• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Derdimiz dert yanmak değil çare aramaktır

15 Kasım 2023
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

“Umudunu kaybedenlerin yarınları olmaz” denildiğini hepimiz biliriz. Filistin’de cinnet ve canilik kusan İsrail’in ateşi altında nice canlar umudunu yitirmeden direnmekteler.

Hem de ne direnme? Ne gidebilecekleri bir hastaneleri ne sığınabilecekleri bir sığınakları ne yiyebilecekleri ekmekleri ne içebilecek suları ne gecelerini aydınlatacak ışıkları velhasıl külliyen yok olunabilecek tüm şartlar altında yaşamaktalar.

Bütün bu şartlara rağmen, Filistin halkı direnmeye devam ediyor. Hem de an be an her halden haberdar olan dünyanın gözü önünde.

Hem de 7.888 milyar insanın gözü önünde. Bu nüfusun 3 milyara yakınını Müslümanlar oluşturmakta.

İşte böylesine bir insanlık karşısında Filistinli Müslümanlar, ABD ve Avrupa’nın desteğiyle kurulan terörist İsrailliler tarafından yok edilmekte.

“Şimdi bu dert yanma değil de nedir peki” denilebilir ve doğrudur. Yine dert yanmış gibi olacağız ama Türkiye’den başka diğer İslam ülkelerinin -halkları hariç- liderlerinin, hükümetlerinin hiç olmazsa bizim çeyreğimiz kadar bile sesi çıkmaz mı?

Bazıları; ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in arka bahçesidirler. Bu kadar mı onlara sadakatte kusur etmemeye yeminlidirler?

Bu kimseler ölmeyecek mi? Ahiret gününe nasıl bir imanları vardır. Gerçekten Müslümanlar mı veya Müslümanlık rolü mü oynuyorlar belli değil.

Şükürler olsun ki, her karış toprağımıza sahip çıkan ve gönül coğrafyalarımızın dertleriyle dertlenen bir iktidara ve büyük ekseriyette sağduyu sahibi bir millete sahibiz.

Yine bir şükür meselesi daha var.

Ya 14-28 Mayıs seçimlerinde kazara bugün İsrail zulmüne sessiz kalan ve hatta Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı, hükümetimizi, milletimizi eleştiren 6’lı masa ve yedekleri iktidara gelselerdi, -halleri ortada- hem bizim hem Filistin’in hali ne olurdu? 

Batının çelik çomak oynadığı, devletin lime lime döküldüğü, idarenin İsrail hegemonyasına geçtiği, devletin ABD ve AB’ye teslim bayrağı çektiği bir ülke olurduk.

Allah yardım etti, feraset sahibi milletimiz son anda Türkiye’nin ve Türkiye’ye umudunu bağlamış, gönül coğrafyalarındaki insanların umudunu yeniden yeşertti.

Yani bugün ayakta dimdik duran bir Türkiye değil, şarampole yuvarlanmış, gemisini kurtaran kaptan hesabı; paramparça, bölüm pörçük, “kasap et derdinde koyun can derdinde” misali savrulup durmaktaydık.

Bugün sadece Filistin değil, dünyanın neresinde mazlum milletler varsa, onların dertleriyle dertlenen bir milletiz. Bu hususta merhum Nuri Pakdil şöyle der:

“Nerede ve hangi koşullar altında oluşursa olsun, insana dönük bir yıkım karşısında ilgisiz kalmışsak, bizim başımıza gelecek benzer bir durum karşısında başkalarının ilgisiz kalması halinde onlara söyleyecek bir sözümüz olmayacaktır”.

Ezcümle:

Denilir ki: Müslüman her durumda sorumluluk sahibi insandır. Zulme karşı zalimlerin karşısında, mazlumların yanında olmakla yükümlüdür. Yükümlülük insana verilmiş vazifedir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yorumsuz...

Türkiye'den İsrail'e her gün 7 gemi dolusu mal gidiyor Gazze saldırısının başladığı 7 Ekim'den bu yana Türkiye'den İsrail'e toplam 253 gemi dolusu mal taşındı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, dünya çapında İsrail'e mal taşında ABD ve Çin'den sonra Türkiye üçüncü sırada yer alıyor...

Mesut bahtiyar

Menderesin açtığı İncirlik hava üssüyle Kürecik radar üssünü kapatarak işe başlayalım.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23