“AT İZİ, İT İZİ”
Bu da bir tür takiyye!
Mertçe konuşmuyorlar...
İki almadan bilgi vermiyorlar...
Onlar da tıpkı Locaefendi gibi hastalık derecesinde ihtiraslılar!
Muhtemelen, Locaefendi tarafından da bu yüzden kovulmuşlar!
Daha fazla güç...
Daha büyük makam...
Bakanlık gibi mesela...
Niye?
Locaefendi’ye dünyanın kaç bucak olduğunu kanıtlayabilsinler diye...
Hırs aynı hırs anlayacağınız, hikâye aynı hikaye...
Ne olmuş peki?
Sonra da esaslı bir tekme yemişler.
İstemiş ama geri dönememişler...
Eh Feto’nun kitabında “pişmanlık yasası” yok tabi...
Bunları niye mi anlattım?
Şimdi savcılara verdikleri işe yaramaz bilgiler üzerinden, medyada popülarite elde etmeye çalışıyorlar. Bildiğiniz piyasa yapıyorlar yani...
Güç ihtirası gözlerini öyle bürümüş ki fırsatını bulsalar, Locaefendi’nin gittiği güzergâhından, dünyayı ele geçirme planları yapacaklar.
Ne vatanı, ne milleti, ne dini, ne Kur’an’ı, ne Risale-i Nur’u umursadıklarını falan zannetmeyin...
Eğer FETÖ ile mücadele sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet feraseti devreye girmiş olmasaydı, FETÖ itirafçıları hâlihazırdaki konjonktürü çıkarlarına uygun olarak kullanıp, bu kez FETÖ muhalifi kimlikleriyle devletin tepesine çullanacaklardı.
Lakin Cumhurbaşkanı bu “algı operasyonlarına” gelmedi. “Devletin kurumları vazifelerinin başında, görevlerini yapıyorlar” dedi.
Yani “istemez üstü kalsın” dedi...
Yani “gölge etmeyin, başka ihsan istemez” dedi.
İşte tam da bu yüzden, FETÖ istihbarat verileriyle piyasa yapıp meşhur olanlar, FETÖ itirafçısı kamuflajıyla sözde deşifre yapanlara falan aldırmayın...
Bir kere öncelikle şunu belirtmem lazım! O insanlar FETÖ’den, haksızlıklara, yanlışlıklara karşı çıktıkları için değil, istediklerini elde edemedikleri için kovulmuşlardı!
Kendi istekleriyle değil, Feto tarafından kapı dışarı atılmışlardı.
Feto’ya hoca dedikleri dönemde bile aleyhinde veri toplamışlardı. Güç hesapları yapmışlardı.
Tüm ısrarlarına rağmen içeri alınmayınca da, muhalefet olmuşlardı.
Ama nasıl bir muhalefet?
Taksit taksit bilgi veren mi dersiniz...
Bilgi veriyormuş ayaklarına yatıp, kanal kanal gezen ama yakalanan bir FETÖ onbaşısı kadar somut bir veri paylaşmayan mı dersiniz...
Devletten ve kamuoyundan sistematik bir biçimde veri saklayan mı dersiniz....
Uzatmayayım...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G-20 zirvesi dönüşü ifade ettiği sözleri yabana atmayın.
FETÖ silahşörlerinin algı operasyonlarına kanmayın.
Elhamdulillah, liderimiz Erdoğan dimdik ayakta!
Devletin kurumları vazifesinin başında!
Başbakan Binali Yıldırım’ın FETÖ karşıtı duruşu ortada!
Gerisini yok sayın...
Algı operasyonlarıyla aklınızı karıştırmalarına fırsat tanımayın...
Devletimize, liderimize, askerimize, polisimize, istihbaratımıza dil uzatanları adamdan saymayın!
Bu 15 Temmuz’cuları aklamaya çalışanlara kulak asmayın!
15 Temmuz’un günahını devlete yıkmaya çalışmanın, FETÖ taktiğiyle bir yorumu bu...
Devlet haksızlık etmez...
Geç de olsa er geç adalet tecelli eder!
Umudunuzu eski FETÖ terör örgütü mensuplarının kırık dökük adalet anlayışlarına değil, devletin adalet anlayışına bağlayın!
Gözünüz liderde olsun...
Haaaa, şimdi son sözüm FETÖ terörüyle mücadele eden yargı mensuplarına:
Milletçe kenetlenmemiz gereken şu bıçak sırtı süreçte, itin kopuğun sesine kulak tıkayın ve işinize bakın...
Algı operasyonlarına kulak asmayın!


