--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Derdimiz dert yanmak değil çare aramaktır

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
6

“Umudunu kaybedenlerin yarınları olmaz” denildiğini hepimiz biliriz. Filistin’de cinnet ve canilik kusan İsrail’in ateşi altında nice canlar umudunu yitirmeden direnmekteler.

Hem de ne direnme? Ne gidebilecekleri bir hastaneleri ne sığınabilecekleri bir sığınakları ne yiyebilecekleri ekmekleri ne içebilecek suları ne gecelerini aydınlatacak ışıkları velhasıl külliyen yok olunabilecek tüm şartlar altında yaşamaktalar.

Bütün bu şartlara rağmen, Filistin halkı direnmeye devam ediyor. Hem de an be an her halden haberdar olan dünyanın gözü önünde.

Hem de 7.888 milyar insanın gözü önünde. Bu nüfusun 3 milyara yakınını Müslümanlar oluşturmakta.

İşte böylesine bir insanlık karşısında Filistinli Müslümanlar, ABD ve Avrupa’nın desteğiyle kurulan terörist İsrailliler tarafından yok edilmekte.

“Şimdi bu dert yanma değil de nedir peki” denilebilir ve doğrudur. Yine dert yanmış gibi olacağız ama Türkiye’den başka diğer İslam ülkelerinin -halkları hariç- liderlerinin, hükümetlerinin hiç olmazsa bizim çeyreğimiz kadar bile sesi çıkmaz mı?

Bazıları; ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in arka bahçesidirler. Bu kadar mı onlara sadakatte kusur etmemeye yeminlidirler?

Bu kimseler ölmeyecek mi? Ahiret gününe nasıl bir imanları vardır. Gerçekten Müslümanlar mı veya Müslümanlık rolü mü oynuyorlar belli değil.

Şükürler olsun ki, her karış toprağımıza sahip çıkan ve gönül coğrafyalarımızın dertleriyle dertlenen bir iktidara ve büyük ekseriyette sağduyu sahibi bir millete sahibiz.

Yine bir şükür meselesi daha var.

Ya 14-28 Mayıs seçimlerinde kazara bugün İsrail zulmüne sessiz kalan ve hatta Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı, hükümetimizi, milletimizi eleştiren 6’lı masa ve yedekleri iktidara gelselerdi, -halleri ortada- hem bizim hem Filistin’in hali ne olurdu? 

Batının çelik çomak oynadığı, devletin lime lime döküldüğü, idarenin İsrail hegemonyasına geçtiği, devletin ABD ve AB’ye teslim bayrağı çektiği bir ülke olurduk.

Allah yardım etti, feraset sahibi milletimiz son anda Türkiye’nin ve Türkiye’ye umudunu bağlamış, gönül coğrafyalarındaki insanların umudunu yeniden yeşertti.

Yani bugün ayakta dimdik duran bir Türkiye değil, şarampole yuvarlanmış, gemisini kurtaran kaptan hesabı; paramparça, bölüm pörçük, “kasap et derdinde koyun can derdinde” misali savrulup durmaktaydık.

Bugün sadece Filistin değil, dünyanın neresinde mazlum milletler varsa, onların dertleriyle dertlenen bir milletiz. Bu hususta merhum Nuri Pakdil şöyle der:

“Nerede ve hangi koşullar altında oluşursa olsun, insana dönük bir yıkım karşısında ilgisiz kalmışsak, bizim başımıza gelecek benzer bir durum karşısında başkalarının ilgisiz kalması halinde onlara söyleyecek bir sözümüz olmayacaktır”.

Ezcümle:

Denilir ki: Müslüman her durumda sorumluluk sahibi insandır. Zulme karşı zalimlerin karşısında, mazlumların yanında olmakla yükümlüdür. Yükümlülük insana verilmiş vazifedir.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mesut bahtiyar

15 Kasım 2023 13:01

Menderesin açtığı İncirlik hava üssüyle Kürecik radar üssünü kapatarak işe başlayalım.

Yorumsuz...

15 Kasım 2023 11:54

Türkiye'den İsrail'e her gün 7 gemi dolusu mal gidiyor Gazze saldırısının başladığı 7 Ekim'den bu yana Türkiye'den İsrail'e toplam 253 gemi dolusu mal taşındı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, dünya çapında İsrail'e mal taşında ABD ve Çin'den sonra Türkiye üçüncü sırada yer alıyor...

Hikmet Yılmaz

15 Kasım 2023 10:35

Derdin ve derdimiz sinsi Müslümanlarla olmalı. Vahşete susan Kâbe imamı ( imansız)  Sudeys'in ifadesini ve Suud'lar para kazandırmaya devam eden ( Hac - Umre) gidenler gitmişken; "Riyad Sezonu" isimli dünyanın en büyük müzik festivalinide katılsınlar. Her sakallıyı Allah'a inanır sanmayın lütfen.

müslüm

15 Kasım 2023 09:39

Bay yazar eğer 6 lı masa iktidara gelseydi 0lacaklar şunlardı.İsrail limanlarına 7 ekimden bu yana 250 gemimiz yük götürmezdi.Ticari ve siyasi ilişkiler askıya alınırdı.Amerikan üsleri ve Kürecik üssü kapatılırdı.Geçmişte bunlar Ecevit-Erbakan-Demirel tarafında yapıldı çünki.Şimdi ise kola dökülüyor,kahvelerde müşterilerin elindeki kahveler dökülüyor fark bu.

Şeref

15 Kasım 2023 08:09

Kardeş Azerbaycan petrolü Türkiye üzerinden İsrail'e taşınıyormuş...

Uğur

15 Kasım 2023 06:44

Diğer İslam ülkelerinin sözde liderleri aslında uluslararası laikçi zenginlerin emrinde o Müslüman ahalilerin üzerinde birer gardiyandan ibarettir. Lider değil, işbirlikçi münafık gardiyandırlar. Münafıklar müminlerin asıl düşmanıdır. Düz kafir düşmanların kendileri İslam ülkelerinin sözde liderlerini de kapsayan münafıklar kadar düşman değildir yahu! Baş düşmandan medet beklenir mi? Söylediğiniz üzere Türkiye'deki Zilletçi münafık paralel rejimi seçimlerde yine geri püskürttük de biraz rahatladık. Yoksa şayet bu seneki seçimleri CHP paralel devlet yapılanmasının siyasi ayağı kazansaydı, uluslararası zenginlerin altında en beter münafık gardiyanlık rejimi Türkiye'de olurdu. Paralel Zilletçi rejim hâlâ egemendir, ama Reis'in liderliğinde bari biraz geri püskürtüyoruz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle