--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Başlayacağım şimdi cüppelisine de, cüppesizine de…

Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Ühü, ühüüüü…

Bunlar ağlamasın da kimler ağlasın?

Bunlar eli böğründe sızlanmasın da kimler sızlansın?

“Baharı bekleyen kumrular” gibi HDP-PKK-FETÖ’nün iç savaş çıkarmasını beklediler…

Naftalinleyip dolaba kaldırdıkları takım elbiseleri yeniden giydiler.

I ıh, olmadı…

Koşa koşa yenilerini diktirdiler.

Hamamönü emlakçılarını şenlendirdiler.

Esnafın yüzünü güldürdüler.

Eski yapıları restore ettiler, alengirli sırlı odalar, gizli çıkışlar…

Ohoooo… 

Amerikan filmlerinden mülhem “sağır odalar”…

Kurtlar Vadisi Pusu’dan mülhem, karargâhlar…

Daha neler neler…

Kırktan sonra FETÖ gazına geldiler ya…

Kesenin ağzını açtılar…

Elde avuçta ne varsa…

Hiiiiç masraftan kaçmadılar.

Hanımlar, ittikleri köşeden alıp yine salonun başköşesine oturttular!

Mutfağa girdiler…

Yeniden Güleryüz göstermeye başladılar.

Derken ding-donggggg…

Bahar geldiiii… 

Ama bizim “Susam Sokağı”nda kimse muradına eremedi…

Ne Erdoğan gittiiii, ne de “dişimin kovuğunu doldurmaz” dedikleri Davutoğlu…

Hendek terörüne kurban gider dedikleri AK Parti, düşman çatlata çatlata ayyyynen yerinde durdu!

“Cüppemi giyerim uleyyyyyn” diyenlerin, Ankara sokaklarında

“Kovdurtacağız, az kaldı” diye racon kestikleri  ben de işte keyif çatıyorum köşemde!

Gelelim CIA-MOSSAD-MI6 şeytan üçgenindeki büyücüye…

Büyücü “Kurbağa Kermit”, gözlerini pörtlete pörtlete bedduaya, kehanete gaz verse de, kimsecikler yemedi tabii… Yani eskisi kadar gündemi işgal edemedi! Zira bedduanın da fazlası zarardı… Sonunda milleti sıktı. Derken her beddua, bir öncekinden daha az reyting ala ala haber değeri bile kalmadı.

Bankasya gittiiii…

Akın İpek gittiiii…

Zaman gittiiii… Bugün gittiiii…

FETÖ Haşhaşitlerinin alayı, “son emir” ile yine F Tipi kamuflaj sürecine girdi…

Muhtelif STK ve cemaatlere “sızıp” kimliklerini gizledi.

Aniden solcu… Şıppadanak ateisttt… Bir ilkbahar sabahı tarikatlı… Çakma Atatürkçü… Sahte aktivist… AK Parti, CHP ve MHP içerisindeki “sızma” Fettuşilerin attığı “can simitlerine” tutunanlar bukalemunlar gibi renk değiştirip ortama “uyumlu” hale geldi.

“Sil baştan, başlamak gerek bazen” değil mi?

Örtünen açılır, açılan örtünür, yola giren çıkar, yoldan çıkmış olan yola girer yahu bunlar binbir surat Haşhaşiler abi…

Bunlarda her numara var…

Kuyruklarından yakalayınca da, ciyak ciyak bağırıp, “Mehtap Yılmaz önüne geleni fişliyor” diye zırlıyorlar!

Yahu kardeşim daha dün İdris Bal’ı Cumhurbaşkanı’na söyletip kıs kıs gülüyordunuz!

İsrail beslemesi stratejistleri baş tacı ediyordunuz?

Memlekette ne kadar FETÖ mensubu yiyici varsa başınıza topluyor, bize nanik yapıyordunuz?

İsrailsever ne kadar “Ortadoğu stratejisti” varsa, Erdoğan’ın “one minute” çıkışını eleştirtiyordunuz!

Ağızlarının payını verdiğimiz zaman da bizi “çok sertttt” buluyordunuz!

Ahmet Davutoğlu gitsin diyenlerin başını çekiyordunuz!

Küresel efendilerinizin “Ortadoğu projesinin” bir parçası olduğunu bildiğiniz halde, Suriye’deki savaşın günahını Davutoğlu’na yüklüyordunuz…

AK Parti “Yanlış yaptı” diyordunuz…

Bir FETÖ-PKK iştahıyla 1 Kasım’da AK Parti gidecek diye bekleşiyordunuz.

Meydan size kalacak zannediyordunuz.

Yalakalık yaptığınız İsrail sesinizi duyacak ve size kariyer hayatınızda “level” atlatacak diye “hani bana, hani bana” muhabbetlerine giriyordunuz.

“Huuuuu, 1 Kasım’dan sonra derini yüzecez, derini… Çoluğunla, çocuğunla sizi Silivri’ye gönderecez” diye tehditler gönderiyordunuz.

1 Kasım gecesini ne çabuk unuttunuz?

Haziran sonrasını…

Kabul edin Allah, tuzaklarınızı başınıza geçirdi. Kaybettiniz… Başarısız oldunuz!

Gerçi yüksek manevra kabiliyetinizle şimdi çoktaaaan yeni düzende de yerinizi buldunuz ama biz unutmadık! İşte siz busunuz!

Haliniz bu… Kalibreniz bu…

Biz neredeyiz, siz muhannetler neredesiniz?

Bizde iman, sizde İngiliz kuvveti!

Boşuna mı diyorum size İngiliz Anahtarları diye?

Hımmm?

Siz ümidinizi FETÖ-PKK’ya bağlayın, biz Rabbimize…

Sizinle işimiz yok!

Amaaaa… 

Dilimin altındaki “bakla”yı daha fazla zorlamayın!

“Kovdurtacağız bu kadını” muhabbetlerine devam ederseniz, cüppenizi de giyseniz canınıza okurum ona göre!

Kimi neyle korkutuyorsunuz siz?

Ey dini imanı “para ve makam” olan sefiller!

“Susam Sokağı”nız çok şahane olmuş ama “kaşınmayın”! sabrımı taşırmayın! 

Diyarbakır’a ne zaman, ne sıklıkta, hangi İngiliz projesi için gelip gittiğinizi biliyorum.

Ağzımı açtırmayın!

 

Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle