Emine Erdoğan’a ikinci mektup
Emine Erdoğan’a ikinci mektup
İDRİS GÜNAYDIN
Sayın Emine Hanım.
Bundan önceki yazımda çevre temizliği konusunda atmanız gereken radikal bir adımdan bahsetmiştim. Gerçekten bu konuya o kadar çok ihtiyacımız var ki...
İkinci, acilen müdahale etmemiz gereken konu ise ömür boyu nafaka meselesidir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra yeniden gündeme gelen bu konu artık adil şekilde çözülmeli..
Şu İstanbul Sözleşmesi denen ucubenin, ilahiyat akademisyenlerinin de içinde bulunduğu bir kurul tarafından yeniden ele alınması ve değerlendirilmesi gerekir. Ömür boyu nafaka anlayışı kadar absürt, zalim ve adaletsiz bir karar olamaz. Maalesef bu yasa çıktıktan sonraki kadar kimse veya hiçbir yasa Türk aile yapısının ayarları ile oynamamıştı. Maşallah! Bunu Ak Parti hükümeti dönemine denk getirdiler. Evlenmeyenler ordusu, boşananlar ordusu, çocuk yapmayanlar ordusu… İyi ordular oluşturuldu. Hangisini istese İsrail’in üzerine gönderebilirler.
Dünyanın hangi ülkesinde vardır böyle, kendi aile yapısının ayarı ile oynayan?
Sayın Emine Erdoğan.. Bu uygulama ile Türk aile yapısı çok büyük yara almıştır. Çok acıdır ki, bir gelenek oluşmuştur. Yasayı değiştirebilirsiniz ama anlayışları değiştirmeniz zor.
Alt yapısı iyi hazırlanmayan iyi niyetli adımlar ters tepiyor. Ak Parti hükümeti, boşanmayı zorlaştıran Katolik anlayışlı nikah sistemini bozdu, aslında boşanmadaki kitlenmeyi çözdü, ama “zinayı serbest bıraktı” denilerek, topluma böyle lanse edildi.
İmamların ve müftülüklerin de nikah kıyması esası getirildi, lakin müftülükleri arayıp soran yok.
Bu konu da birkaç feministin hazırlıklı olup, yasayı çıkarttırması olarak yorumlandı. Vatanın dağı, obası acıların mekanı oldu.
İLK YİĞİTÇE ÇIKIŞ GİRESUN
MİLLETVEKİLİ ALİ TEMUR’DAN
Nedense dün, “Konstantinopolis’te kardinal kavuğu görmektense, Müslüman sarığı görmeyi tercih ederim” deyip, İstanbul’un fethini kolaylaştıran Rumlara karşın, ilk işaret fişeği “zulüm 1453’te başladı” diyen Rum aşıklarından geldi. Ardından, cumhurbaşkanımız da bu sloganı konuşmalarında dile getirdiği halde ilkokuldan üniversiteye kadar çocuklarımız papaz cüppesi, kardinal kavuğu giymeye başladılar. Kızlarımız Cannes Plajlarına çıplaklar kampına katılmaya adaymış gibi, erkeklerimiz ise İstanbul’u yeniden Roma imparatorluğuna döndüreceklermiş gibi hareket etmeye başladılar. Onların muz toplayan müdürleri de galiba karşılarına aldıkları muhabbeti koyu zevat ile sohbete dalmışlar.
Giresun milletvekili Ali Temur, galiba Giresun MEM ile görüşerek, okullardan mezuniyet kutlamasını kaldırttırıyor. Tabii bu yetmez. Onun yerine makul ve milli olanın emredilmesi gerekir.
Bu iş iyice can sıkmaya başlamıştı. Ali Temur Beyi tebrik ederiz. Bize kendi yüreği, vekili olduğu milletinin yüreğinden büyük vekiller lazım, vesselam.