• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

“İran ile müzakereye devam” kararı alan Trump’ın yeni stratejisi...

14 Şubat 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

“İran ile müzakereye devam” kararı alan Trump’ın yeni stratejisi...

MEHMET KOÇAK

ABD ile İran arasında Umman’da devam etmesi planlanan ‘Müzakereleri’ konu edindiğim son köşe yazımda, “Kimilerine göre; İran ve ABD arasındaki müzakere masası dağılır ve açık çatışmaların da yaşanacağı yeni bir bölgesel savaş başlar.

Ancak, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır

gibi ABD ile ilişkileri olan güçlü bölge ülkeleri savaş değil, geçici de olsa bir uzlaşı istiyor.

Bana göre; yakın ilişkiler içinde olduğu bölge ülkeleri ile ilişkilerini bozmama adına ABD, Siyonist İsrail ve ABD’deki Siyonistlobilere rağmen önümüzdeki günler, yaptırımların sınırlı ölçüde hafifletilmesi karşılığında yüksek düzeydeki Nükleer zenginleştirmenin dondurulmasını içeren geçici bir anlaşma sağlanabilir.


Katil Netanyahu, 15 gün sonra yapması planlanan ABD ziyaretinin bugüne alarak alelacele Washington’a gidiyor olmasının sebebi ise bir uzlaşıya varılır ihtimaline engel olma adına Başkan Trump’a baskı yapmaktır.”


Şeklindeki görüşlere dikkat çekmiştim:

Dünya ve Türkiye basınında çeşitli savaş senaryoları yapılırken, Trump’ın katil Netanyahu’ya “İran’la müzakerelerin, bir anlaşma sağlanıp sağlanamayacağı görülene kadar süreceği” mesajı beni doğrulamış oldu.


Çünkü ABD Başkanı Trump’ın şimdiye kadar izlediği ‘Saldırı, tehdit ve savaş’ politikaları yerine caydırıcı güç kullanarak, ikna etmeyi benimsemesinin bir sonucu olarak İran ile müzakereye devam etmekte karar kılmış oldu.

*


Trump ile Netanyahu arasında görüş ayrılığı var.

Her ABD başkanı, özünde, devletin bürokratik kurumları ile siyasi tarihe iz bırakmayı amaçlayan kişisel bir iradeyle somutlaşan bireysel bir vizyonu temsil eder.

Başkan Trump da diğer başkanlar gibi farklı bir başkan olarak ABD ve dünya politika tarihinde ‘İz’ bırakan lider olmak istiyor.

Ancak, şimdiye kadar izlediği iç ve dış politika stratejisi maalesef istenen ve beklenen ve de iz bırakan bir vizyonu ortaya koyamadı.


Siyonist İsrail’in Gazze vahşeti, Lübnan, Suriye, Yemen, Irak ve İran başta olmak üzere Ortadoğu’yu tehdit eden saldırı ve işgallerine verdiği sınırsız destek, Ukrayna krizini sona erdirme konusunda etkili olamayan girişimleri ve Venezuela’da sınırlı askeri müdahalesi ile İran’ı tehdit ve saldırıları barış, istikrar ve güven vizyon ve misyondan yoksun Beynelmilel hukuk kurallarına aykırı oluğu bir gerçektir.

Ayrıca Grönland’ın gündeme taşınması, NATO ve Avrupa Birliği ile eş zamanlı gerilimlerin hâlâ devam ediyor olması; Trump yönetiminin dış politikasının “kaotik”, “öngörülemez” ve “tutarsız” olduğu ise bir diğer gerçektir.


Ancak Trump’ın dış politika vizyonundaki yanlışları kendi kişisel hatalarından çok katil Natanyahu ve ABD’deki Siyonist Yahudi lobilerinin etkisi olduğu inkar edilemez bir gerçektir.

Yanlış politik hamlelerin verdiği yıkım ve eleştirel tartışmalar sonucu Trump’ın spontane ve bir rastlandı ve de ani politik kararlar alma yerine ABD’nin küresel düzeyde derin yapısal dönüşümlere yöneldiği dikkat çekmektedir.


Bu yönelişin sonucu olarak ‘Büyük bir çatışmaya girmeden karşı güce veya hasım ülkeye kendi çıkar politikaları yönündeki isteklere eldeki ekonomik, siyasi ve askeri güçleri kullanarak kabule mecbur etmek suretiyle önce siyasetini sonra ise stratejisini yeniden şekillendirmektir. 

‘Çatışmasız Savaş Stratejisi’ olarak adlandırılan bu yeni konsepti benimseyen Başkan Trump, İran’ı şimdi bu yeni dış politika stratejisiyle caydırıcı güçleri kullanarak, ‘müzakere masasında’ istediği hizaya getirmeye çalışıyor.


Ayrıca Trump, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin karşı olduğu İran’a yönelik savaşın “sınırlı kalmayacağını” ve Hürmüz Boğazı›nın kapatılmasına yol açarak enerji güvenliğini tehdit edebileceği ve bu durumun ABD’nin çıkarlarına zarar vereceği gerçeğini dikkate almak zorunda kaldı.

Netanyahu ile Trump arasında yaşanan görüş ayrılığı işte budur.

Yaklaşan seçimlere “İran’ı yok eden lider” olarak girmeyi ve zafer elde etmeyi hedefleyen katil Netanyahu, böylece  ABD’den ülkesine eli boş dönmüş oldu.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23