Demokrasi batının katliam silahıdır
Demokrasi batının katliam silahıdır
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Amerika başta olmak üzere, sömürgen ve kemirgen AB ülkelerine bakalım.
Yüzyıllardır ve bugün; Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’daki tüm savaşların sebebi neydi? Demokrasi mavralarıydı.
Demokrasi götürdükleri her yerde katliam yaptılar. O ülkelerin yeraltı ve üstü kaynaklarını çaldılar. Vahşetlerinin ve hırsızlıklarının üzerini demokrasiyle örttüler.
Bugün terörist İsrail, ABD ve bunları destekleyen Batılıların, Gazze ve İran üzerinden başlattıkları savaşın ana gerekçesi nedir? Yine demokrasi. Nükleer bahane!
Bu demokrasi ne tür bir sistem ise sadece silah kullananların, güç kullananların işine yaramaktadır. 28 Şubat’tan itibaren bizde de aynı kafalarca denendi.
Meselenin daha acı yönü şu:
Batılılar tarafından ekonomileri, kültürleri, hayatları gasp edilen ülkelerin halkları da demokrasi tezgâhının içinde ne olup bittiğini göremeyecek kadar semeleşmiş vaziyetteler.
Demokrasinin hayat tarzları olduğuna inandırılmaktalar. Nedense kendi hayat tarzlarını öteleyip, demokrasi getiriyoruz diyenlerin hayat tarzlarını benimsemekteler.
Bunun adı; zavallılık, aymazlık, çaresizlik değil de nedir?
Tarih, kültür ve inanç uyuşmazlığı bütününde, maddi-manevi varlıklarının altüst edildiğini görmemek, zihinlerin iptalinden başka nedir?
•
Demokrasi adına çığırtkanlık yapanlar, kendi ideolojilerini koruma savaşı vermektedir. Ayrıca ülkelerindeki çöküşleri önlemek için de başka devletlere saldırmaktadırlar.
Belli bir zümreye hizmetten öte hiçbir kuralı olmayan demokrasinin, bugüne kadar nerede ve nasıl bir tarifi yapılabilmiş ve işler hale gelebilmiştir?
Güçlülerin silahı olarak demokrasi; zayıfların ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel çıkmaza girmesi için katliam aracı olarak kullanılmaktadır.
Batılı ülkeler kendi toplumlarına bir türlü benimsetemedikleri ama diğer ülkelerin resmi ideolojisi haline getirmek adına savaş verdikleri meydanda değil midir?
Bildiğimiz şu ki, Türkiye, Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan, Endonezya, İran bir araya gelince, dünyanın dörtte üçünü oluşturmaktadır ama bir araya gelebilirlerse.
Gelebilirler mi bilemeyiz? Türkiye dışındaki ülkelerin ipleri de maalesef ya küresel güçlerin elinde yahut ABD ve AB ülkelerinden birine nikâhlılar.
•
Demokrasi silahını kullananlar, esaret altına almak istedikleri topluma karşı:
-“Bunlar zavallı insanlar, kusurlu ve hatalılar, nasıl yaşadıklarının farkında değiller, bunlara demokrasi nedir öğretmeli” diye bakmakta ve öğretilerini saldırarak yapmaktadırlar.
Bu halklar da sanmaktalar ki; bütün kusurlarına, hatalarına, rejimlerinin eksikliğine, yöneticilerinin beceriksizliğine, sömürgen-kemirgen Batılılar çare olacaklardır.
Evet, bu hakikate nedense sadece Batının sarıp sarmaladığı ülkelerin sözde idarecileriyle, halkları inanmaktadır. İnanmayanlar da aykırı sayılmaktadır.
•
Ezcümle:
Tekrar edelim. Demokrasi, Batının her türden katliam silahıdır. İşte en canlı haliyle yaşıyoruz hadiseleri.
Şükür ki, olup bitenlerin farkında olan bir devlete-yönetime ve millete sahibiz.
Yalnız içimizdeki siyasetteki, ekonomideki ve medyadaki kimliksiz, kişiliksiz Haçlı taşeronlarına da dikkat etmeli tabii. Hem de çok! Çok! Çok!