--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Camideki Şair Mehmed Akif ve D. Mehmet Doğan

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

Camideki Şair Mehmed Akif ve D. Mehmet Doğan

Hüseyin Öztürk

Bu hafta gündeme aldığımız kitap, 11 Ağustos 2024 günü hakkın rahmetine kavuşan büyük edibimiz, muharririmiz, münevverimiz, dil bilgemiz D. Mehmet Doğan’ın, “Camideki Şair Mehmed Akif” isimli eseri.

Türkiye Yazarlar Birliği, “Yazar Yayınları” arasından çıkan “Camideki Şair Mehmed Akif”, tüm yönleriyle anlatılmakta ve yine Akif’in ifadesiyle; “Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek” dediği gibi tam da bu minval üzere bir kitap.

Efendim esere geçmeden önce yine kadim dostum merhum Mehmet ağabey ile ilgili bir duyuruyu paylaşmak isterim.

Ankara’da olanlar için bugün, Taceddin Sultan Dergâhında yani camiinde, saat 16’da adına Mevlid-i Şerif ve Hatmi Şerif irad olunacak. Malum kabri de dergâhın bahçesindedir.

Yarın Salı günü ise saat 17.30’da TYB Genel Merkezi D. Mehmet Doğan Divanı, Sümer 1. Cad. No: 11’de anma programı icra edilecek. Rabbim rahmet eylesin.

Camideki Şair Mehmed Akif, İstiklal Mücadelesini camiden başlatırken, milletimizin “aidiyet, mensubiyet, mesuliyet” duygularına seslenmiş, ezanla, Kur’an’la, imanla fethedilmiş ve vatan edilmiş bin yıllık bu kutlu coğrafyanın, yine aynı inanç ve azimle, istiklalini muhafaza edilebileceğini inanmış ve inancının gereği kurtuluşun hamurunu camiden karmıştır.

Birinci Meclis’in açılışına baktığımızda da yine gündemde cami vardır ve Hacı Bayram’dan başlanılmıştır. Camiden başlayan hareketin zaferi, yine cami ile tarihe geçmiş ve bağımsızlığın nişanesi olmuştur.

D. Mehmet Doğan, belki de kitabına ismi aynı inançla vermiş olsa gerektir. Eserin satır aralarına konuk olalım:

“Mehmed Akif, mümin kimliği ile diğer bütün yönlerini içine alan bir şahsiyet olarak ömrünü tamamlamıştır.

Devrinin; ‘sanat sanat için mi, yoksa cemiyet için mi olmalı’ tartışmalarının tabi olarak ikinci tarafından durur bu yüzden.

Bu inanmış adamın, şiiri tebliğ ve telkin vasıtası olarak alması, kendi şahsiyet bütünlüğü içinde tabii bir sonuçtur. Zaman zaman şairliğinin tartışılması da bu tercihin bir neticesidir.

Onun ‘manzume’ olarak nitelendirilebilecek va’z ü nasihat şiirleri, Safahat adlı şiir külliyatının çok büyük bir kısmını teşkil eder. Bütün tasvirleri, bütün tahlilleri bu va’z ü nasihate zemin hazırlamak içindir aslında.

Mehmed Akif şiirleriyle bir yandan çağının manzaralarını sunar bize. Onun şiirlerinde devrinin sokağını, kahvesini, mektebini, evini, camiini, her meşrepten insanlarını buluruz.

Mehmed Akif, ‘önce inanmış adam’dı. Şiiri tebliğ için, telkin için, düşünce için, cemiyeti iyiye götürmek için bir araç saymıştı”.

Ezcümle Süleyman Nazif’ten gelsin:

Süleyman Nazif, “Çanakkale Şehitleri” şiirin okuduktan sonra Akif için şöyle demiştir:

-“Allah’ın şehitleri olduğu gibi şairleri de var”.

Evet, şimdi birbirleriyle ruhlar âleminde buluştuklarına inanıyoruz. Her üçünün de ruhu için el-Fatiha.

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erbay Kücet

11 Ağustos 2025 21:19

Süleyman Nazif, “Çanakkale Şehitleri” şiirin okuduktan sonra Akif için şöyle demiştir: “Allah’ın şehitleri olduğu gibi şairleri de var”. Evet, biz de şahitleriyiz.

Kanber

11 Ağustos 2025 17:31

Selamlar Allah razı olsun bu konuyu dile getirdiğiniz için Mehmet Akif Ersoy Üstadımız ve aynı doğrultudaki yazarlarımıza Allah rahmet etsin mekânlarını cennet eylesin.

osmanlı kartalı

11 Ağustos 2025 17:31

mehmet doğan hocamıza rabbimden gani gani rahmet diliyorum Rabbim makamını cennet etsin

Mert

11 Ağustos 2025 13:42

Hüseyin Avusturya'daki diyanet mensuplerının davasu ne aşamada haberibn varmı.....Aleme akmışlar ya toplaman bağış paralarıyla...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle