Cumhurbaşkanı ne diyor?
27 Mart Dünya Tiyatro Günü...
Proje Demirtaş’ın “camisiz” park cuması...
PKK’lı teröristlerin “çevrecilik” yapıp çiçek toplaması...
Gezi teröristi PKK’lı kızın, “Kırmızı fularlı kız” olup, dağ kurdu Murat Karayılan’la halvette “özel kalemcilik” oynaması...
Osman Baydemir’in, bodrumdaki teröristler için zırıl zırıl ağlayıp yalvarması...
Kâküllü Figen’in sırtını YPG’ye, YPJ’ye, PYD’ye yaslaması...
HDP’li Burcu Çetin’in “keleşleri size çevirmesini iyi biliriz” artisliği...
HDP’li Sebahat Tuncel’in “polis tekme tokat dalma” performansı...
CHP’li Hüseyin Aygün’ün “PKK’lı iyi çocuklar” komedisi...
Dağ şeytanı Cemil Bayık’ın bizim cüppeli Arınç, Gül, Çelik gibi İngiliz Anahtarları’na Erdoğan Türkiye’yi uçuruma sürüklüyor biz sizi “destekleriz abi” trajedisi...
Hamamönü’nde üs kuran İngiliz Anahtarları’nın, “baharı bekleyen kumrular gibi, pinekleye pinekleye” PKK’nın sokakları karıştıracağı baharı beklemeleri...
Pensilvanya Şeytanı Gülen’in hoplaya zıplaya beddua performansı,
“Bir ceketim var abi”, “ayakkabımı dikmek için malikânede iğne ararken” acındırmaları,
salya sümük ayılıp bayılmaları, ceket üstü tansiyon ölçtürmeleri, ağlaya sızlaya bağış toplamaları, talebelerine attığı falakaları, sopaları, dayakları...
Cüppeli Bülent Arınç’ın sıkışınca sahnelediği “annemin beşinci oğluydunuz, çocuklarımın amcası, amcamın yeğeni, kızımın dayısı” ağlamaları...
Hüseyin Çelik’in “Gel tezkere, gel tezkere” çıkışları...
Pensilvanya Şeytanı’nın, şom ağzını açtığı son bedduasının Alpler’den sekip Brüksel’e “ataşlar salması” sonucu “acımadı kiii, acımadı kiii” diyerek, zıp zıp zıplayıp sonra da horrrrr diye çevrimdışı kalması...
FETÖ imamı Faruk Aslan’ın, köpük partisindeki o acayip camış dansı...
FETÖ’nün ennn rüşvetçi savcısı Garfield Zekeriya’nın, tebdil-i kıyafetle kaçmaya çalışması...
Proje Kemal’in, yürüyen merdivene ters taraftan binmesi...
CHP’li Levent Gök’ün şehit cenazesinde mahsusçuktan namaz kılarken yanındakiyle fısıldaşması...
Ya işte böyle...
Bizde “Dünya Tiyatrosu”na kazandıracak ne malzemeler var...
Bizimkilerde daha ne sahne performansları, ne oyunculuklar, ne numaralar var...
Pembe potin!
Kadınlara askerlik, dünyaya bizden kaldı...
Biz zaten asker bir millettik...
Bizde çoook kılıç kuşanan, at binen, savaşan kadınlar vardı.
Kurtuluş savaşında çoook Nene Hatun’lar...
Asrı Saadet döneminde kılıç kuşanan nice sahabe kadınlar...
Bu yüzden “Pembe Potin” muhabbetleri bizi bozar...
Zira Allah göstermesin, eğer iş o noktaya gelirse bu milletin kadını da erkeği de aynı ruhla cepheye koşar!
Yani...
Anadolu kadını bu...
Çocuk da yapar, kariyer de...
Çocuk da taşır, silah da!
Çocuğuna da sahip çıkar, memleketine de...
Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan?
“Bu milletin kadınlarını yanına alanın sırtı yere gelmez! Karşısına alan ise asla iflah olmaz!”
Hendekçiler de, İngiliz Anahtarları Hamamcılar da duysun ki ayağını denk alsın diye yeniden güncelleyeyim dedim!
Hani diyor ya Âkif, “Yumuşak başlı isem, kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum”...
Pensilvanya Şeytanı’nın buyruğuna ayarlı, “aç” deyince başörtüsünü açan, “kapat” deyince kapatan köleleştirdiğiniz kadınlardan değiliz çünkü!
Hımmmm...
Zorunuza mı gitti?
Cüppenizi mi giyeceksiniz?
Dikkat edin “Son Mohikan” havaları sizi bozmasın...
Başörtüsüyle istihza ettikleriniz, kırk yıllık hukukçuluk kariyerinizi “gugukçuluğa” çevirip karizmanızı çizmesin!
“Çizme” dedim de aklıma bizim “Manşetüstü” geldi...
Karikatür budur...
Çizdin mi, adamı böyle çizeceksin...
Hiç kaçırmıyorum... Siz de kaçırmayın derim!
Tiyatro, şiir demişken...
Bu pazartesi alkışlar Manşetüstü’ne gelsin!


