Eh daha ne kadar gaflet
Eh daha ne kadar gaflet
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Hamdolsun yüzyılda ancak elde ettiğimiz gerçek bir Türkiye ve gerçek bir Cumhurbaşkanı ile hükümete sahibiz. Şükür vesilesi olması gerekirken kıymetini bilmemekteyiz. Üstelik muhalefet değil, bizzat içten dışa doğru bilinmemekte.
Bunu söylerken asla CHP ve onlarla ittifak eden siyasi partiler yahut Türkiye düşmanı Batılı çevrelerden fonlanan kurum, kuruluşlar ile sözde medyanın ve sosyal medyanın çepellerinden söz etmiyorum. Dün onları izah etmiştik.
Bürokraside veya millet olarak, elimizdeki nimetin kıymetini bilmeyen yahut iktidarın nimetlerini ganimet sayarak haram helal demeden testilerini dolduranlardan söz ediyorum.
Şarampollerde kendi şeylerinin içerisinde cebelleşen şer cephesinin iftiralarına takılıp kaldığımız kadar, yüzyıllık bir çöküntüden çıktığımızı görmemezlikten gelip, onların değirmenine su taşıyanlardan söz ediyorum.
Şu aşağılık kompleksini bir türlü atamadık. Bir Müslümana asla yakışmıyor.
Bazen sözün bittiği yerde; şairler, edipler, bilgeler konuşur. Onların bu dünyadan bir beklentileri yoktur. Ülküleri, hedefleri, emelleri insanca yaşamak ve söylemektir.
Onlardan birisi de Genci Abdal mahlaslı şairdir.
Asıl adı bilinmeyen ve 19. yüzyılın yarısında, İstanbul’da Sultan Abdülaziz devrinde dört ay Sadrazamlık yapan Yusuf Kamil Paşa’nın kâtibi iken tasavvufa yönelip, Eskişehir’e yerleşen Genci Abdal meramımızı anlatsın.
•
Gaflet uykusunda yatar uyanmaz
Can gözü kapanık gafilan çoktur
Hak sözü dinlemez, asla inanmaz
Kalbi çürük sofu cahilan çoktur
• • •
Mürşidi kâmile vermez özünü
Gaflet uykusundan açmaz gözünü
Taştan beter, katı söyler sözünü
Bed amelli fasid sofiyan çoktur
• • •
Nefs atına binmiş gezer boşuna
Haksız olanların Hakta işi ne
İblis gibi düşmüş Halkın peşine
Şeytan dolabına aldanan çoktur
• • •
Bildiğinden şaşmaz nasihat almaz
Aslı münkir olan imlaya gelmez
Hakkını yitirmiş, kendini bilmez
Nefsiyle oynaşan pehlivan çoktur
• • •
Genç Abdal’ım herkes mest olur sanma
Her kurban derisi post olur sanma
Her yüze güleni dost olur sanma
İçi kâfir dışı Müslüman çoktur.
• • •
Şiir hakkında not:
Bu şiir ilahi formunda seslendirilmiştir ve pek güzeldir lakin Niyazi Mısri’ye atfedilmektedir. Niyazi Mısri’nin de “Uyan gözünü aç” isimli bir şiiri de vardır.