“Muhsin Yazıcıoğlu diyor ki…”(2) “
Dava adamı kimdir? Nasıl olmalı, nasıl yaşamalıdır” sorularına verebileceğimiz en doğru ve net cevaplar. Resulullah (sav)’ın ve O’nun sevgili Ashabının yaşayışlarında mevcuttur. Peygamber Efendimiz mücadelesine başlarken “önce para” değil, “önce iman” diye başladı. O zaman, Mekke’nin idaresini elinde bulunduran, “Darun-Nedve”den kendisine yapılan:
“Gel Daru’n-Nedve’ye gir, başımıza reis ol, seni Mekke’nin en güzel kızlarıyla evlendirelim, seni servet sahibi yapalım ama sen de davandan vazgeç” teklifini redderken o sevgililer sevgilisi şu mübarek sözleri söylemiştir: “Bir elime Ay’ı, bir elime Güneş’i verseniz yine de hak bildiğim davamdan vazgeçmem!” O, çıktığı yoldan dönmeyen insanların Peygambercesini yapmıştır. O, o günkü düzeni temsil eden “Darün-Nedve’ye girmek yerine, kendi çekirdek yapısını kurarak ‘Darül-Erkam’I’ gerçekleştirmiş ve kendi cemaatiyle küfre karşı mücadeleye başlamıştır.
O, ilkelerinden taviz vermeyen gerçek bir dava adamıdır. Büyük dava adamlarından oluştuğu için, o günkü küçük çekirdek büyük İslam İnkılabını gerçekleştirmiştir.”
“Kur’an-ı Kerim’de, Cenab-ı Allah: ‘İnsanları ve cinleri kulluk etsinler diye yarattım’ buyuruyor. Öyleyse insanın birinci sıradaki gayesi, Allah’a kulluk, ibadettir. Bu gayeyle çelişen bizim davamızın dışındadır. Hedefimiz, Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır.
Kim, Allah rızasına uygun hareket ediyorsa, o bizdendir. Kim Allah rızasından uzaksa o bizim dışımızdadır. Türk Milletini öz kültürüne, kendi benliğine kavuşturmak, ilimde ve fende en üst seviyeye ulaştırmak düşüncesi bizim milliyetçiliğimizin hedefidir. Biz Türk Milletinden ve İslam ümmetinden olmak ölçüsünü birini halının tabanı, diğerini de motifleri olarak benimseriz.”
Gaye insanın özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz. Uzun vadedeki hedef olan İlay-ı Kelimetullah’a ulaşmak için insan, zaman, malzemeyi ve yeri organik hale dönüştüren müessese, gaye insanın teşkilatıdır. Gaye İnsan, eşref-i mahlûkat olarak Allah’a kulluk ve ibadet için var olduğuna inanır. Gaye insan, büyüklerini sayıp, küçüklerini şefkat ve merhamet ederek “yeryüzündekilere merhamet ediniz ki. Allah da size merhamet etsin” emr-i İlahisini düstur edinen kimsedir.
• Gaye İnsan, “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” buyuran Peygamber Efendimiz’in hayatını örnek alarak, zevki ve saadeti onun yaşadığı güzel ahlâkta bulan insandır.
• Gaye insan, kula kulluğu reddeden, kuvvet karşısında boyun eğmeyen, Hakk yolunda çıktığı yoldan dönmeyen insandır.
• Gaye insan, Hz. Ebu Bekir(RA) gibi sadık, Hz. Ömer (RA) gibi adil, Hz. Osman (RA) gibi nezaket ve ilim sahibi, Hz. Ali (RA) gibi cesur insandır. “Benim adım, Muhsin Yazıcıoğlu. Bana baskı sökmez. Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok. Biz Milli İradeyi temsil ediyoruz ve ne olursa olsun demokrasinin arkasında durmaya ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.”
Ergenekon, 28 Şubat’ın devamıdır. Baasçı bir kafa yapısına sahiptir. Cunta özlemi içindeler. Bu cuntalaşmalara, çeteleşmelere, devlet içindeki gayri meşru oluşumlar ve sivil iktidarların zafiyetleri yol açmıştır.. Başından itibaren devletin imkânlarını kullanarak yapılan her türlü çeteciliğe, mafyacılığa, cuntacılığa karşı çıktık, karşı çıkmaya da devam ediyoruz. Türkiye bu tür urları bünyesinden mutlaka temizlemelidir.
“Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiçbirimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Püf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız.
Çünkü onlar darbelerle bankaların içini boşaltmışlardır. Halkı fakir düşürmüşlerdir. Türkiye’de bu bitti mi? Hayır, yeni dönemde bitmedi. Ama eskiler banka hortumlayamadıkları için geçmişi özlüyorlar. “Meclis’i devre dışı bırakacak her türlü iktidar formülünü gayri meşru ve hukuk dışı ilan ediyorum. Askerin sivil siyasete müdahalesi, halkın sandıkta tepkisiyle karşılaşıyor. Halk, ordusunu çok seviyor; ama siyasete girmesini istemiyor.”
“Demokrasinin yanındayız. Bana tehdit sökmez. Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok. Türkçe konuşanıyla, Kürtçe konuşanıyla hepimiz kardeşiz. İslam’ın Tevhid ilkesi etrafında; insan haklarından taviz vermeden, birlik ve kardeşliğimizi korumalı, emperyalistlerin Türkiye’yi bölme, parçalama politikalarına âlet olmamalıyız..”
Vefatının dördüncü yıldönümünde, büyük da’va adamı şehid Muhsin Yazıcıoğlu’na ve da’va arkadaşlarına Allah Teâlâ’dan rahmet, Yazıcıoğlu âilesine, akrabalarına ve sevenlerine tekrar sabr-ı cemil niyaz ederim. Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle Muhsin Yazıcıoğlu, M. Emin GERGER,”







