• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Müslümanların LGBT ile imtihanı

01 Mayıs 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Müslümanların LGBT ile imtihanı

İDRİS GÜNAYDIN

Bu başlık sizi şaşırtmasın. Dünyanın bugün LGBT diye bir baş belası ve «Hünsa» diye bir meselesi var.

LGBT, her şer işte olduğu gibi bu konuda da Siyonistçe bir projenin emperyal bir yansıması olan ve Avrupa’dan dünyayı etkilemeye çalışan sinsice bir projedir. Dünya milletlerinin ırk yapısını değiştirmek isteyip, bu yönde yığınla reklam yapan, dernekler kurduran, gösteri ve mitingler organize eden hatta içi kof siyasi parileri destek için satın alan bir proje…

Hünsa ise ilk insan Hz. Adem’den hemen sonraki dönemde dünyada var olan, dünya geneline yayılmış, insanlığa imtihan için adeta gönderilmiş bir çift cinsiyet olayı… Hünsa-i Müşkil olarak bizim İslami fıkhımızda adlandırılmış olan bu durum, bazı erkeklerin kadın, bazı kadınların erkek görüntüsü ile yaratılıp kendilerini yaratılışlarının aksi istikamette hissetmeleridir.

Bu durumla ilgili daha önce bir yazı yazmıştım.

Son Kahramanmaraş okul saldırısı olayı da gösterdi ki bu durum çok ciddi bir mesele olarak karşımızda duruyor. “Çok ciddi bir mesele olarak” dememin sebepleri:


*Bu konu teşhis edilinceye kadar gizli kalır ve müdahale edilmesi gecikebilir. 

*Anne- baba bu durumu gizli tutmak isterler ve müdahale çağını geçirebilirler.


*Bu ahval ile büyüyen kişi, ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın iç duygularına esir olur ve onun gereğini yapar. Her iki durumda da yaptıkları bir çirkinlik sayılır ve kimse tarafından hoş görülmez.

*Toplumdan arzu ettikleri itibarı göremez, ya umursamazlık ya da aşağılanma reaksiyonu ile karşı karşıyadırlar.


Toplumdan ve aileden istedikleri yakınlığı göremeyince, her yaptıkları suç kabul edilir ve asabileşirler. Nitekim Kahramanmaraş’ta iş cinayete kadar gitti. Çünkü çocuk yeteri yakınlığı ve sevgiyi bulamayınca kendini bir anda kahraman yapmak istedi, yanlış yola girdi.

*Evlenemezler. Aile ve toplumun ittirmesiyle evlenseler bile evlilikleri uzun sürmez.


* Evlenseler bile çocuk yapamazlar.

*Toplumda kolay kolay, itibar gören bir paye alamazlar.

Bu meselenin “böyle olanlara hormon yükleme” diye bir tedavi yolu varmış ama kaç yaşı bunun için uygundur, her kişiye mi, her cinse mi, ücretli mi, ne kadar tesirli; bu konularda bilgim yok. Ancak böyle bir uygulama var!

Durum öyle veya böyle olsun, Müslümanlar zaviyesinden baktığımızda konunun “Lutilik” diyerek geçiştirilmesi asla sağlıklı bir yol değildir. 



* Önce, bu Müslümanlar için bir imtihan vesilesidir.

* Bu bir tercih değil bir fıtrattır.

* Bu kişiler başka bir gezegenden gelmiyor bizzat öz be öz kendi evlatlarımız arasından çıkıyor lakin yaptıkları bize göre hatalar önce anne-babayı rahatsız ediyor.

MÜSLÜMANLARIN İMTİHANI

Müslümanlar olarak iki yüz senedir, yeni icat edilen şeylerden hiç biri biz Müslümanların eseri değil. Bu konuda güzel yatıp derin derin uyuyoruz. Ama hiç değilse bu konuda bir hayırlı iş yapabiliriz: Tüm İslam Dünyasında yardım toplanarak veya bazı kuruluşlar fon oluşturarak Hünsa ile mücadele eden ilmi kuruluşlara destek verebiliriz. Onları araştırma yapmak için cesaretlendirebiliriz. Ücretsiz tüm dünya hünsalarını tedavi için el uzatabiliriz. Böylece henüz ulaşılamayan hedefler varsa ulaşılmasını, eksik kalan durumlar varsa giderilmesini, tedavi göremeyenler varsa okullarda, asker ocaklarında tarama yapılmasını sağlayabiliriz.

Asker ocakları dedim, askerde... Bu alan çok daha önemli. Bu bir yaratılış meselesi!. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

yıldırım bahadır

Bu konuyla alakalı olarak böyle bir hadiseye neden olabilecek göstergeler ortaya çıkan bir çocuğumuzu İstanbulda bir hekim hanimefendiye götürmüştüm. Anında çikolatayı ve tavuk yemesini yasakladı. Kola ve gazlı içecekleri men etti. Çocuğumuzun uygun arkadaş gurupları ve öğretmenlerin önceden uyarılarak dikkatle izlendiği bir eğitim kurumuna nakli sağlandı. Çocuğumuz elhamdülillah o beladan kurtuldu ve aslan gibi bir delikanlı olarak hayatına İslam üzere devam ediyor. Çikolata içindeki katkı maddeleri ve yapay hormonlu yemlerle beslenen tavukların tüketilmesi ve özellikle de kolanın ne denli olumsuz etkisinin bir vücutta nelere sebep olabileceğinin canlı şahidi oldum. Neticede konunun ilmi araştırması yapılmalı ve katkı maddelerinin etkileri bilimsel olarak ortaya konulmalıdır diye düşünüyorum. Öte yandan mikroplastikler ve yer altı suyuna karışan ÖZELLİKLE İLAÇ VE DETERJAN ların da arıtma tesislerinde arıtılamadığı ve vücuda cinsiyetsizleştirmeye varan zarar verdiğini bir uzmandan dinlemiştim. Bu zararı azaltmak için ileri arıtma teknikleriyle Ozonlu arıtma üzerine bu yönde çalışmalar yapıldığını da ilgili kanallardan izliyoruz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23