• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Merhum Necmettin Erbakan’ı andık

04 Mart 2024
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Necmettin Erbakan bu millete Allah’ın lütfu; bir iman, siyaset ve devlet adamıdır. 

Aynı zamanda Türkiye’de henüz akademik başarı rekoru kırılamayan, bir başarının ve zekanın sahibidir.

Türkiye’de dindarlar, Selçuklu ve Osmanlı Tarihine hatalarıyla sevaplarıyla nankör bakmayanlar ve yurdunu, milletini canından çok sevenler, ırkçılık değil nizamı alemci, davasına meftun olup İ’lay-ı kelimetullah sevdasında olanlar, maalesef 1923/1950 arası bir mağaraya hapsedildiler. Mağarada ışık yok… Dışarı çıkmaya kapı yok…Cinnet mustatili… 

Azap, sürgün ve ölüm mustatili…

Merhum Menderes bu mağaranın duvarına bir pencere açtı. İçeri aydınlık dolmaya başladı. Demirel ise pencereyi ne genişletti ne de daralttı. Rahmetli Özal daha geniş bir pencere açtı. Merhum Erbakan ise mağaraya kapı açıp mahpusları oradan kurtaran insandır.

Şu yazdıklarımı, çekenler anlarlar. 

Almanya’da öğrencilerime ilkokul yıllarındaki kurşun kalemini yontma serüvenimizi anlatıyorum bir gün. İki tarafı keskin jiletle nasıl kalemin ucunu yonttuğumuzu, yontarken terleyen parmaklarımızdan jiletin kayıp parmağımızı kestiğini… 

O çocukların sahip oldukları imkanların ne büyük bir lütuf olduğunu v.s.

Öğrenci soruyor: “Hocam! Neden markete veya kırtasiyeye gidip kalemtıraş almıyordunuz?”

Bilmeyene nasıl anlatacaksınız? Yaşamayana neyi hatırlatacaksınız o tarihlerde yaşadığımız muhitte yol, kırtasiye ve kalemtıraş olmadığını!

1973 tarihinde duydum adını ilk kez. Yeni bir parti kurulmuş ve lideri de Necmettin Erbakan’mış. Yakında da seçim olacakmış.

Henüz orta üçüncü sınıftayım. Sadece Demirel’in Başbakan olduğunu biliyorum. Bunun dışında siyasi gelişmelerden bilgim de yok, ilgim de yok.

Ailem Adalet Partili… Daha sonra da ANAP’lı…

Biz, önce MSP ve “Erbakan’ca” bir siyasi duruşa sonra da MTTB ve Akıncılar Teşkilatlarındaki aldığımız feyiz, bilgi ve terbiye ile İslami bir dünya görüşüne sahip olduk. Çok şükür.

Dünyada üç iktisadi düzen vardı. İkisi dünyaya icraat olarak hâkim biri de hakim olacağı günleri bekliyordu. Kapitalizm, komünizm ve İslam… Çok şükür ki; doğru yerdeydik. Kapitalizm ve komünizm denendikleri için merhum hocamızın tabiriyle: “Denenmiş denenmez” noktasındaydı. Komünizm felsefi olarak da fiili olarak da iflas etti. Aslında kapitalizm de çoktan iflas etti ama sermaye ellerinde olduğu için kuyruklarını dik tutmaya çalışıyorlar. Bir de dünyada İslami ekonomik sistemi dört başı mamur uygulayan yok. Bunun da sebebi; dünyaya siyaseten de iktisaden de Yahudi lobisinin, Batı hegemonyasının, Siyonist embesillerin hakim olması.

İşte merhum Necmettin Erbakan, tam da burada daha iyi anlaşılır hale geliyor. Gözü görenler, kulağı duyanlar için tabii.

Daha ortaokul son sınıfta bir öğrenciyim. Ailem anne ve baba tarafından Adalet Partili… Karşımda üç şiddetli muhalif çevre oluştu. Bunlardan biri Giresun ve civarında müridanı olan ve benim sülalemden de oraya intisaplıların bulunduğu bir tarikat…

İkincisi sülalemden bazılarının içli dışlı olduğu Süleyman Efendi Cemaati…

Üçüncüsü de Adalet Partinin bana uzaktan yakından akraba, komşu, çevre, ahbap olanları…

Öyle saldırıyorlar ki; “Erbakan kızılbaş… Bir abdestle beş vakit namaz kılmış… Sekreteriyle evlenmiş… İrancı… Vehhabi…Yalancı… Yeşil komünist…”

Gazeteler Hürriyet, Milliyet, Günaydın, Cumhuriyet, Gün, Tercüman, Yeni Asya… Ölümüne vuruyorlar. Daha sonra buna Fetö denilen mahluk da eklendi… Daha 1975’de “Demirel’i eleştirdi” diye ağır beddualar ve ithamlar…

Çocuksunuz. Bazen fevri davrandığınız da oluyor; dayanamıyorsunuz. Bazen ağlama derecesine geldiğiniz oluyor. Adamcağız gece fenerle lüküs lamba ile fabrika temeli atıyor; milletini ülkesini düşünüyor; özellikle Adalet Partililer ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyorlar. Çünkü biliyoruz; Erbakan’ın aldığı oylar Adalet Partisi havuzundan kayıyor MSP’ye… Bu ise Demirel’i tek başına iktidar olmaktan uzaklaştırdı. Bir kuyruk acısı var. Masonlar tekmili birden Erbakan’a saldırıyor/saldırtıyorlar. ABD ve Batı keza aynı şeyi yapıyor çünkü Erbakan’ın bastığı yer Avrupa ve ABD’nin nasırı… Türkiye çivi üretse Batının “oturağı”na batıyor!

CHP’ye çok da dokunmuyor bu durum. Onların bir totemi var. Akşam onunla yatıyor sabah onunla uyanıyorlar. Tuzları kuru. Ülkenin elit takımını oluşturuyorlar genellikle. Totemleri “çağdaşlaşma… asrileşme…”

Necmettin Erbakan olmasaydı yirmi iki yıllık Ak Parti iktidarı olmazdı. Çünkü rahmetli Erbakan Hocamız rejimi yordu. Onlar bıktı Hocamız bıkmadı. Onlar yumruk atıp dengesini kaybeden adam gibi, yere kaykılıp düşen gibi adeta bezdiler. Hocamız ise: “İman varsa imkan da vardır” dedi.

CHP’li Erzincan senatörü Niyazi Ünsal Hocamızın Erzincan’da attığı bir fabrikanın temelinden bir bölümü söküp, arabasının arkasında Ankara’ya getirdi ve sergiledi. Güya Hocamızla alay ediyor. Kafa bu kadar…

Hocamız ise: “daha sağlam temeller atacağız ve sökemeyecekler” diyerek sökülemeyecek hizmetler yaptı. Derinlerden fışkıracak tohumlar saçtı. 

Rabbim bir gün vademiz dolduğunda bizi onun yanına nasip eylesin, vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yeniden refaha devam

Reisi menşur eden rahmet li erbakana en sonunda reis yaşın 70 aklın gitmiş dedi .. olacak işmiydi ..

Şeref

Güzel anlatmışsınız hocayı,ama niye muhalif parti kurduğunuzu anlatmamışsınız....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23