--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Domates mi yoksa SİHA mı önemli?

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
25

En gelişmiş yerli SİHA olan Akıncı ordumuza teslim ediliyor. SİHA çağında en iyi SİHA’lara sahip olup birkaç ülkenin kaderini değiştirip o ülkelerde hem zulmü sona erdirip hem de adaleti temin etmek Türkiye’ye nasip oldu. SİHA’lar olmasaydı belki de bu başarı gelmeyecekti. Eğer ki birileri engel olmazsa bu ülke savunma sanayisinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri olabilir. Ama dediğimiz gibi birileri engel olmazsa.

Muhakkak ki iktidar değişirse yeni Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş vakaları yaşanacak ve efsane SİHA’ların üretimi sadece durdurulmayacak, fabrikaların kapısına da kilit vurulacaktır. Bu ülkede tarih tekerrür eder çünkü zararlı zihniyet nesilden nesile atlayarak yaşamaya devam ediyor. Bu konulardan iyi anlayan ve memlekete çok katkısı olmuş bir dostumuz, Baykar Makina gibi firmaların kendilerine Amerikalı ya da Avrupalı ortak bulma tavsiyesinde bulunuyor. Çünkü belki o zaman yerli malına düşmanlık besleyenler yabancıların hatırına fabrikalara dokunamazlar. Ne acıdır ki silah fabrikalarımızın kapanma ihtimalini konuşunca akla fail olarak yabancılar değil yerli bazı güruhlar geliyor. 

Bu kötü senaryonun olmaması için tek çare vatansever bir iktidarın varlığıdır. Mevcut iktidar ve siyasi ittifak iyisiyle kötüsüyle halen ülkeye en faydalı olabilecek iktidardır. Aslında muhalefetin belediyeleri yönetememesi ve yolsuzlukları iktidarın önünü açtı. Ancak iktidar (bazı alanlarda) o yolda yürümek yerine yerinde sayıyor gibi bir izlenim veriyor. Oysa ki iktidarın devamı için engel gibi görünen sorunlar kolayca çözülebilir nitelikte. 

Mesela gıda enflasyonu başını almış gidiyor. Yakın zamana kadar bazı ürünlerin fiyatı 10 yıl boyunca değişmiyordu. Şimdilerde 10 günde bir değişen fiyatlar var. Oysaki hal yasası çıkacaktı ama nedense çıkmadı. Öte yandan; meydan sırf fiyatlar artsın diye sebzeyi/meyveyi çöpe atan veya stoklayanlara kalmış gibi bir hal var. Piyasa gözü doymayan tüccarlara kalırsa halkın sepeti pahalıya dolar. Hayat pahalılaşınca da suçlanan tüccarlar değil hükümet olur. 

Bunun gibi hükümetçe üstünde durulmayan birkaç sorun daha var. O sorunlar bir yana, Ak Partili seçmenin muhalefet gibi hükümeti eleştirmek yerine hükümetin soruna çözüm üretmesi baskı yapması dikkat çekiyor. Bu durum aslında Ak Parti için büyük bir nimet. Taban kendi partisini terk etmek yerine gördüğü hataları söylüyor yöneticileri bir şeyler yapmaya zorluyor. Muhalifler ‘fiyatlar yüksek’ diye şikâyet ederken, iktidar tabanı ek olarak çözüm önerisinde de bulunuyor ve mesela hal yasasını çıkar diyor. 

Bunlar biraz da kurumsallaşmanın işaretleri. Kurumsallık, liderler değişse bile partinin varlığını sürdürmesi ve seçmenin aidiyet hissinin devam etmesidir. Bu durum şu anda sadece CHP’de var. Başına kim gelirse gelsin oyu değişmiyor. Aynı durum Ak Parti için de geçerli olabilir. Ak Parti, CHP’den farklı olarak halkı temsil ediyor ve eğer kurumsallaşırsa % 25 değil, % 40-45 civarında kemikleşmiş bir oya sahip olabilir. 

Dolayısıyla Ak Partinin tabanıyla biraz daha bütünleşmesi ve halka kulak vermesi elzemdir. Bu ülke insanı SİHA’larda gösterdiği başarıyı başka alanlarda da gösterebilir. Ay’a da çıkar, milyar dolarlık şirketler de çıkarır. Bunun için hükümetin 2023’ü kazasız atlatması lazım. Onun çaresi de önce domatese, patatese, soğana çare bulmasıdır. SİHA’lar gururumuzdur ve hepimizin göğsünü kabartır. Ama önce mideyi tatmin etmek gerekir. Hükümet için çözmesi oldukça kolay olan bu tür sorunların bir an önce çözülmesi gerekiyor. Bunu için zaman da var, imkân da. Bu şarkı burada bitmek zorunda değil. 

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle