Yedi Güzel Adam ve Rasim Özdenören
Yedi Güzel Adam ve Rasim Özdenören
Hüseyin Öztürk
Yedi Güzel Adamdan biri olan düşünce, fikir ve aksiyon insanımız Rasim Özdenören ağabeyi, 23 Temmuz 2022 yılında Hakk’a uğurlamıştık.
Yetmişli yılların sonlarından itibaren, ömrünün hitamına kadar farklı zamanlarda bir araya gelerek, insan ve memleket meseleleri üzerine mütalaada bulunurduk.
Çok güzel bir kul insandı. Kalbiyle dili arasında pürüz yoktu, sanki Yunus Emre’nin dergâha; “doğru odun götüren” günümüz temsilcisi gibiydi.
Bildiğinin hakikat olduğunu iddia etmez, kimseyle sataşmaya girmez, anlaşılması veya anlatılması engebeli, engelli hususlarda, çözüm yolları önererek, doğruyu bulmasını kişilere bırakırdı.
Okumak, okuduğunu düşünmek, tahlil etmek sonra da yazmak, yazdığının anlaşılması için kelimeleri pirinçteki taşı ayıklar gibi sözleri ayıklamak ve tanıdık tanımadık insanların üzerine kul hakkının geçmemesine dikkat ederdi.
Onun gayesi, Müslüman için hedeflerin en önünde ve en sonunda bulunan biricik husus, yalnız ve ancak Allah’ın rızasını kazanma faaliyetiydi ve hayatını böyle yaşadı.
•
Kafası karışıklar için “Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” kitabında:
“İnsanın kafasında oluşmuş olan ölçüler muğlaksa, onun meseleye yaklaşış tarzı da muğlak kalır. Bu bakımdan insanın yaklaştığı meseleyi hangi açıdan hangi ölçüyle ele alacağını bilmesi birinci adımdır” der.
Batı ve Doğu’yu iyi tanıyan Rasim Özdenören, İslam dünyasının bugünkü halini de yine aynı kitapta şöyle kaydeder:
“Günümüz İslam dünyasının halen içinde yaşadığı statü, bu durumu dolaysız yoldan yansıtacak niteliktedir. Şöyle ki:
Müslümanların halen içinde yaşadıkları gerçekler, aslında onların yaşaması gereken gerçekler değildir. Müslümanlar halen dünyanın her yerinde kendilerine ait olmayan bir hayat tarzı içinde yaşamaktadırlar.
Fakat mevcut durum, bu kendine ait olmayan bir hayat tarzı içinde yaşama gerçeği, o kadar kanıksanmış ki, gelen her yeni nesil, hâlihazırdaki ‘gerçekle’ dünyaya gözlerini açtığından, bu gerçeği aynı zamanda Müslümanların içinde yaşaması gereken olağan ve doğru bir durum gibi algılayabilmektedir”.
•
Müslümanca düşünme üzerine tespitlere devam edelim:
“İslam, hayatımızın belli bir anını anlamlandırmak veya hayatımızda bir çeşni bulunsun diye var değildir. Hatta boşlukta kalma hissinden kendimizi korumak için de Müslüman kılınmış değiliz.
Mevcut hayat tarzını reddedemeyen Müslüman, farkında olmadan kendisini reddediyor ve kendi değerlerine yabancılaşıyor. Mevcut hayat tarzı içinde insan kendini eşyaya hükümran sanmaktadır.
Allah’tan başka ilah tanıyana Allah her şeyi ilah kılar. Allah’tan başkasına kulluk edeni de Allah her şeye kul eder”.
Ezcümle Rasim Özdenören’den:
“Günümüzde kendisine Müslümanım diyenlerin çoğu, çağın gözüyle İslam’a bakma yaklaşımını benimsemiş durumdadır. Oysa Müslüman, çağın gözüyle İslam’a bakmaz, İslam’ın gözüyle çağa bakar”.
Bu tespit üzerine söz düşürmek edebe muhalefettir. Rasim ağabeyin ruhu için el-Fatiha.