--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kudüs aynasında güzelliği ve şerefiyle görünenler

Kenan Alpay
Kenan Alpay
10

Bütün Peygamberlerin Harim-i İsmet’i Kudüs’e, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya olan ilgimiz ne kadar da zayıf ve dönemsel değil mi? Filistin’i bile işgal edilmiş ama direnen topraklar olarak değil mevcut uluslararası literatüre uygun bir biçimde İsrail olarak anmak realist tutum sayılır oldu. Amerika, Avrupa ve Rusya’nın açık, işbirlikçi Arap rejimlerinin önce örtülü şimdilerde aşikar desteğiyle meşruiyet ve kudret takviyesi yaparak İsrail’in hakimiyetine çok az kaldığı farz ediliyor. Dönüşsüz yol; kaybedilmiş bir savaş ve muzaffer bir İsrail portresi olarak tasvir ediliyor. Arada bir bazı hayıflanmalar olsa da konjonktüre rıza gösterilmiş, kader gibi benimsenmiş adeta.

Sabır ve ümitle direnen Filistin halkı işte bu alabildiğine modern ve kudretli hegemonyanın aslında fasit bir daireden ibaret olduğunu bütün dünyaya ifşa ediyor. Hakikaten İsrail savaş teknolojileri, askeri örgütlenme mantığı, istihbarat ve propaganda gücü bakımından parmakla gösterilecek kadar ileri ve üst bir devleti temsil ediyor. Ne var ki işgal ve tehciri varlık sebebi olarak benimsemiş ırkçı-ayrımcı bir rejim olması hasebiyle bütün bunların işlevsiz kaldığı da ortada. Almanya, Rusya, Polonya, İspanya gibi dünyanın dört bir tarafından toplanıp Filistin’e ithal edilen “Siyonist Yahudiler” bir türlü o coğrafya ve o iklime adapte olamıyorlar. Çünkü her şeyleriyle bünyeye yabancılar, her işleriyle gayrı-meşrular. Ancak tümden yabancı ve gayrı meşru olmalarına rağmen geçen her gün saldırgan politikalarını tırmandırıp yaygınlaştırıyorlar.

İsrail’in İdeolojik ve Sınıfsal Kökleri

Etnik-mezhebi kimliğe nefretten kaynaklanan bir komplo teorisi veya kitlelere korku salan bir kehanetten bahsetmiyoruz. Siyonist İsrail Kudüs’ü tepeden tırnağa Yahudileştirmek üzere Mescid-i Aksa’yı yıkmak üzere asker-sivil bütün birimler için kesintisiz seferberlik ilan etti. Sadece “aşırı dinci” şeklinde anılan Ortodoks Yahudiler değil bir bütün olarak asker-sivil, seküler-dinci, muhafazakar-liberal hemen hiç fark etmeksizin bütün Siyonist Yahudiler önce Mescid-i Aksa’yı yıkma akabinde de bütün Kudüs’ü Yahudileştirme yolunda tam gaz ilerliyor. En son Şeyh Cerrah Mahallesi’nde güya mahkeme kararlarıyla Filistinli ailelerin evlerinden nasıl yaka-paça tahliye edildiğini, yerlerine “Yahudi yerleşimciler” sıfatıyla Siyonist işgalcilerin ikame edildiğini hep birlikte gördük. “Orta Doğu’nun tek demokratik ülkesi İsrail” söylemleri evvelemirde ırkçılıkla tehcir ve katliamı harmanlayan Siyonist ideolojisi ve örgütlenme biçimini perdelemek üzere sahnede tutuluyor.

İsrail’in işgal ve tehcir politikalarını azgınlaştırıp rutine dönüştüren sadece Amerika, Avrupa ve Rusya değil elbette. İslam coğrafyasından da açık-örtülü veya doğrudan-dolaylı epeyce destek alıyor İsrail. Bu doğrultuda İran, Mısır ve Suudi Arabistan’ın adeta İsrail’e can suyu taşıyan, önünü açan üç devlet olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Mısır zaten öteden beri ülkeye egemen olan askeri dikta yönetimiyle halkına açlık, sefalet ve kan kusturmadan başka hiçbir seçenek bırakmazken İsrail’in Filistin üzerindeki tahakkümünün genişlemesine meydan açtı her vesileyle. Suudi Arabistan özellikle son süreçte yanına Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’i de alarak Trump’ın himayesinde ve büyülü bir küre etrafında “Yüzyılın Anlaşması”na imza verdiği gün itibariyle artık açıkça Siyonizmin resmi işbirlikçisi (hatta belki de hizmetlisi) olduğunu beyan etmiş oldu. 

İsrail İçin Çalışan Bölge Devletleri

Peki, İran’ın bu kategoride ne işi var? Kudüs Orduları kurup Filistin’i kurtarmak üzere onca söylemler, törenler ve tehditler serdeden İran’ın İsrail’e ne gibi bir faydası olabilirdi ki? İran açıkçası bütün bu sayılan devletlerin hepsinden daha riyakar, daha sefil ve daha tehlikeli bir devlet olarak konumlanıyor bölgede. Çünkü İran’ın siyaseti Afganistan ve Irak’ta Amerika’yla, Suriye’de Rusya’yla iş birliği yaparak Şii-Farisi hegemonyasını genişletmekten başkaca bir şey değildi. İran’ın Kudüs Orduları İsrail’e bir tek mermi atmadılar ama İsrail için tehdit oluşturan Irak ve Suriye’deki Müslümanların üzerine her türlü füzeyi, bombayı, kurşunu yağdırdılar. Kudüs’ü kurtarmak için küçük olsun bir adım atmak yerine Kudüs’ün özgürleşmesi için en büyük potansiyeli taşıyan Irak ve Suriye’deki Bağdat, Musul, Ramadi, Felluce, Basra, Kerkük ve Şam, Halep, Hama, Humus, Rakka, Duma gibi şehirleri yerle bir edip açık katliamlara girişti İran. Maalesef İran’ın “Siyonizm nefreti ve İsrail düşmanı” söylemi çirkin bir imaj çalışmasından ibaretken; Suriye ve Irak’ta Sünni Müslümanlara hatta Tahran’ı kıble edinmeyen Şiilere karşı sergilediği kirli ve kanlı strateji ezici bir hakikattir.

Türkiye cephesinde de ne yazık ki İsrail’e karşı sergilenen azımsanamayacak iniş-çıkışlar ve zikzaklar var. Bir yanda İsrail’in katliamları karşısında harekete geçen kamuoyunun hissiyatına tercüman olan onurlu bir siyaset tarzı duruyor diğer taraftan da Mavi Marmara davasını kapatmak için her türlü çirkin ayak oyununu göze alan çirkin bir siyaset tarzı! Mısır, İran ve Suudi Arabistan gibi devletlerin sergilediği rezil işbirlikçilik ve tetikçilikle Türkiye’yi kıyaslamak doğru olmaz. Ancak Türkiye’nin İsrail’in işgal, tehcir ve katliamlarına karşı daha tutarlı daha cesur ve daha aktif öncü bir rol oynaması gerekirken henüz Amerika’nın bile adım atmadığı bir sahada “Ankara ve Kudüs arasında” anlaşma akdetmek de neydi Allah aşkına? Mavi Marmara seferini kirletmek maksadıyla Müslüman camianın üzerine sefil trol çetelerini seferber edenler özür ve pişmanlık beyan edecekler mi acaba?

Müslüman toplumlar olarak acı ve utanç verici süreçlerden nasıl kurtulacağımız belli: Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin’e sahip çıkabilmek için bütün ülke ve devletlerin kendi halklarına karşı işledikleri büyük-küçük, sistematik-tesadüfi bütün suçlardan, günahlardan derhal arınması gerekir. Kendi ülkesinde adaleti, hukuku, refahı tesis edemeyen ülkelerin Filistin için talep edeceği adalete, hukuka, refaha hiç kimse inanmaz. Yapılan hiçbir işi küçümsemeyelim, atılan hiçbir adımı değersizleştirmeyelim elbette. Ancak Kudüs ve Filistin için konjonktürel ve pragmatik hesaplar yapanların, meseleyi imaj ve itibar yarışından ibaret görenlerin iflah olması mümkün değil. 

Kudüs ve Mescid-i Aksa kadim ve pak bir ayna olarak kimlerin ne kadar güzel ve şerefli kimlerin de ne kadar çirkin ve şereften yoksun olduğunu tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor. Bizim yarışımız bu aynaya güzelliğimiz ve şerefimizle yansımak üzere olsun. Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın yiğit murabıtlarına daimi yoldaşlar ve arkadaşlar olmak üzere, dönmemek ahdiyle, yola revan olalım inşallah.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Kaya

13 Mayıs 2021 01:18

Çok güzel yazmışsınız Kenan Bey teşekkür ederim.İran konusunda biraz farklı bakıyorum,Batıni şii devleti oluşu, kurucusunun Abdullah bin Sebe yahudisi olması(şiiliğin) , İran aslında İsrail'in en kuvvetli destekçisi bir ülke olarak görüyorum.Toleranslı davranmışsınız sanki.Selam ve dualar...

Burhan Allahtan kork peygamberden ve Filistin halkından haya etbu gun telaviv füze yağmuruna tutuluyorsakimin füzeler iledir.sorun bakalım zfilistinlilere ایران ve Suriyede başka onlara bir kurşun veren bir ülke varmi 6tu5rkiyede dahilkurec9ik v5oe incirl

12 Mayıs 2021 02:20

Allahtan kork ve en azından Filistin halkının ve yöneticilerinin beyanları dan utan İran dan başka bize silah yardımı yapan yoktur. Haniye Bu gün atılan füzeler Türk muu yoksa Arap yapımı Di. Nasrallah çıksın da Filistinli kardeşlerimiz bize söylediklerini alenen haykırdı lar Suriye ve orandan başka bir kurşun veren varmidir. Kurecik ve. Incirlik herhalde müslümanları korumak için degildir İsraile yılda altı milyar dolar ticaret hacmi de İran'a ait degildir Davut yıldızı Ankara İstanbul ve kahirede dalgalanmakta Suriye ırak ve tahranda degil Yüz binlerce terörist mucahit diye eğilip suriyeye gönderildi de 1000 tanesi niye Filistine gitmiyor. Nerde cihadın yapılacağını Amerika belirlerse durum bundan farklı olmaz. Konuştukları iza kendinizde inanmıyorsunuz artik İslami diye geçinen sizler siyaset tarafından kullanılıp zamanı geçmiş mallar gibi bir kenara atıldı iz. Müttefiki iz olan İhvanı da nasıl kullandığınız bellidir Büyük ortadogu es başkanlarının yürüttüğü projede yenildiniz ama çok kotu Gelsin bu satlık kalemler televizyonlarda bir konuşsunlar vallah linç edilecek zamandan korkun İran düşmanlığınızı a anliyorum Kaybettiniz Filistin de de yine kazanan direniş cephesi olacaktır natinun ve batının müttefikleri degil

Şaban

11 Mayıs 2021 22:32

Allah razı olsun kaleminize güç versin. Gerçekten bizim yöneticileri anlamakta zorluk çekiyoruz. Söylemle eylemler hiç uymuyor. Yöneticiler muhalefet gibi konuşuyor.  

Davacı

11 Mayıs 2021 17:57

Eyvallah üstad

Hikmet Yılmaz

11 Mayıs 2021 17:15

Hac'a gitmeyi düşünüyormusunuz ? Osmanlı varaklarını ( yıkılan ) gezme fırsatı bulursun ? Git git.

Murat Koca

11 Mayıs 2021 16:38

abd'nin soykırım demesine güçlü diplomatik yanıt veremezsen, Filistinli kardeşlerimize nasıl destek olacağız? 

Murat Koca

11 Mayıs 2021 16:38

abd'nin soykırım demesine güçlü diplomatik yanıt veremezsen, Filistinli kardeşlerimize nasıl destek olacağız?  

Muhammet İzzet

11 Mayıs 2021 14:29

Bu tespit, tahlil ve teklifinden dolayı teşekkür ederim, kardeşim.

Bir okur

11 Mayıs 2021 12:21

Bizimkiler roger waters kadar olamadı diye yorum yazınca yeni akit yayınlamıyor, sizin yazınızı iyi ki yayınlamışlar Yine de Filistine samimi desteğiniz çok önemli, hatta bazen yazılanlar, anlatılanlar yahudi için silahtan daha tehlikeli ve aynada şerefli olanlardansiniz

YILMAZ YILDIRIM

11 Mayıs 2021 06:23

Eleştirilerinde haklısın ama iran konusunda kantarın topuzunu biraz kaçıŕdığını düşünüyorum abi.tabi birde hem bizde hemde islam dünyasında filistin davasına samimiyetsiz yaklaşım oda ayrı bir sorun.içerde sağlıyamadığımız hak hukuk adalet eşit paylaşım gibi değerleri başkalarından talep edince olay biraz absürt olmakta.anadoludaki tabirle ele verir talkımı kendi yutar salkımı.buda tabi inandırıcı olmuyor. Allaha emanet abi

Kenan Alpay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle