Millete, Devlete, Vatana İhanet
Millete, Devlete, Vatana İhanet
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Darbecilerin ve darbe zihniyetlilerin inkâr ettiği ve inkârları üzerine kurguladıkları kimlik ve kişiliklerinin temelinde yatan temel husus şudur:
Üzerinde yaşadığımız toprakların nasıl vatan edildiği, nasıl devletler kurulduğu, milli birliğimizin hangi inançla teminat altına alındığı değerleri yok etmek ve yıkmak vardır.
15 Temmuz 2016 yılında; ABD, İngiliz ve içeride CHP ile yandaşlarının savunduğu, desteklediği FETÖ kalkışması, işte bu birliği bozmak ve bin yıllık Müslüman Türk devletini Haçlı Batı’ya manda yapmaktı.
Mandacılık zihniyeti oldum olası zaten CHP ideolojisinin bir türlü kafasından asla çıkarmadığı bir hakikattir.
Çünkü Türkiye’nin Müslüman bir ülke oluşundan her zaman rahatsız olmuş ve yine her fırsatta rahatsızlıklarını dile getirmekten bıkmamaktadırlar. Lemancıları hatırlayalım.
ABD’nin İngiliz aklıyla yaptığı ve yaptırdığı darbenin önüne, arkasına ve bugününe bakıldığında aklıselim sahibi herkes neyin ne olduğunu görebilir.
•
Darbecilerin ve destekleyenlerin kavrayamadıkları bir başka gerçek, milletimizin; “Kelime-i Tevhid Toplumu” olduğunu ciddiye almamaları ve aldatacaklarını sanmalarıdır.
Milletimiz dünya toplumlarının en güçlü siyasi toplumudur. Selçuklulardan Osmanlı ve Cumhuriyete kadar geçilen evreler dikkatlice okunduğunda bu hakikat idrak edilebilir.
Mesela son yüzyıla bakalım: Milletimiz hangi darbeye teslim olmuş ve darbecileri kucaklamıştır? Hiçbirisini.
Vatanını, namusunu, şerefini, ailesini, devletini, dinini koruma adına siyasi tecrübesi gereği darbelere karşı nasıl tepki vereceğini her zaman bilmiştir.
12 Eylül ve 27 Mayıs darbesinde ise kargaşa ve kaosa sebep olmamak için beklemiş, zamanı geldiğinde gereğini yapmıştır. Hangisi hayırla anılmaktadır?
28 Şubat postmodern darbesi denilen ve milletimizi, kendi kurduğu devletine düşman edip, bu düşmanlığa karşı bin yıllık devletimizi milletimizden koparmak istemişlerdir.
Şimdi 28 Şubatçılar ne haldedir? Devletimize ve milletimize kurdukları tuzaklar bozulmuş, devletimizin milletimize hizmet işleyişi düzene sokularak milli irade tesis edilmiştir.
15 Temmuz kalkışmasında ise hiç beklemeden sokağa çıkılmış ve 22 saatte darbe kalkışması bitirilmiştir.
Kalkışmanın ilk saatlerinde ABD, İngilizler ve CHP ile yandaş kuruluşlar, toplumu hemen darbe taraftarı olarak dizayn etmeye çalışsalar da imanlı milletimiz inanmamıştır.
Günümüzde bu gayretler halen sürmektedir ama milli iradenin sağlamlığı neticesinde, millet devlet bütünlüğümüz sürmektedir. Terörsüz Türkiye şaha kalkmıştır.
Darbeciler ve destekçilerinin bir türlü idrak edemedikleri gerçek şudur:
•
Türklerin Müslüman oluşundan bu yana, İslamiyet’in gaza ve cihad anlayışının, milletimize has bir meziyet olduğunu ve varlığını bu inanca borçlu olduğunu kabul etmemeleridir. Bu sebeple de İslam düşmanlığı nöbetleri tuttukça, dinimiz üzerinden milletimize ve devletimize karşı her yolla mücadele edilmektedir.
Ezcümle;
Her türlü darbe ve kalkışma; insan olma ve kalma melekesini itlaf etmek isteyen ihanet çetelerinin işidir.