• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Demir
Hüseyin Demir
TÜM YAZILARI

Sorun ekonomi değil, ruh meselesi

23 Şubat 2026
A


Hüseyin Demir İletişim: [email protected]

Sorun ekonomi değil, ruh meselesi

HÜSEYİN DEMİR

Bugün yaşadığımız krizleri yalnızca ekonomi başlığı altında ele almak, meselenin kendisini ıskalamaktır. Çünkü ekonomik dalgalanmalar çoğu zaman bir sebep değil; daha derinde yaşanan bir çözülmenin sonucudur. Asıl mesele rakamlarda değil; ruhta, zihniyette ve anlam dünyasında yaşanan kırılmadadır.

Bir millet düşünün: Toprağını savunmuş, devletini ayakta tutmuş, tarih boyunca nice badirelerden geçmiş… Fakat bütün bunlara rağmen kendine olan inancını yitirmiş. İşte asıl çöküş burada başlar. Çünkü milletler yalnızca bütçeleriyle değil; inançları, değerleri ve ortak hafızalarıyla ayakta durur.


Yakın tarihimize baktığımızda, karşı karşıya kaldığımız asıl sorunun bir “yoksulluk” meselesi değil, bir yön kaybı olduğu görülür. Kendi geçmişiyle bağını zayıflatan, köklerini yük gibi gören bir anlayış, ister istemez geleceğini de belirsizliğe teslim eder. Tarih sadece hatırlanacak bir arşiv değil; bugünü anlamlandıran bir bilinçtir. Bu bilinç zayıfladığında toplum kendini başkalarının tanımlarıyla anlamaya başlar.

Modernleşme iddiasıyla yürütülen pek çok süreç, zamanla taklitçi bir kimliğe dönüşmüştür. Kendi değerlerinden utanmayı ilerleme, başkasına benzemeyi başarı sayan bir zihniyet; kısa vadede bazı vitrinler kurabilir. Fakat uzun vadede aidiyet duygusunu, adalet fikrini ve toplumsal güveni aşındırır. Bu aşınma, eninde sonunda ekonomik alana da sirayet eder.


Bugün şehirler büyüyor, binalar yükseliyor, imkânlar artıyor; fakat aynı oranda insanın iç dünyası daralıyor. Kalabalıklar çoğalıyor ama yalnızlık derinleşiyor. Kurumlar var, fakat kurucu ruh zayıf. Mekân büyük, fakat anlam eksik. İşte bu tablo, bize ekonomik göstergelerden çok daha fazlasını söylüyor.


Sekülerleşme tartışmaları çoğu zaman yüzeyde ele alınıyor. Oysa mesele, inançlı ya da inançsız olmak meselesinden öte; değer üretip üretememe meselesidir. İnanç, bir toplumu sadece metafizik olarak değil; ahlaki, hukuki ve vicdani olarak da ayakta tutar. Bu bağ koptuğunda toplum yalnızca  Allah’la  değil; adaletle, merhametle ve sorumluluk bilinciyle de arasına mesafe koyar.


Ekonomik krizler aşılabilir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Ancak anlam krizleri uzun vadede çok daha yıkıcıdır. Çünkü anlamını kaybeden bir toplum, neyi niçin savunduğunu da unutur. Bu unutma hâli; nesiller arasında kopuşa, kurumlarda güvensizliğe ve ortak gelecek fikrinin zayıflamasına yol açar.

Bugün yapılması gereken yalnızca ekonomik reçeteler üretmek değildir. Asıl ihtiyaç; yeniden düşünmek, yeniden anlamlandırmak ve yeniden köklerle temas kurmaktır. Bu, geçmişe takılıp kalmak değil; geçmişten güç alarak geleceği inşa etmektir. Kendi medeniyet birikimini dışlamadan, çağın gerçeklerini inkâr etmeden bir denge kurabilmektir.


Sonuç olarak şunu açıkça söylemek gerekir:


Sorun yalnızca ekonomi olsaydı, çözüm tablolarla bulunurdu.
Ama mesele ruhta başladığı için, çözüm de ruhun yeniden inşasında yatmaktadır.

Kendini unutan toplumlar bir süre daha ayakta kalabilir.
Ama kendine yabancılaşan toplumlar, er ya da geç yönünü kaybeder.
Ve yönünü kaybeden bir millet için en pahalı kriz, daima anlam krizidir.

Selam ve dua ile.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

YA RABBİ YA MALİKEL MÜLK

SÖMÜREN İÇİN MESELE EKONOMİKTİR....SÖMÜRÜLEN İÇİN İSE AHLAKİ....SÖMÜRÜLEN AHLAKSIZ OLDUĞU İÇİN SÖMÜRÜLÜR...SÖMÜREN İHTİYACI OLDUĞU İÇİN SÖMÜRÜR....YERSEN TABİ...İNANMAYAN SAKARYA TÜRKÜSÜ ŞİİRİNDEN DERS ALSIN...SEN SABIR VE TAHAMMÜL GÖSTERECEN Kİ SÖMÜREN KOMİNİST SİSTEMİNİ YERYÜZÜNE HAKİM KILMAK İÇİN MALINI KATLASIN....YERYÜZÜNDE KAFİRLERDEN KİMSEYİ BIRAKMA DİYEN BABAM NUHA İLYASA HIZIRA MİKAİLE İSRAFİLE SELAM OLSUN TÜM ALEMLER İÇİNDE....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23