Baro musun “baron” musun karar ver!

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Türkiye’de hukuk hâlâ sekteye uğramaktan muzdarip durumda! Elbette Sayın Adalet Bakanı elinden geleni yapıyor ama her şeye rağmen ortada bir “adaletsizlik” olduğu da hepimizin malumu! Üstelik hukuk sadece Adalet Bakanlığı’nın değil “hukuku temsil eden” avukatların, hâkimlerin, savcıların da meselesidir!

Baroların tavrı hukukun kimlerin elinde “nelere çevrilebildiğini” gösteriyor.

Her şey normalleşmişken, toplum huzuru büyük ölçüde sağlanmışken; illa ideolojik tavırla toplumu germeye ve “öfkeyle ayrıştırmaya” devam ediyorsunuz.

Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde “adli yıl açılışı” yapılacak.

Bazı barolar da “sırf burada yapılıyor diye” katılmayacak!

Nerede yapılacaktı? 

Siz Cumhurbaşkanı deyince ne anlıyorsunuz? Halkın seçilmiş Cumhurbaşkanı’na saygı duymadığınız ortada! Bu aynı zamanda “halka da saygı duymadığınız” anlamına gelir. Cumhurun Başkanı yani Halk’ın Başkanı!

Adalet millet içinse, hukuk denilen şey halk içinse; o vakit adli yıl açılışı “halkın seçtiği başkanın” da bulunduğu kongre merkezinde yapılmayacak da nerede yapılacak? 

Ali İhsan Karahasanoğlu ağabeyin dediği gibi genelev patroniçesi Manukyan’ın binasında mı yapılacak?

Bırakın bu kafayı yeter artık!

İnsanlar sizin gibiler yüzünden geleceğe umutla bakamıyor! Adeta bir köşede “İDEOLOJİK BALTALARINIZI” almış sessizce bekliyor gibisiniz! “DEVRAN DÖNSÜN DE BAKIN SİZE NELER YAPACAĞIZ” havalarında hâlâ bir korku imparatorluğunun özlemi içinde gibi hissettiriyorsunuz!

Devranın dönmesine gerek yok!

Kıymetli okuyucularım; yediğimiz cezaları şimdi size anlatsak “Hâlâ mı böyle?” dersiniz. Yazdığımız yazılardan ve yaptığımız haberlerden dolayı açılan davalar neticesinde bindiğimiz arabaya bile “haciz” konuyor. Hâlâ mı böyle? Evet, hâlâ böyle! Detaylara şimdilik girmeyeceğim.

Ali İhsan Karahasanoğlu ağabeyin yazdıkları şeyler galiba yaşadıklarının 100’de 1’idir desem yanılmış olmam! “Bir çözüm olur mu acaba?” diye uğraşıyor, mesaisinin çok önemli bölümünü “haksızca alınmış kararlar ile mücadeleye” ayırıyor! Bu mücadelede bazı vakitler “yalnız” bırakılıyor.

“Basın özgürlüğü” diye yırtınanlar Ali İhsan Karahasanoğlu’na, internet sitesindeki ELEŞTİRİLER sebebiyle “hapiste yatsın” diye suç duyurularında bulunuyor!

Hapis cezası istemeler, tazminat istemeler, hacizler, neler neler!  

Bakalım Sayın Anayasa Mahkemesi üyeleri yapılan bireysel başvuruları değerlendirmeye alacak mı? Onlar gecikirse adalet gecikiyor. Adalet gecikirse toplumun huzuru ve refahı inciniyor.

Üstüne bir de hukuku bırakıp işi ideolojiye dökenleri gördükçe ülkemiz adına üzülüyoruz. Baroların yaptığı; 2020’ye yaklaştığımız şu dönemde “toplumu geriye götürmek” değil de nedir?

İşte ben “YENİ PARTİ” kurma çalışmaları yapanlara da bu sebeplerle itiraz ediyorum!

Birileri millete rağmen iş yapma telaşı içindeyken sizlerin yeni parti telaşı içinde olmanızı yanlış buluyorum. Elbette parti kurmak herkesin hakkıdır, hukuka aykırı değildir! Zaten yaptığınız iş hukuki olarak yanlıştır demiyoruz, toplumsal olarak yanlıştır diyoruz! Herkes birleşiyor, siz illa ayrışma içindesiniz!

Birileri Müslüman yürekleri çeşitli plan ve projelerle giyotinlerin altına yatırmaya çalışırken sizin bunlar karşısındaki “sessizliğiniz” elem verici! Millet sizi unutur ama sessizliğinizi unutmaz! 

Şimdi konuşmayacaksınız da cenaze törenlerinde milletin evlatlarının tabutları önünde mi konuşacaksınız?

Öyle projelerle geliyorlar ki aklınız ve hayaliniz dahi almaz! Mesela; LGBT yani lezbiyen, gay, biseksüel, transeksüel kişilerin yaptığı eyleme başörtülüler katılabiliyor. Bunlar başörtülü değil; “başına örtü takılmış” kişilerdir! 28 Şubat taktikleri sadece şekil değiştirdi. Hedef yine başörtü üzerinden toplumu dejenere etmek! Bu Avrupa’nın ve Siyonizm’in fonladığı projelerden sadece ufak bir örnektir.

Hükümeti de eleştireceğiz, yöneticileri de eleştireceğiz; ama “yaptıkları ve yapmadıkları” şeyler için eleştireceğiz. Birileri “topyekûn” saldırıya geçmişken “birleşmeyi” bileceğiz! Bu “birleşme” tüm toplumun selameti ve refahı içindir. Yani mevzu “sen-ben” mevzusu değildir.

Yine de herkes kendi kararını verecektir ve mahkeme kadıya mülk değildir.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ArifArif1 ay önce
    Nazi denen fetöcü,buralara pislemişsin.Sen zırvalarını git pensilvanyadaki "hoca"na anlat.Baroların ne yaptığını bu millet biliyor,gelseler ne olur gelmeseler ne olur..
  • hercaihercai1 ay önce
    NAZI, SENDE ALMANYAYA GIT YENI PARTINI HITLER NAMINDA KUR! ADLI YIL ACILISI KULLIYE DE YAPILIR, MANUKYAN URSPUSUNUN BINASINDA DEGIL! FAZLA POLEMIK DE YAPMA, INSANLARI INANDIRAMIYORSUN!
  • nazinazi1 ay önce
    Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacak adli yılı açılış törenine katılmayacağını açıklayan baro sayısı 41’i buldu…Çünkü barolar, Cumhurbaşkanının yürütmenin başı olduğunu ve burada yapılacak bir adli yıl açılış töreninin yargı bağımsızlığı ile bağdaşmayacağını, ‘yargının yürütmeye biat etmesi’ anlamına geleceğini belirtiyorlar…Yargıtay ve Danıştay başkanlarının Cumhurbaşkanı ile ‘yurt gezileri’ne çıkıp Rize’de ‘çay topladıkları’,HSK’nin YSK’nin partizanlaştırılıp iktidarın sıradan bir organına dönüştürüldüğü, AYM’nin ‘barış bildirisine’ imza atan akademisyenler için bile 8’e-8 karar alabildiği,Yerel mahkemelerin iktidarın beğenmediği AYM kararlarını tanımamasının rutine dönüştüğü,Siyasi davalara bakan Ağır Ceza Mahkemeleri’nin, Sulh Ceza Hakimlikleri’nin partizanlaştırılmasını tamamlandığı, Yargıtay’ın bile az çok demokratik mahiyette kararlarının rastlantısal hale geldiği bir dönemde adli yıl açılışının Saray’da yapılması basit bir mekân değişikliği olarak görülemez.
  • Abdullah birisiAbdullah birisi1 ay önce
    Bırak kardeşim s.gitsinler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kirletmesinler.Bunlari ben kapımız önüne it diye bağlamak sahibini ısırır. Niye mesele yapıyorsunuz normalde bunlar gelmek istesem bile almamak lazım. Başka protestoya yapacaksın hodri meydan havaya it ISIRMAZ. seni bekliyor olacağız. Yoksa duruşması girmeyecekZaten girdiğim duruşmada ya pkk li ya DHKP ci ya tecavüzculerin yada bilmem hangi kadarını boşanma davası .Gariban ların Masumlarların suçsuz avukata ihtiyacı yok.Bunlar 1000 tl lik borcu 10 0000 e çıkarır alacaklı 1000 tl verir.9000 i kendi yer
  • Rasim DUMANRasim DUMAN1 ay önce
    Hocam ellerinize ve ağzınıza sağlık ; tebrik ve teşekkür ediyorum, sağolun varolun inşallah. Rabbim kaleminize kuvvet versin ve ferâsetinizi ziyâde eylesin inşallah. Sağdan soldan gelen avur zavurları hiç kaale almayın. DURMAK YOK, YOLA DEVAM İNŞALLAH.
  • Göksen MereyGöksen Merey1 ay önce
    Aksine iyi yapmışlar, dışarıdan yargı bağımsız değil türkiye bağımsız değil derse bu olayı gösteririz bakın işte yargı bağımsızdır, anti demokratik iftiralarınız çürümüştür diye. Bizde kırk yılda bir olan gezi olayları amerikada her eyalette rutin olay ölüm falan olmadığı sürece haber bile olmuyor, Washingtona gidenler her Allah ın günü protesto görür kanıksanmıştır artık.
  • sukrusukru1 ay önce
    Şunu iyi anlamak lazım,Baro ülkede hiçbir zaman huzur istemez.Huzurlu ve geginliğin olmadığı bir ülkede avukatların geliri önemli oranda düşer.Biz niye darbeci baro diye bağırıyorduk.Çünki bir şekilde halka iyilik yapacağı vaadiyle aklı çelinen,beyni yıkanan,saf çocukların kimisi gerçekten suça bulaştırıldı,kimisi dergi sattın,duvara yazı yazdın gibi bahanelerle hayatları söndürülürken işte bu barodakiler köylünün ineğini,tarlasını satarak çocuklarını kurtarsınlar diye semirttiği kişilerdir.Şimdi bunların deniz kenarlarında villaları mevcuttur.E bunlar darbeci olmasında kim olsun.Bunlar kargaşa istemesinde kim istesin.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize.sağlık..Siyonistler.her.koldan..geliyor."BARO-N"..LAR..gemi..azıya..aldı..Mübarekler..Muhalefet..partisi..gibi..TBMM..yani..Vtandaşlar..bu..işe..neşter..vurup..Siyonist..beslemelerine.."hey..kendine..gel."..demeli..

Günün Özeti