerden baksan tutarsız, nerden baksan ezik, nerden baksan şahsiyetsiz ve ezik bir devlet adamı olmasını umdunuz!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “FETÖ sermayesine eğilen, Melek İpek’in elini öpen” cüppelilerin, sıkıcı, ağlak, ezik karakterini dayattınız!
İngiliz meftunlarının dış politika anlayışını...
Yörüngesinden savrulan devlet adamlıklarını...
FETO’nun boynu bükük, tasmalı, dilenci mizacını!
Dengir Mir’in, Erdoğan’ın lider karizmasını çekemeyerek PKK anteni takmasını...
Düşmanca davrandınız!
Millet Erdoğan’ı, sırf size benzemediği için lider olarak seçti oysa!
Sizi ise sırf onun gibi olamadığınız için sildi attı, hâlâ anlamadınız mı?
Sırf size benzemiyor diye gıcıktınız.
Devlet meselelerine sizin ezik karakter pencerenizden bakmadığı için kızgındınız mesela...
Tek kişilik makam koltuklarınızda, çift kişilik yer işgal ediyordunuz çünkü; bir kendiniz oturuyordu, bir egonuz!
Aslında gerçek şu ki, milletin gözündeki yerinizi siz de, millet de, bal gibi de biliyordunuz!
Sizin “tu kaka” dediğiniz Uzun Adam’a milletin teveccühünü hazmedemiyordunuz!
Sadece Türkiye’de mi?
Somali’de, Filistin’de, Afrika’da, Avrupa’da...
Dünyanın her yerinde gittikçe coşan “Ümmetin Lideri Erdoğan” sloganının altında eziliyordunuz!
Şu halinize bir baksanıza!
Üst akıllar, eski çınarlar, beyin takımı...
Kendinizi alkışlamadığınız sıfat kalmadı değil mi?
Eeee? Peki, ya siz çekip gittiğinizde, AK Parti’de neden yaprak dahi kımıldamadı?
Haliniz meydanda işe!
Siz kaybettiniz!
Uzun Adam kazandı!
Siz durdunuz Uzun Adam yol aldı!
Kifayetsiz muhteris Abdullatif Şener’ler... Kendisini dev aynasında gören Mir Dengir’ler... “Ayna ayna, güzel ayna! Benden daha karizmatik lider var mı bu dünyada” diyen Haşim Kılıç’lar... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın coşturduğu kalabalıkların kerametini kendinden menkul vehmeden Bülent Arınç’lar... Hamamönü Susam Sokağı’nda kendini üst akıl falan zanneden zavallılar... Aydın Doğan’ın sıra gecelerine gidebilmek için tren olup kapıda kuyruk olanlar...
Sıkılınca bize saranlar...
Kompozisyon düzeni içinde; giriş gelişme sonuç paragraflarıyla bize musallat olanlar!
Erdoğan kahrından ölenler...
Hâlâ hayatta olanlar...
Son FETÖ militanı kalıncaya kadar “darbe” ümit edip ellerini ovuşturanlar...
Locaefendi amcası ev verdi diye hâlâ onun için Bilderberg usulü kalem tutan masonlar...
Kandil destekli masonlar...
İngiliz anahtarları...
Bakın HÖH, o çok güvendiğiniz Ingilish stratejik aklınızı nasıl aldı?
Ha şimdi siz milletin yanında dursanız noluuuuur, durmasanız nolur!
Hoş sıranız gelecek...
Hiiiiç Cumhurbaşkanı’na karşı yeniden kontraatağa falan geçmeye yeltenmeyin!
Siz yargılanacaksınız, biz helvanızı yiyeceğiz helvanızı!


