İsrail dünyadan izole olurken
Dünyanın Gazze’deki soykırım ve civar ülkelere yaptığı saldırılar nedeniyle İsrail ve genel olarak Yahudiler konusunda bir karar verme noktasına gelmeye başladığı görülüyor. Devletler bağlamından başlarsak; Amerika ve Almanya gibi birkaç ülke İsrail’in esiridir. Özellikle Amerika, Yahudi lobisi yüzünden her istenileni yapmak durumunda kalmıştır. İsrail’in aleyhinde olan siyasetçiler paranın gücüyle devre dışı bırakılırken, biat edenler senato ve kongrede çoğunluğu oluşturuyorlar. Amerikan yönetimi yıllarca Rusya’yı seçimlere müdahale etmekle suçlarken Yahudi lobisinin açıktan müdahalesine ses çıkarmamaktadır.
Almanya ise Yahudi soykırımını kendisi yaptığı için Yahudilere karşı borçlu olduğunu söyleyerek İsrail’in işlediği soykırıma sessiz kalmakla kalmayıp, sınırsız siyasi ve askeri destek veriyor. Soykırım utancı başka bir soykırımı desteklemekle ortadan kalkmaz. Tam tersi utanç iki katına çıkar ama Almanlar ya utanmak nedir bilmiyorlar ya da soykırımı kim yaparsa yapsın zevk alıyorlar. Gerçekten bir Yahudi soykırımı oldu mu onu da tartışmak gerek ama şimdilik başka zamana bırakalım.
Diğer ülkeler içinde İsrail’e az ya da çok destek verenler var ama sayıları çok değil. Dolayısıyla yeryüzündeki hükümetlerin çoğu İsrail’den haz etmiyor. Ancak halklar hükümetlerden farklı olarak İsrail’den nefret ediyorlar. Buna Amerikan gençliği dahil. Demokratlar halkın tepkisini görmedi. Trump da henüz görmemiş olmalı ki okullarda İsrail’in eleştirilmesini yasaklamayı düşünüyor. Ne o ne de başka bir Amerikalı İsrail’e olan nefreti özgür düşünceyi engelleyerek durduramayacak. Siyasetçiler ceplerine giren bağışların (rüşvetlerin) hatırına İsrailcilik taslayabilir ama Amerikan halkının böyle bir borcu yok.
Diğer ülkelerdeki İsrail nefreti (ki bu nefret Yahudi nefretine dönüşmüş durumda) Amerika’dakinden daha fazla. Artık Amsterdam’da veya Paris’te “Gazze’deki tüm çocuklara ölüm” diye bağırmak kolay değil. Dayağı yiyince de Yahudi karşıtlığı artıyor diye ağlamak işe yaramayacak. Hiçbir vicdan sahibi soykırım yapan bir toplumu desteklemez. Şayet soykırıma karşı çıkmak Yahudi karşıtlığı (anti-semitizm) ise bu durumda vicdanlı herkes Yahudi karşıtıdır ve olmak zorundadır. Çünkü vicdan mazlumdan yana olmayı gerektirir.
Öte yandan, soykırım mağduriyeti de işe yaramayacak. Soykırım yapan bir toplum yeni bir soykırım yapacak son toplumdur. Eğer yine de soykırım yapıyorsa ya soykırıma hiç uğramamıştır ya da büyük bir suç işlemiştir. Bu yine de kendilerine soykırım yapılmasını gerektirmez ama en azından neden başkaları değil de onlar hedef alındı sorusunu sordurur. Ayrıca soykırım mağduru olsalar bile kendileri de soykırım işledikleri için kimseden merhamet beklemesinler.
Nitekim dünya, Yahudileri daha da izole ediyor. Ne Avrupa’da ne Asya’da ne de başka diyarda rahat edemeyecekler. Daha önce de yazdığımız gibi, İsrail de bir tür Gazze olacak. Çünkü İsrailliler dışarıda artık rahat edemiyorlar. Daha bugünler iyi günleri. Ne bir maçta ne turistik bir yerde ne de bir fuarda İsrailli olmak vebalı olmak gibi gelecek. Bu bir tür zulüm mü? Evet öyle ama zaten suçluların sonu hep böyledir. Siz hiç bir katilin sokaklarda rahat gezdiğini gördünüz mü? Onunla beraber maç izler misiniz? Ya da iş ortaklığı yapar mısınız?
İşte İsraillileri ve Yahudileri (içlerindeki masumlar dahil) böyle bir dünya bekliyor. Sözde vaat edilmiş toprakları kanla almanın bedeli dünyanın diğer tüm topraklarından atılmak olacak. Zulümle abad olunmaz.