Cumhurun Devleti Cumhurun Hükümeti
Cumhurun devleti ve hükümeti olması, topraklarımızı vatan edinen ve bilen sağduyu sahibi her insanımızın büyük hayaliydi.
Devlet-millet kucaklaşmasını tesis edecek bir Cumhurbaşkanımızın olması, çok uzak gibiydi ama Rabbim nasip etti.
Millet ve devlet düşmanlarının, “muhtar bile olamaz” diye dünyaya sevinç naraları attıkları ve milletimizin-devletimizin tepesine çöküp, istedikleri gibi düzen kurma hayalleri, amentü sahibi halkımız tarafından yerle yeksan edildi.
Cumhurun başkanı, cumhurla birlikte hareket ederek, iki yüzyıldır sömürülen devletimizi ve milletimizi istiklaline kavuşturdu.
Cumhurun başkanı, cumhurun canını, malını, namusunu, şerefini, haysiyetini, yönetimini, yine cumhurun eli, ayağı, sözü, özü olarak koruyacak bir hükümete teslim etti.
Bunun en güzel şeklini, hafta sonu bütçe konuşmalarında gördük ve yaşadık.
•
Başta İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu olmak üzere Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum, milletimiz ve devletimiz adına destan yazdılar.
Rabbim kendilerinden ve ebeveynlerinden razı olsun. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve kabinenin başarısı, iç ve dış şer odaklarını hafta sonu çileden çıkardı.
Zihniyetlerini, gerçekleri inkâr etmek üzere donatan şerde ittifakçılar, tıynetlerinin gereğini yaptılar. Nedir inkâr ettikleri hususlar:
“Azim, gayret, bilim, ilim, iman, ahlak, niyet ve samimiyet dolu gönül birliğidir”. Bu birliğe düşman olan ve bozmak isteyenlerin hallerini izledik.
Cumhurun devleti, cumhurun hükümeti, bir kere daha istiklalimizin ve istikbalimizin bayrağını; içteki ve dıştaki ihanet odaklarına karşı dalgalandırdı.
Bu bayrağı dalgalandıranların, devletine ve milletine sadakatle bağlı halkımızdan aldıkları dualar, hem dünyada hem ahirette onlara yetecektir.
Bir kısım insanlar şer cephesini anlamakta çok zorlandıklarını söylüyorlar. Şer cephesinin ortak yönü bellidir.
Cumhurun başkanının ve hükümetinin, cumhurla birlikte asırlardır uğrunda canını vermiş olduğu; “bağımsızlığını, vatanını, bayrağını, toprağını, devletini” ilk defa böylesine güçlü bir şekilde koruması ve kollamasına karşı hücum etmeleridir.
•
Bütçe görüşmelerinde tüm çarpıklıkları yüzlerine vuruldu. Arkasına millet iradesini almayan hiçbir gücün, bu topraklarda yapabileceği bir şey olmadığını anlayamadıkları-idrak edemedikleri için direnmekte ve dış güçlerden medet ummaktadırlar.
Şu hakikate de tahammülleri yok!
Cumhurun başkanının, hükümetinin ve arkasındaki halkımızın, tevhide dayalı medeniyetimizin yeniden neşvünema bulmasını kabullenememeleridir.
Oysa Osmanlı asırları, tevhide dayalı bir devletçilik anlayışı ile idare edildikleri müddetçe, dünya medeniyet ve siyasetinin belkemiği olmuşlardır.
Madde planlarını mana ile mana planlarını madde ile buluşturan bir medeniyeti yeniden canlandırmak ve hayata geçirmek, aziz milletimizin büyük beklentisidir.
•
Ezcümle:
Son yüzyılda bu devlet, bu topraklar, bu millet, öyle büyük badireler atlattı ki ve hamdolsun hepsinin de altından kalkmasını bildi. Şer cephesinin öfkesi bunadır.