İslâm şairi Mehmet Akif Mısır ve İslâm dünyası...
Sömürgeci Amerika, Avrupa ve Siyonizm’in uşakları başta Mısır ve Suriye olmak üzere İslam ülkelerinde katliam yapmaya, “Müslümanların kanını akıtmaya” devam ediyor! Dünyaya yıllardır demokrasi, insan hakları ve hukuk dersleri veren ABD ve Batı, darbeci General Abdülfettah Sisi’ye ve katliamlarına siyasi ve ekonomik destek veriyor!
Mısır’da darbeci-cuntaya karşı “Rabiatü’l-Adeviyye” meydanında demokratik-sivil tepkilerini göstermek için toplanan masum insanların üzerine kurşun yağdıran darbeci Sisi cuntası, binlerce insanın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına sebep olurken, Müslüman Kardeşler Teşkilatı lideri-rehberi Muhammed Bedii’yi tutuklarken (oğlu Ammar’ı da Ramses Meydanı’nda öldürdü!), halk ayaklanmasıyla devrilen, halkı katletmek suçundan idamla yargılanan eski diktatör-Firavun Hüsnü Mübarek’i ise serbest bırakıyor!
Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin oğlu Üsame Mursi, babası Ensar Muhammed Mursi’den hiçbir haber alamadıklarını ve hayatından endişe duyduklarını söylüyor!
Mısır’ın yeni diktatörü darbeci Sisi ve vicdansız-kukla askerleriyle, baltacı çapulcuları darbeye karşı örnek bir istiklal- hukuk mücadelesi veren Müslüman Mısır halkını camide secdedeyken de, Adeviyye Meydanı’nda kıyamda-direnirken de -silahsız, sivil oldukları halde- dünyanın gözü önünde, acımasızca, pervasızca, vahşice katlediyor!.. Öte yandan Suriye’nin Nusayri diktatörü zalim Beşşar Esed, Suriye’de demokrasi ve seçim isteyen Müslüman halka bomba ve mermi yağdırmaya, kimyasal sarin gazı kullanarak binlerce masum sivili acımasızca, vahşice katletmeye devam ediyor!..
Mısır’da 5 bin, Suriye’de 100 binden fazla insan katlediliyor, Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ülkeleri hâlâ katliamlara seyirci kalıyor ve vahşeti durdurmuyorlar! Mısır’da ve Suriye’de Ammar’lar, Esma’lar, Muhammed’ler öldürülmeye (şehid olmaya) devam ediyor! Mısır’daki darbeye-cuntaya karşı açıkça “darbe” diyerek demokratik tepki gösteren Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir taraftan Mısır’daki katliamların, diğer taraftan Suriye’deki katliamların dur(durul)ması için gece-gündüz mücadele ederken, İslam ülkelerinin “Mısır” konusundaki tutumlarını, durumlarını; “kardeşleri Yusuf’u kuyuya atanlara” benzetmesi gerçekten acıklı ve ibretlerle dolu bir örnektir!
Siyonist İsrail’in şehid ettiği mazlum Filistin halkının liderlerinden Şeyh Ahmed Yasin de; “Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!” demiyor muydu?.. İslam dünyası/Müslüman ülkelerin halkları Mısır ve Suriye’de akıtılan Müslüman kanının ve devam eden darbeci vahşetinin durması/durdurulması için dua ve gözyaşlarıyla demokratik-sivil protesto eylemlerini devam ettiriyorlar! Çünkü “zulme rıza (göstermek) de zulümdür!”
Müslüman Kardeşler Teşkilatı liderlerinden şehid Esma’nın babası Muhammed Biltaci, “Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Ürdün gibi krallıkların ve Amerika, İsrail ve Batılı devletlerin Mısır’da Sisi darbesini desteklemelerinin amacının Arap Baharı’nın önlenerek, başarısızlığa uğratılması olduğunu” belirtiyor. Hayatının 10 yılını Müslüman Mısır’da geçiren, üniversitede ders veren büyük İslam Şairi merhum Mehmed Âkif (Ersoy) Mısır’la ilgili olarak bir hâtırasında bakın neler söylüyor:
“Size bir vak’a anlatayım: Mısr-ı Ulya’da dolaşıyordum. Orada aklı başında bir Müslümanla görüştüm. Bahsimiz siyasete intikal etti. Dedim ki:
-Şaşıyorum. 15 milyonluk koca Mısır’da yabancı asker olarak az kuvvet gördüm. Nasıl oluyor da bu kadarcık kuvvetle koca bir iklim muhafaza edilebiliyor?
Bu sualim üzerine o zat dedi ki:
-O yabancı devletin ricalinden biriyle samimi görüştüm. Sizin aklınıza geleni ben de düşünmüş de, demiştim ki: Günün yahut senenin birinde mesela Osmanlı hükümeti 40-50 bin kişilik bir ordu hazırlayarak Mısır’a sevk edecek olursa siz ne yaparsınız?
-Hiçbir şey yapmayız. Müdafaa imkanı olmadığı için Mısır’larını kendilerine teslim eder çıkarız. Yalnız şurasını iyi biliniz ki biz hiçbir zaman Osmanlılar’ın Mısır’a 40 bin kişi değil, 40 kişi sevk edebilecek derecede yakalarını-paçalarını toplamalarına meydan bırakmayız. Memleketlerinde bitmez tükenmez mes’eleler çıkarırız. Onlar birbirleriyle uğraşmaktan göz açamazlar ki, bir kere olsun Mısır’a dönüp bakmaya vakit bulabilsinler.”
Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle İslam ve İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Emin GERGER,Yrd.Doç.Dr. Ramazan TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İstanbul. [email protected]
Mısır’da darbeci-cuntaya karşı “Rabiatü’l-Adeviyye” meydanında demokratik-sivil tepkilerini göstermek için toplanan masum insanların üzerine kurşun yağdıran darbeci Sisi cuntası, binlerce insanın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına sebep olurken, Müslüman Kardeşler Teşkilatı lideri-rehberi Muhammed Bedii’yi tutuklarken (oğlu Ammar’ı da Ramses Meydanı’nda öldürdü!), halk ayaklanmasıyla devrilen, halkı katletmek suçundan idamla yargılanan eski diktatör-Firavun Hüsnü Mübarek’i ise serbest bırakıyor!
Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin oğlu Üsame Mursi, babası Ensar Muhammed Mursi’den hiçbir haber alamadıklarını ve hayatından endişe duyduklarını söylüyor!
Mısır’ın yeni diktatörü darbeci Sisi ve vicdansız-kukla askerleriyle, baltacı çapulcuları darbeye karşı örnek bir istiklal- hukuk mücadelesi veren Müslüman Mısır halkını camide secdedeyken de, Adeviyye Meydanı’nda kıyamda-direnirken de -silahsız, sivil oldukları halde- dünyanın gözü önünde, acımasızca, pervasızca, vahşice katlediyor!.. Öte yandan Suriye’nin Nusayri diktatörü zalim Beşşar Esed, Suriye’de demokrasi ve seçim isteyen Müslüman halka bomba ve mermi yağdırmaya, kimyasal sarin gazı kullanarak binlerce masum sivili acımasızca, vahşice katletmeye devam ediyor!..
Mısır’da 5 bin, Suriye’de 100 binden fazla insan katlediliyor, Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ülkeleri hâlâ katliamlara seyirci kalıyor ve vahşeti durdurmuyorlar! Mısır’da ve Suriye’de Ammar’lar, Esma’lar, Muhammed’ler öldürülmeye (şehid olmaya) devam ediyor! Mısır’daki darbeye-cuntaya karşı açıkça “darbe” diyerek demokratik tepki gösteren Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir taraftan Mısır’daki katliamların, diğer taraftan Suriye’deki katliamların dur(durul)ması için gece-gündüz mücadele ederken, İslam ülkelerinin “Mısır” konusundaki tutumlarını, durumlarını; “kardeşleri Yusuf’u kuyuya atanlara” benzetmesi gerçekten acıklı ve ibretlerle dolu bir örnektir!
Siyonist İsrail’in şehid ettiği mazlum Filistin halkının liderlerinden Şeyh Ahmed Yasin de; “Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!” demiyor muydu?.. İslam dünyası/Müslüman ülkelerin halkları Mısır ve Suriye’de akıtılan Müslüman kanının ve devam eden darbeci vahşetinin durması/durdurulması için dua ve gözyaşlarıyla demokratik-sivil protesto eylemlerini devam ettiriyorlar! Çünkü “zulme rıza (göstermek) de zulümdür!”
Müslüman Kardeşler Teşkilatı liderlerinden şehid Esma’nın babası Muhammed Biltaci, “Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Ürdün gibi krallıkların ve Amerika, İsrail ve Batılı devletlerin Mısır’da Sisi darbesini desteklemelerinin amacının Arap Baharı’nın önlenerek, başarısızlığa uğratılması olduğunu” belirtiyor. Hayatının 10 yılını Müslüman Mısır’da geçiren, üniversitede ders veren büyük İslam Şairi merhum Mehmed Âkif (Ersoy) Mısır’la ilgili olarak bir hâtırasında bakın neler söylüyor:
“Size bir vak’a anlatayım: Mısr-ı Ulya’da dolaşıyordum. Orada aklı başında bir Müslümanla görüştüm. Bahsimiz siyasete intikal etti. Dedim ki:
-Şaşıyorum. 15 milyonluk koca Mısır’da yabancı asker olarak az kuvvet gördüm. Nasıl oluyor da bu kadarcık kuvvetle koca bir iklim muhafaza edilebiliyor?
Bu sualim üzerine o zat dedi ki:
-O yabancı devletin ricalinden biriyle samimi görüştüm. Sizin aklınıza geleni ben de düşünmüş de, demiştim ki: Günün yahut senenin birinde mesela Osmanlı hükümeti 40-50 bin kişilik bir ordu hazırlayarak Mısır’a sevk edecek olursa siz ne yaparsınız?
-Hiçbir şey yapmayız. Müdafaa imkanı olmadığı için Mısır’larını kendilerine teslim eder çıkarız. Yalnız şurasını iyi biliniz ki biz hiçbir zaman Osmanlılar’ın Mısır’a 40 bin kişi değil, 40 kişi sevk edebilecek derecede yakalarını-paçalarını toplamalarına meydan bırakmayız. Memleketlerinde bitmez tükenmez mes’eleler çıkarırız. Onlar birbirleriyle uğraşmaktan göz açamazlar ki, bir kere olsun Mısır’a dönüp bakmaya vakit bulabilsinler.”
Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle İslam ve İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Emin GERGER,Yrd.Doç.Dr. Ramazan TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İstanbul. [email protected]







