--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zalim Rejimler Sahipleriyle Çökerler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

Zalim Rejimler Sahipleriyle Çökerler

HÜSEYİN ÖZTÜRK

İnsanlık tarihi, zalim rejimlerin sahipleri ve destekçileriyle çöktüğü hadiselerle doludur. Hiçbir zulmün ömrü yüz yılı aşmamıştır.

Baas rejimini ve Beşşar Esad’ı destekleyen siyasetçilere geçmiş olsun. Siyaset yapmaya gücü yetmeyenlerin sığındıkları taraflarından birisi de utanmazlıklarıdır.

Bakalım bundan sonra hangi zalimlerin savunuculuğunu ve sahipliğini yapmakta ittifak kuracaklar?

İnsanın elbet her şeye aklı ermez lakin şu işe hiç akıl erecek gibi değil.

Zalim Beşşar’a sahip çıkanların başını İslam düşmanları çekerken, söylemleri itibariyle Müslüman görünümlü kimselerin varlığı daha utanç vericiydi.

Ne diyelim Beşşar ile hasrolunsunlar.

Suriye... Medine-i Münevvere’ye selam gönderen ilk beldedir. Şam, Peygamberimiz (sav)in müjdesiyle bereketlenmiş bir diyardır.

Suriye, uzun insanlık tarihinin son 402 yılı boyunca, medeniyetimizin ilmek ilmek örüldüğü şehitli ve şahitli topraklardır.

Yıllardır Filistin’de olduğu gibi Suriye’de de süren zalimlikler, sadece bir coğrafyanın değil, vicdanlı dünya milletleriyle, İslam ümmetinin bağımsızlığına vurulan prangalardır.

Namuslu tarihçiler Filistin ve Suriye’yi yazarken, çocuklardan ebeveynlerine kadar yüzbinlerce katliamı, gözyaşlarını ve harabeye dönen şehirleri, “insanlığın sınavıydı” diye kaleme alacaklardır.

Bu arada özellikle İslam âleminin unuttuğu bir hakikati de dile getirmeli.

Filistin, Suriye ve diğer mazlum coğrafyalardaki vahşetler, sadece o bölgelere ait yaralar ve acılar değildir. Bütün bir İslam ümmetinin yarasıdır lakin aldırış edenler azdır.

Türkiye ile Suriye’nin ilişkileri tarih boyunca kardeşlik, komşuluk ve kadim bağlarla kenetlenmiştir. Bu hakikatin kemendine sahip çıkmalıdır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan ve hükümetimizle birlikte amentü sahibi milletimiz; zalimin karşısında, mazlumun yanında yer alarak, içeriye ve dışarıya insanlık dersi vermiştir.

Ancak bu insani duruşun ötesinde, bölgeye yönelik stratejik bir akıl ve adalet temelli bir yaklaşıma da ihtiyaç vardır.

Çünkü Suriye meselesi yalnızca sınırlarla tarif edilemeyecek kadar derin bir meseledir.

Bugün Suriye’nin geleceğine dair umutlarımızı diri tutmalı, yeniden huzur bulması için dualarımızla birlikte elimizden gelen yapılmalıdır.

Tabi dualar kadar çaba, strateji ve irade de önemlidir. Türkiye’nin bölgedeki varlığı, sadece güvenlik kaygılarından değil, tarihi ve manevi bir sorumluluğun da şartıdır.

Bizim için Halep, Antep kadar yakındır; Şam, İstanbul kadar değerlidir. Mazlumların yanında olmak, kadim medeniyetimizin bize bıraktığı ahiret merkezli mirastır.

Bu mirası taşımak, sadece bizim değil, İslam ümmetinin boynunun borcudur.

…………….

Ezcümle:

Suriye’nin ayağa kalkması, tüm İslam dünyasının bir kez daha dirilmesi anlamına gelecektir. Kalplerimiz ve amellerimizin mesaisi bu yönde olmalıdır.

Zalimlerin karşısında durmak, mazlumların elinden tutmak, bir tercih değil, imani bir mecburiyettir.

Bu coğrafyanın bağrında; barışın, huzurun ve kardeşliğin yeniden yeşereceği günlerin eşiğindeyiz. Bu davanın sancaktarlığını yapmak Müslümanlara düşer vesselam.

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kanber

11 Aralık 2024 16:13

İNSANLARA MERHAMET ETMEYENE ALLAH'TA MERHAMET ETMEZ Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) "İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez” (Buhârî, “Edeb”, 18) derken tüm insanlığı merhamete çağırmıştır. O (sas), Birbirinizden nefret etmeyin, Birbirinize haset etmeyin, Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun! (Buhârî, Edeb, 62) öğüdünde bulunmuştur. 1-Türkiye’yi kuşatmak ve Şiî yayılmacılığını hızlandırarak bölgeyi öncelikle akîdevî açıdan bozmak ve Cehennem kütüğü katil Eset katliamını hızlandırmak için emperyalistlerin maşası olarak Suriye’ye yerleştirilen İRAN ve suç ortakları 2- Yine; Cehennem kütüğü katil Esed'in katliamlarını desteklemek için Suriye'ye çağırılan, Rusya. Çağrılmadan gelen ABD ve emperyalistlerin tasmalı köpeği PKK terör örgütü Suriye'ye çağırılarak; 1 milyona yakın mazlum Müslüman insanlar birçok yöntem ve varil bombalarıyla, yakılarak yok edilmiş. Birçok Müslümana tecavüz edilmiş. on binlerce mazlum Müslüman insan kasaphanesi gibi cezaevlerinde, adeta 72 çeşit işkence göre göre katledilmiş. tecavüze uğramış, aklını kaybetmiş, sağlığından olmuştur. Milyonlarca mazlum Müslüman Suriyeli insanlar Dünyanın çeşitli ülkelerine kaçarken, yollarda denizlerde boğularak can vermiştir Rabbimizin Nisa suresinin 93. Ayetinde"Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası cehennemdir. Orada ebedi olarak kalacaktır. Allah ona gazap ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." Buyurmaktadır. Bu gazabı ve cehennemi İran yönetimi, taraftarları ve destekleyenleri, Rusya yönetimi ve destekleyenleri, ABD-İsrail yönetimi ve destekleyenleri ile PKK ve destekleyenleri ebediyen çekeceklerdir inşAllah. Bu saydığım ülke ve gruplardan; İran? katil Esed, PKK ve Rusya'nın halipürmelali bugün dahi ortadadır. Hüsrana uğramışlardır. Allah binbeter etsin. Bu Mazlum müminlere kol kanat geren, merhamet eden, 13 yıldır ensarlık yapan, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki; Türkiye'mizin yüzü ak, yolu açık olarak hem dünya hem ahiretini kazanmış durumdadır.

Abdullah

11 Aralık 2024 11:34

Tüm zalimlerin iktidarının yok olması dileğiyle.....

Zalim Rejimler Sahipleriyle Çökerler

11 Aralık 2024 08:31

İnsallah

ismail saydam

11 Aralık 2024 06:42

halkınin yarısına her seçim oncesi terörist diyen , halkı açlığa mahkum eden adaleti katleden iktidar Suriye rejiminin başına gelenlerden ders çıkartır umarım.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle