Bekir Bozdağ devlet adamıysa bunlar ne? Bunlar devlet adamıysa Bekir Bozdağ ne?
Bülent Arınç çoluk çocuğunu kaptığı gibi saklanırken…
Hüseyin Çelik, Susam Sokağı’nda Nevzat Yalçıntaş’ın helvasını kaşıklarken…
Cumhurbaşkanı olamayasıcalardan olduğu için her mevzuya maydanoz olup, gerekli gereksiz beyanat veren, Davutoğlu istifa edince Cumhurbaşkanı’na laf sokuşturup “tiyatro” yorumu getiren Haşim Kılıç, arazi olmuşken!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ neredeydi peki?
Meclisteydi ve Hamamönü Susam Sokağı sakinlerinin alayına “devlet adamlığı” dersi verdi!
Kelimesine dokunmadan alıyorum!
“Sayın başkan,
Meclis burada dursun!
Burayı kapatıp aşağıya(sığınağa) gidersek bu millet meydanlara gelmez!
Bu millet, meclis bunlardan korktu der!
Bizim burada yapacağımız şey, burada ölmektir!
Gitmek isteyen gitsin, başkanım!
Gitmek isteyen gitsin!
Milletin huzurunda, milletin yargısı karşısında hesap vereceklerdir!
Bomba da atsanız buradayız!
Ne yaparsanız yapın buradayız!
Sizi yargının önüne çıkaracağız!
Millete hesap vermenizi sağlayacağız!
Darbeciler halka hesap verecek!”
Bu konuşmayı dinle ve “devlet adamlığı” noktasındaki özgül ağırlığın neymiş gör Bülent Arınç!
Bu konuşmayı dinle ve cüppene sarılıp ağla Haşim Kılıç!
Bu konuşmayı dinle ve Gaziantep’te adam yerine konulmayı bekle Hüseyin Çelik!
Şimdi anladınız mı, tankların önüne yatan, jetlere meydan okuyan milletin Bülent Arınç’ı neden Cumhurbaşkanı yapmadığını?
Şimdi anladınız mı darbe gecesi ortadan kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Haşim Kılıç’ın neden bir baltaya sap olamadığını?
Şimdi anladınız mı klavye yiğidi Hüseyin Çelik’in neden Hamamönü’nde huzurevi moduna girmekten başka çaresi kalmadığını?
Abdullatif Şener’ler…
İdris Bal’lar…
Dengir Mir’ler…
Haşim Kılıç’lar…
Bülent Arınç’lar…
Abdulkadir Aksu’lar…
Ve daha sürüyle isim ayrıldığında, AK Parti’de neden yaprak kımıldamadığını şimdi anladınız mı?
Kendini AK Parti’yi tutan “tek şey” görenlerin, iğrapta mahali kalmamalarının nedenini anladınız mı?
Millet korkaklardan bıkmış…
Yorulup yolda kalanlardan usanmış…
Brutüs’lerden yılmış…
İhanet edenlerden sıdkı sıyrılmış…
Yani…
Reis’in gölgesinin kerametini kendinizden menkul zannettiniz ya…
Bu yüzden Hamamönü’nde Ankara havalarına girdiniz ya…
Kandil’den selam alıp, FETÖ’ye sırtınızı yasladınız ya…
Hayatınızın hatasını yaptınız!
Şimdi şu âhir ömrünüzde, benim kuyumu kazacağınıza…
Yol arkadaşlarınıza yamuk yapacağınıza…
Millet darbeye karşı canından cayarken, saklanacak kadar “devlet adamı” kumaşınız olduğunun farkına varın!
Bekir Bozdağ’ı dinleyip dinleyip halinize ağlayın…
Reis’i dinleyip dinleyip halinizden utanın…
Sokaktaki aslanların, şu silahlarına el koyduğunuz uzman çavuşların jetlere, tanklara karşı nasıl da aslanlar gibi mücadele ettiğini izleyin ve bir daha bu milletin gözüne gözükmeyin!
Oturun işte mis gibi Hamamönü, Susam Sokağı…
Kurtlar Vadisi Pusu’dan mülhem, inşa ettiğiniz o “büro”larda komplo teoriciliği oynayın!
Bu milletten size ekmek çıkmaz!
Nevzat Yalçıntaş’ın helvasına yumulurken, er geç yanına gideceğinizi, hesap vereceğinizi unutmayın!
Benden söylemesi!
Şimdi anlayamadığım şu…
Bekir Bozdağ devlet adamıysa bunlar ne? Bunlar devlet adamıysa Bekir Bozdağ ne?
*
Cüppeliye şiir uyarladım!
“Kaçma, kurban olayım bodruma ey kurtlu Çınar!
Kahraman millete bir gül, ne bu şiddetle kaçmak?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal!
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal!”
Sizin hakkınız ne bir de, düşünün…
Sizin hakkınız ne?
*
Fuat Avnigillerden birini yakalamışlar!
Yahu bunun Fettuşi olduğunu daha önce nasıl anlayamadınız?
Yüzündeki o demirbaş gülümseme var ya…
Sövsen de güler, dövsen güler bunlar insanın yüzüne!
On km öteden gören buna Fettuşi der!
Neyse…
Bırakın “acımadı kiii, acımadı kii” diye ciyaklasın hortumları kesilmiş Çolak Fuat Avni, avunsun bundan böyle…


