• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Hem Adalet Bakanına hem de Diyanet İşleri Başkanına

11 Mayıs 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Hem Adalet Bakanına hem de Diyanet İşleri Başkanına

İDRİS GÜNAYDIN 

04-05-2026 tarihli “Bahar içeri dolmada şimdi” başlıklı yazım üzerine Giresun Başsavcımız Kıymetli insan Zeynel Abidin Akkiraz Beyin bazı hususları hatırlatan çok anlamlı yazısını aktarmak istiyorum. Tabii yazımın muhatabı Adalet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı…

...Zeynel Abidin Bey, hafızlık yapan mahkumların heyecanlarının devam etmesi, yeni hafızlık yapacaklara da cesaret vermesi açısından şu üç maddeyi zahmet etmiş, göndermiş:

 “1-) Mevzuat gereği hafızlık merasimi kapalı ceza infaz kurumunda gerçekleştirilmektedir. 

Halbu ki bu programın dışarıda ve herkesin girebileceği/görebileceği/ özgürce katılabileceği bir ortamda yapılması hafız olan mahkum için onur ve itibar verici bir durum olacağı gibi, benzer durumdaki mahkumlar için de rol model ve teşvik edici olacağı, yine toplumda suç işleyen ama nedamet gösteren / tevbe eden/ esfiya olan kişiye karşı da bir merhamet duygusunun oluşmasına vesile olacağı kanaatindeyim.

(Mesela il genelinde geçen hafta 224 hafız için tüm protokolün katıldığı halka açık “hafızlık İcazet merasimi” gerçekleştirildi, bizim mahkumu da o programa dahil etmek istedik ama mevzuat (güvenlik) gerekçesiyle müsade edilmedi, halbuki her iki program da diyanet koordinesinde gerçekleştirildi ve bizim hafızımız 225 kişi olarak bu sayıya dahil edilmedi bile, yok hükmünde kısacası)



2-) Hafız olanların icazet belgesini almasına müteakip açığa ayrılmasına (Açık Ceza İnfaz Kurumuna) imkan tanınması. 

Mevzuatımızda maalesef bu şekilde bir imkan bulunmamaktadır. 

Hafız kişi yine eski ortamında ve koşullarında kalmaya ve cezasını infaz etmeye devam etmektedir. 

Her ne kadar hafızlık yapmak isteyenlere özgü bir koğuş imkanı sağlasak da kapalı ceza infaz kurumunun infaz şekli ( güvenlik sebebiyle) gereği her şeyi yapmaya müsade etmemektedir. 


Bunun yerine açığa ayrılma imkanı verildiği takdirde bu durum erken terhis olma gibi bir etki doğurur ve birçok mahkum kişinin hafız olmasına, cezaevindeki süreçlerini iyi halli, nitelikli ve hayırlı geçirmelerine vesile olur. Ayrıca hafız kişinin tahsiline devam etme, geliştirme  (Arapça, kelam, fıkıh gibi derslere) imkanı da sağlar. 

3-En önemlisi de hafız kişinin istihdam edilmesi mevzudur.

Bu kişilerin hafız olmaları hasebiyle hafızlığa tanınan imkanlardan kısmen de olsa yararlanmaları gerektiğini düşünüyorum.

Yani diyanet bünyesinde diyanetin uygun göreceği yerlerde görevlendirilebilirler.

Bu sayede taşıdığı sıfat sayesinde hem kendisi topluma değişmiş bir şekilde ve makbul bir kişi olarak  karışma, yeni bir sayfa açma imkanı bulur hem de bu kişi evvelce  kendisi gibi olanlar üzerinde rol model olur, tevbe etmelerine, düzelmelerine vesile olur. 


Suçun/ günahın etkisi altında olan insanların, mahkum hafızı gördüğünde ondan etkilenmesi kuvvetle muhtemeldir…”


Benim acizane fikrim ise şudur. Allah Kur’an’da “Allah’ın ahlakı” ile ahlaklanmaktan söz eder. Allah’ın ahlakı merhamet, rahmet, acıma, af esası ağır basan bir ahlaklanmadır.

Bu teklifler hayat bulursa ceza evlerimiz çiçek bahçesine döner.

  Mahkumun ne kadar merhamet ve af yanı beslenirse, bu kervana katılacak mahkum çok olur. Böylece dışıyla mahkum ettiğiniz kişi iç dünyası ile Hakk’a teslim olur. 

Bir mahkumun bedenini insani haklardan alıkoyup sonra salmak onun bir daha suç işlemeyeceği anlamına gelmez. Hatta daha eşet olabilir. Ruhuyla teslim olmuş kişi en güvenilir kişidir. Bu talepler yerinde ve güzel taleplerdir. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23