• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

İstiklal Şairi Nasıl Mürteci Şair Olur

27 Aralık 2023
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Yazının başlığı, elbet 20 yıl öncesi millet-devlet kucaklaşmasına karşı zihni kirlilik yaşayan ve kendilerini millet üstü gören Batı müstameli devirlere aittir.

Şimdi hamdolsun artık hem İstiklal, hem Vatan hem de İslam şairi olarak anılmakta ve yâd edilmektedir. Haklı her hareket, vakti geldiğinde mutlaka hakkını alır.

İşte bu haklılık, hafta sonu Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde gerçekleşti ve Mehmet Akif, her yönüyle anlatıldı, konuşuldu.

Programın açılış konuşmalarından sonra ilk dersi, ömrünü Mehmet Akif’e hibe etmiş, bu uğurda geniş araştırmalar yapmış, “TYB Mehmet Akif Ersoy Araştırmaları Merkezini” kurmuş olan D. Mehmet Doğan verdi ve konuşmasına şu mısralarla başladı:

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyyet’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Bu mısralar, Haçlı Batının hâlâ devletimize ve milletimize olan hasımlığının değişmediğini göstermektedir.

Milletimizin bağrını yakan şehitlerimizin esas müsebbibi, “Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” denilen ve terör örgütlerine her türlü desteği veren Haçlı Batıdır! Gazze’ye saldırısının sebebi de bize düşmanlıklarıyla aynıdır.

Neyse sözü ustaya bırakalım:

“110 yıl içinde değişen bir şey yok! Mazlumlar aynı, zalimler aynı. Mazlumların safında duran Mehmet Akif sözünü dosdoğru söyledi: Tek dişi kalmış canavar!

“Batı medeniyeti” kendinden başka güç tanımayan bencillik içerisindedir. Bütün dünyayı kendi tasarrufunda görür ve nerede mazlum varsa, onun üzerine gider.

Bunlar dünyada öteki’ bırakmamaya and içmiştir. Ötekinin yeryüzünden silinmesi bunların nihai gayesidir.

Şimdi dün Çanakkale’de olduğu gibi, Gazze’ye ve bize hayasızca saldırıyorlar. 

Ne hayasızca tahaşşüd (yığınak) ki ufuklar kapalı!

Nerde-gösterdiği vahşete ‘bu bir Avrupalı’

Dedirir-yırtıcı-his yoksulu, sırtlan kümesi, 

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Akif, “İslâm şairi” olarak Millî Mücadele’nin sivil kahramanıdır. Millî Mücadele’de büyük hizmetleri görülen Akif’in nitelemesinden “İslâm” kaldırılmış, yerine “mürteci” kelimesi konulmuştur.

Bu “mürteci şair” unutturulmalı, nisyana gömülmelidir. Öyle yapılmıştır ama 27 Aralık 1936’da vefatından sonra şemsiye tersine döner. Unutturulmak istenen Akif vefatından sonra âdeta yeni bir hayata başlar.

Ülkenin millî marşını yazmış şair vefat ediyor, ölen eski bir milletvekilidir aynı zamanda. Usulen resmî merasim yapılması bir yana, vilayete ve rektörlüğe talimat veriliyor:

“Cenazeye katılmayın, öğrencilerin ve memurların katılmasına mâni olun! Fakat beklenen olmuyor ve üniversite talebeleri tehditlere aldırmayarak Akif’in cenazesine sahip çıkıyor, halk ve gençler büyük şairi şanına yakışır şekilde son yolculuğuna uğurluyorlar”.

Ezcümle:

Şimdi ise merhum İstiklal Şairimiz üniversitelerde bilgi şöleni ile anılıyor. Tehdit değil tevhid kazanıyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Ulu hakan Abdülhamit'e bu kadar muhalif bir kişiliği bize pazarlamayın sayın yazar..

karın ağrınız bitmedi bir türlü

yörü get be, ulu hakan şarap fabrikası açıp durmadı mıydı..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23