Devlet Giray Hân’ın Moskova’yı fethi (24 Mayıs 1571)
Devlet Giray Hân’ın Moskova’yı fethi (24 Mayıs 1571)
HALİT KANAK
Gâzi Devlet Giray Hân; 24 Ocak 1517’de Yavuz Sûltân Selim’in Mısır seferinde Kâhire önlerinde 30 yaşında şehit düşen, aynı zamanda Yavuz Sûltân Selim’in kayınbiraderi olan Mübârek Giray’ın oğludur. Babasının şehit olduğu yıl dünyaya gelen Devlet Giray amcaları Mehmet Giray ve Saâdet Giray tarafından büyütülür.
Amcalarından 1524 yılında Hân olan Saâdet Giray’ın ilk icraatlarından biri Devlet Giray’ı taht varisi anlamına gelen “Kalgay” ilân etmek olur. 1532 yılına kadar çalkantılı geçen yönetimi, iç çekişmeler ve hesaplaşmalar neticesinde Saâdet Giray Hanlığı bırakınca hem kendisi, hem de 15 yaşındaki veliaht yiğeni Devlet Giray, Kânûni tarafından İstanbul’a çağırılır.
(Saâdet Giray Hân’a Eyüpsultân’da bir konak tahsis edilmiş, ayrıca Kânûni Sûltân Süleyman tarafından kendisine yıllık 300.000 akçe maaş bağlanmış, yetmemiş birde 50.000 akçelik tımar geliri bağışlanmıştır. 1538 yılında, 46 yaşında vefât eden Saâdet Giray Han Eyüpsultân Türbesi haziresine defnedilmiştir.)
Kânûni Sûltân Süleyman; Mısır’ın fethinde şehit düşen dayısı Mübârek Giray’ın oğlu Devlet Giray’ı özel eğitime aldırtırarak Sarayda devlet yönetimiyle ilgili uzun stajını yaptırtırır. Donanımlı olduğuna kanaat getirdikten sonrada fırsat kollamaya başlar. Çünkü Kırım Tahtı işgâl altındadır. Önceden Kalgay (Veliaht) ilân edilen Devlet Giray’ın mâkâmı gaspedilmiştir.
Beklenen fırsat, Kazan Hân-ı Safâ Giray Hân’ın vefâtı ile yakalanır. Oturduğu Kırım tahtını sağlamlaştırmak isteyen Sahip Giray Hân, Devlet Giray’ı oraya aday gösterir. Hem Devlet Giray’ın beklediği görev kendisine verilmiş, hem de Kırım’dan uzaklaştırılmış olacaktır.
Kânûni bu fırsatı kaçırmaz. Devlet Giray’ın dedesi Mengli Giray Hân nasıl babası Yavuz’u yanına asker vererek İstanbul’daki taht mücâdelesini kazanması için Pâyitahta gönderdiyse, o da Devlet Giray’ın yanına asker vererek Kırım’a göndermeliydi. Öyle de yaptı.
Önce eline Kırım Hân’ı atandığına dâir fermân-ı hümâyûn’u verdi, sonra da yanına yeterince asker tahsis etti. 1551 yılının Ramazan Ayı idi. Devlet Giray, yaklaşmakta olan Ramazan Bayramını beklemedi yola koyuldu. Hocapaşa (Odessa) üzerinden Kazan’a geçecekmiş gibi yaptı. Ama birden gemilerin dümenleri Kırım’ın batı sahillerinde bulunan Gözleve’ye kırıldı.
Takvimler Ramazan Bayramının ilk günü 2 Ekim 1551 Cuma’yı gösterdiğinde Devlet Giray Osmanlı ordusu ile Gözleve’de karaya çıktı ve Bahçesaray’ı ele geçirdi. Kanunî’nin fermanını göstererek, Kırım ileri gelenlerine hanlığını kabûl ettirdi. O artık Kırım’ın altıncı hân’ı idi. Devlet Giray’ın hanlık dönemi, Ruslar’la hayatî mücadelelerin verildiği devreyi kapsar.
Bunlardan en önemlisi Moskova’nın fethedilmesi olayıdır. İstanbul ile çok sıkı ilişkileri olan Devlet Giray Hân, bir sabah Osmanlı-Türk Devletinin gönderdiği içlerinde bir de topçu taburunun bulunduğu ve bâzı birliklerle destekli 120 bin kişilik ordusuyla Rusya’yı çiğneyerek Moskova kapılarına dayanır.
Yapılan dehşetli çarpışmalarla geçen mücâdeleyi Devlet Giray Hân kazanır. 80 bin zâyiat veren Rus’lar tutunamayarak Moskova’yı boşaltmalarının ardından Kırım Hân’ı 24 Mayıs 1571 Perşembe günü Moskova’ya girmiştir.
Bir kısmı kaçmayı başarsa da geri kalan şehrin ahâlisi esir edildikten sonra şehir yakılır. Devlet Giray 150 bin esirle Kırım’a döndüğünde artık onun lakâbı Moskova tahtını zaptetmesinden dolayı “Taht Alan” olmuştur. O tarihte Osmanlı-Türk Devletinin başında bulunan Sûltân II. Selim Hân babasının dayısının oğlu olan Devlet Giray Hân’a bu başarısından dolayı murassa kılıç ve hilat göndererek tebrik etmekte gecikmez.
Rusya henüz 15 yıldır büyük devletler sınıfına dâhil olmasının sevincini yaşarken, böylesine büyük bir darbe yiyeceğini hiç düşünmemiş perişan hallere düşmüşlerdir. Hele de Rus Çarı IV. İvan neye uğradığını şaşırmıştı. Avrupa kendisinden “Büyük İvan” diye bahsederken birden otoritesi sıfıra inmiştir. Derhal Devlet Giray Hân’ı İstanbul’a şikayet etmekte gecikmedi. Ancak Moskova seferine destek veren Divân bu şikayetleri dikkate almadı.
Ancak Rus Çarı işin peşini brakmıyordu. Son bir kez İstanbul’a gönderilen elçiler merhamet dilendilerse de, diğer taraftan Kazan ve Astırahan Rus işgâlinde olduğundan dolayı Divân’dan bir de şiddetli azar işittiler.
Yapacak bir şey kalmayınca Rus Çarı IV. İvan Kırım’a elçiler göndererek sulh istedi. Yıllık 60 bin altın ruble vergi vermek şartıyla sulh sağlayabildiler..Devlet Giray Hân daha sonraki yıllarda 1577’de vefât edene kadar önemli işlere imza atmış, özellikle Lehistan’ın (Polonya) Osmanlı Türk Devletine biat ederek bağlanmasında büyük gayreti olmuştur.
26 yıl hân’lık yapan Devlet Giray’ın 10 oğlu olmuştur. Bunlardan 5 tanesi Hân olarak toplamda 33 yıl görev yapmışlardır. 3 tanesi Kalgay (veliaht) oldularsa da tahta geçemediler. Diğer 2’si ne Hân ne de Kalgay olamadılar. Kızı ise Osmanlı-Türk Devletinin Şirvan Beylerbeyi Ebûbekir Paşa ile evlenmiştir. (Şirvanşahlardan Sûltân Burhan’ın oğludur.)
Kırım Hânları Devlet Giray Hân’ın soyundan yürümüştür. Kabri, Hân Camii’nin haziresindedir. Devlet Giray Hân’ın 1571’de Gözleve’de yaptırdığı bir camisi ve bâzı hayır kuruluşları vardır. Mekânı cennet olsun..
Şimdi ise; asırlardır “Türk Toprağı” olarak gelmiş Kırım, 2014 Mart’ından beri Rusya’nın işgâli altındadır. Onlarca insan yok yere tutuklanarak asılsız iddialarla hapishanelere atılmış, kurtarılmayı beklemektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her platformda ifâde ettiği gönlümüze tercüman olan şu sözleri önemlidir. “Kırım’ın bir oldu bitti ile yapılan ilhâkını tanımadık, tanımayacağız..” Ne yaparlarsa yapsınlar er ya da geç VATAN KIRIM asıl sahiplerine dönecektir..