Millet aç diye bağırmak
Millet aç diye bağırmak
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu ülkede en büyük arsızlıklardan, edepsizliklerden birisi de servetlerinin hesabını bilmeyen tokların, “millet aç” diye bağırmalarıdır.
Yedikleri önlerinde, yemedikleri çöplerde, paraları İngiliz, ABD ve İsviçre bankalarında; evleri, barkları, binekleri, hayatları milletimizin hayatına benzememekte.
Siyasetleri, fikirleri, düşünceleri, hayat biçimleri, kazandıkları, kaybettikleri milletimizle asla bağdaşmayan bu güruhların, “millet aç” diye bağırmaları ne aymazlıktır.
Gerçi halleri bilindiğinden itibar görmüyorlar ama belki yolunacak kaz bulmak için kendilerine benzeyenleri avlama adına bağırıp durmaktadırlar.
“Madem öyle sen ne diye söz ediyorsun pekâlâ” diye sormanın yeri geldi.
Cevap verelim ama söyleyeceklerimiz böyle kimselere cevap değildir. Ayrıca gerekte yoktur. Sözümüz:
“Ben de insanım” diyen herkes ile ortak bir paylaşımdır. Belki “millet aç” diye bağıran tokların gerçek yüzleri görülebilir.
*
İçinde bulunduğumuz yıl itibariyle dünya nüfusunun, 8.250.423.613 olduğu belirtilir. Bu kadar insanın yaşadığı yer kürede, başka hiçbir ek faaliyete gerek kalmadan mevcut nüfusun on mislini besleyebilecek seviyede bir üretim yapılmaktadır.
Yalnız bile isteye ve düşmanca operasyonlarla fiyatları yükseltenler, enflasyonu azdıranlar, stokçuluk yapanlar sizce kimlerdir?
“Millet aç” diye yaygara koparan toklar ve onların beslediği medya değil mi?
Dünyada ve ülkemizde doymak bilmeyen azgın tokların, fiyatları düşürmemek için piyasaya mal arz etmekten kaçınıp, stoklama yolunu tercih ettikleri bir zamanda, ülkelerin ve milletlerin nizamını kim bozmaktadır? Tokluktan kusan vurguncular değil mi?
Akdeniz, Ege ve dünyanın çeşitli tatil bölgelerinde geceleri kafayı çekip; siyasete ve ekonomiye sarhoş ağızlarıyla yön vermeye kalkan toklar, kümelendikleri yerlerden çıkıp, Anadolu’yu ve milletimizi sahiplenerek şöyle bir gezebilseler, insanımızı tanıyabilseler, eminim ki yapıp ettiklerinden utanacaklardır.
*
Bu topraklarda kimse aç kalmaz. Bir tek kıtlık dönemi geçirmiştir. O da CHP’nin zulüm yılları olan 1940 ila 1950 arasıdır. Ayrıca bugünkü tokların çoğu o yılların zenginleridir.
Rahmetli Menderes’in iktidara gelmesiyle milletimiz kendine gelmiş, bolluk bereket çoğalmış; insanımız toprağına, malına, mülküne cesurca sahip çıkmış ve millet-devlet kısa sürede kalkınmaya başlamış ve milletimiz de inancının gereği birbirini doyurmuştur.
Tokların bilmediği veya bilmek istemedikleri gerçek şu ki, dinimiz muhtevalı medeniyetimizin olmazsa olmaz şartlarından birisi; “komşusu açken tok yatan bizden değildir” düsturudur. Değil insanın, hiçbir canlının aç kalmasına müsaade edilmez.
Sadece Türkiye’de değil, bütün bir dünyada nerede mazlum ve masum insanlar varsa, devletimiz ve milletimiz hep onların yanında olmuştur ve halen olmaktadır.
*
Ezcümle:
Millet ve devlet olarak kendi kendimize yetecek güce sahibiz. Yeter ki, içimizdeki tokların devletimizi ve milletimizi yolma hırs ve tamahına müsaade edilmesin.
“Millet aç” diye bağıranların kendilerinde göremedikleri gerçek, “inanç açlığıdır”. Esas açlıklarının farkında değiller.