Kutsal kitabınız bugünkü Tevrat olsaydı ne yapardınız?
Bir hatıra…
2006 yılında Almanya’da katıldığım bir “Diyalog” toplantısında, o gün için belirlenen konu işlendi ve serbest zamana geçildi. Soru sorma zamanı. Papazlara sordum: “Kitabı Mukaddesi yani Torayı da kapsayan bir kitaba inanıyorsunuz; doğru mu?”
Evet cevabını alınca; “Öyleyse Tevrat (Tora) içinde yazılanları da kabul etmiş oluyorsunuz. Öyle mi?”
Ne gibi? Diye sorduklarında, mesela: “Davut Peygamber komutanı olan Uriya’nın hanımına aşıktı ve Uriya’yı ölsün diye hep savaşların en hararetli yerlerinde görevlendiriyordu.”
Mesela: “Lut Peygamberin kızları babalarına şarap içirdiler ve onunla yattılar…” gibi, dedim.
Bir kadın rahibe dedi ki; “Ohoo! Tevrat’ta öyle aşk hikayeleri var ki; bunlar ne ki?”
Bugünkü Tevrat yedi yaş üstü çocukların eline verilemeyecek kadar sapık hikayelerle doludur. Bazılarına bakalım:
“Yahudiliğe döndürülmüş bir kız, üç yaşından bir gün fazla olursa, bir haham onunla evlenebilir. Yavamot/60/6.”
Nasıl? Son derece çağdaş geliyor mu bu size laikperestler?
“Kaptın gönlümü, kız kardeşim, yavuklum! Gözlerinin bir bakışı ile… Okşamaların ne güzel kız kardeşim. Şaraptan ne kadar hoştur okşayışın. Neşideler Neşidesi 4/9-10.”
Nasıl? Ensest pisliklerin kaynağı gibi mi laikperestler? Ne dersiniz?
“Bir dul kendini tatmin için her türlü usullere başvurabilir. Bir kadın sebepler göstererek…(yazmaya utanıyorum) Böyle bir kadını ileride evlenmek isterse bir haham bile alabilir. (Talmut; Yebamoth/59-59b).”
Başka yine var ama buraya yazamıyorum.
Evladın annesiyle, kardeşin kardeşle, kızın babayla…
Ne gariptir ki; dünyada laikliği kabul etmeyen ülkelerden biri de İsrail olduğu halde ve kabul eden üç ülkeden biri de Türkiye olduğu hatırlanırsa; İsrail kendi içinde ne yapar, Yahudiler Kuzu Bayramından başka hangi bayramları kutlar bilmiyoruz lakin Yahudilerin Siyonizm ideolojisine inananları bu Tevrat’ta ve Talmut’ta yazılanları tüm dünyada, özellikle laik ve gayrimüslim ülkelerde icraata koymuşlar! Her türlü denaet, fecaet, rezalet; LGBT, ensest, küçük yaştaki kızlarla evlilik, üstelik hahamların evliliği, açıklık, sapkınlık, teşhircilik… Tüm bunları dünyaya sessiz sedasız pazarlıyorlar da dünya bihaber…
Siyonizm’in, mason teşkilatları vasıtasıyla oyunun kartlarını açtığı ülkelerde intihar, kardeş kavgası, boşanma, nüfus planlaması, geç evlilik gibi insanlık nüfusunu kökten tehdit eden büyük olaylar yaşanmakta fakat Siyonizm’in saati, kendilerinin istediği gibi tıkır tıkır işlemektedir.
Bana o diyalog toplantısında “Ohoo! Tevrat’ta daha neler var ki!” diyen o bayan rahibenin bile yüzünün kızardığını hatırlıyorum. Ama gel gör ki; dünyayı bir sarmaşık gibi saran bu Siyonizm belasının kaynağı işte bugünkü Tevrat ve Talmut’tur.
Zaman zaman şöyle soruluyor: Tüm Yahudiler mi suçlu? Hayır: Kur’an’ın “Ehl-i Kitap” dediğine biz ‘ehli defter’ diyemeyiz. Tabii ki onlar içinde de Siyonizm ideolojisini benimsemeyen, Büyük İsrail iddiasını bir hayalden ibaret görenler vardır. Sayıları ne kadar? Nüfusun kaçta kaçı? Bilemem. Ama, Yahudiler son derece dindar bir ırk olduklarına göre kendi kutsal kitaplarını ret edebilirler mi?
Bir de mesela; Türkiye’deki dönmeleri (Sabataist’leri) kendilerinden saymadılar. Onlara güvenmediler ve İsrail’e kabul etmediler.
Yahudiler hangi şart altında olursa olsun, takıyyeyi de benimseyen bir millet. Özellikle Kabbalist Yahudiler her ülkeye takıyye ile sızmışlardır.
Sık sık bu konulara girerek dikkat çekmeye çalışıyorum. Allah korusun; eğer Türkiye zayıf düşerse başına çöreklenecek olan ilk düşman Siyonizm’in kontrolünde olan iri devletlerdir. Allahualem, son zamanlarda yirmi iki şehit vermemize sebep olan o saldırılar da Türkiye, İsrail meselesinde biraz daha geri planda dursun, sakın ola ki bir çılgınlık yapmasın da kendi iç meseleleriyle, Kuzey Irak’la, Suriye ile uğraşsın; biz Filistin’i tamamen ilhak edelim, diyedir.
Veya, Allah’ualem; Türkiye hâlâ kızıp İsrail’e saldırmadı. Biz askerlerine saldırarak iyice bir kızdıralım da bir gözü karalık yapsın, İsrail’e ve ABD üslerine saldırsın. Biz de fırsat bu fırsat diyerek çullanalım, diyedir.
Öyle veya böyle. Hâlâ İsrail’in aklında olan, Batıcılığın kavalını çalan, Müslüman Türk’ün yurdunda fikir ve yaşantısıyla mukaddeslerimize tavır koyan laikperestler! Sizin Tevrat gibi bir kitabınız olsaydı tavrınız nasıl olurdu?
Veya şöyle soralım: Sizin kutsalınız hiç yok ama Tevrat’ta yazılanlardan farklı mı düşünüyorsunuz?
Şöyle de sorabiliriz: Savunduğunuz çağdaşlık adına tüm düşünceler aslında tahrif edilmiş Tevrat’ın ürünü. Bunlar size nereden ve kim tarafından üfleniyor!?
Vesselam.