İstanbul’a su veren Konuralp Diyarı
İstanbul’a su veren Konuralp Diyarı
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Yazının başlığı, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’ye ait. Kendisiyle makamında konuşurken; “Düzce İstanbul’a su veren bir Konuralp Diyarıdır” demişti.
Bilenler bilir, bilmeyenler için hatırlatalım. Melen Çayı İstanbul’un, daha çok Anadolu Yakasının suyunun yüzde 45’ini karşılıyor imiş. Bu arada Melen’in suyunu, İBB eski Başkanı merhum Kadir Topbaş getirmişti.
*
Efendim, Osmanlı Devleti’nin bütün fetihleri işgal değil, inşa üzerine yapılmıştır. Bu sebeple Osman Gazi’den itibaren Osmanlı Sultanları, dünyayı ve insanı imar için fetihler yapmışlardır. Bunun örneklerini günümüzdeki tarihi şehirlerimizde görmek mümkündür.
Konuralp’in fethi de sadece Düzce’den ibaret değil elbet. Geyve, Mudurnu, Akyazı da Konuralp’in fethettiği şehirlerdendir.
Dedik ya işgal değil, imar/inşa. Bu husus çok önemlidir. Bugün Düzce’nin demografik yapısına baktığımızda fetih ahlakının yani imar ahlakının neticesi net görülmektedir.
Bu sebeple Düzce’ye yakışan en güzel isim, “Konuralp Diyarı” adıdır.
Düzce öyle ilginç tarihi dönemler geçirmiş ki, Roma ve Bizans devrine ait ekonomik, sosyal ve kültürel hayata dair pek bir veri yok ama Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine dair, şehir ve köylerdeki ekonomik, sosyal ve kültürel hayat, milli his ve duygularla birbirine bağlanarak hâlâ yaşamaktadır.
Düzce’nin önemli mihenk noktalarından birisi de geniş Osmanlı coğrafyasındaki mutfak kültürünün yaşatılıyor olmasıdır.
Düzce Belediyesi bu manada önemli bir hizmet daha yapmış. Kafkasya, Balkanlar, Karadeniz, Orta Anadolu, Trakya ve hatta Ortadoğu’ya ait yemek kültürünü, “Mutfak Sanatları Merkezi” adı altında toplamış ve hem ekonomiye hem kültüre kazandırmış.
Başkan Özlü, bu meselenin büyük bir kabul gördüğünü belirterek şu bilgileri verdi:
“Düzce mutfağının özgünlüğünü koruyarak, gelecek nesillere aktaran bir akademi ve eğitim merkezi ruhuyla hizmet vermekteyiz.
Etnik kimliklerin oluşturduğu yöresel “Düzce Mutfağının” yaşaması, yaşatılması, etnik kültürlerin birbirleri ve coğrafyamızla etkileşimleri sonucu ortaya çıkan yemeklerimizin yeniden gündeme gelmesine öncülük ederek, ekonomimize de kültürümüze de katkı sunalım istedik.
Kâr amacı gütmeyen, üretim ve gelenek odaklı çalışmaktayız. Bu manada daha çok üretime ağırlık vermekteyiz. “Minimum kâr, yüksek kalite ile halkımıza hizmet” mantığı ile kaliteli ürünü en ucuza halkımıza sunmayı hedefledik.
Belediye iştiraklerimizden BelTUR şirketimiz, üreticilerimize ürettirdiğimiz yöresel kuru yiyecekleri pazarlamakta ve ülkemiz geneline göndermektedirler”.
*
Ezcümle:
Düzce, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 yılındaki yıkıcı depremde ilçe iken, 1’i yeni, 7 ilçenin bağlanmasıyla 09.12.1999 günkü Resmi Gazete ile İl ilan edilmişti.
Depremin ardından ve özellikle son yirmi yılda, Düzce ekonomik olarak oldukça büyümüş, iş sahalarının artması sebebiyle göç almaya devam ediyormuş.
Sanayide çarklar işliyor, toprakta tarım aletleri işliyor, insanlar çalışıyor. Ve “Çalışmak isteyene iş çok” deniliyor vesselam.