• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ertuğrul Akar
Ertuğrul Akar
TÜM YAZILARI

Tarihin Aynasında Chp’nin Bugünkü Yüzü Görünüyor

07 Eylül 2025
A


Ertuğrul Akar İletişim:

Tarihin Aynasında Chp’nin Bugünkü Yüzü Görünüyor

ERTUĞRUL AKAR

Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra, Birinci Meclis’te farklı seslerin yankılandığı bir dönem yaşanıyordu. Bu seslerden biri, Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey idi. Sadece iyi bir münevver değil, aynı zamanda cesur bir hatip, keskin bir tenkitçiydi. Lozan görüşmeleri sırasında hükümete yönelttiği sert eleştiriler, belli ki bazı çevrelerin keyfini kaçırmıştı.

O, hükümeti; Mehmetçiğin cephede kanıyla kazandığı zaferi, anlaşma masasında heba etmekle suçluyor ve görüşmelere yeni bir heyetin gönderilmesini teklif ediyordu. Bu, o günün şartlarında cesur ama bedeli ağır bir çıkıştı.

Ve 27 Mart 1923 günü… Ali Şükrü Bey bir anda ortadan kayboldu. Birkaç gün sonra cesedi bir çukurda bulundu. Resmî tarihin soğuk satırlarında “öldürüldü” yazıyor ama biz biliyoruz ki; Ali Şükrü Bey, Meclis’te yaptığı muhalefetin bedelini canıyla ödedi.

Bugün üzerinden yüz yıla yakın zaman geçti. Fakat zihniyet değişmedi.
O gün, “vatanın çıkarlarını korumaya çalıştığı” için susturulan bir milletvekili vardı. Bugün ise aynı hırs, aynı tahammülsüzlük, aynı siyasi körlük başka biçimlerde karşımıza çıkıyor.


İftiralar, şantajlar, hedef göstermeler… Sadece siyasi rakiplerine değil, artık kendi kadrolarına da yönelmiş durumda. Siyasetin kirli yüzü, kendi evlatlarını bile acımasızca yiyebiliyor.

Ve işin en vahim tarafı, tüm bunların “demokrasi” adı altında yapılması. Dün, muhaliflerini sustururken de “demokrasi” dediler, bugün kendi adamlarını tasfiye ederken de aynı kelimeyi kullanıyorlar.

Tarih, unutmayanlar için en iyi aynadır. Bakmasını bilene hem geçmişi hem bugünü hem de yarını gösterir.
Ali Şükrü Bey’in hazin sonu, sadece bir tarih dersi değildir; aynı zamanda bugünün siyasetini anlamak için de güçlü bir işarettir.

Milletimiz, bu anlayışın ne olduğunu görüyor. Dün milleti sustururken de bugün kendi içindekileri yok ederken de değişmeyen tek şey; iktidar hırsının, adaletin ve vicdanın önüne geçmesi.


Ve unutmayalım: Zihniyet değişmedikçe, tarihin tekerrürü kaçınılmazdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Sinan ateş

Selim Pek

1.meclis : TBMM de Vahdettin konuşuluyor ve zamanin vekilleri kürsüde. Daha Savaş bitmemiş. Vahdettin tahtında. Karabekir Paşa (Edirne milletvekili): “Kötü ruhlar (aslı: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar, İstiklal Savaşı’nın başlangıcında, doğudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini salmasalardı, hatta benim birliklerimin, karargâhımın içine kadar Ferit Paşa mel’unu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı, bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Bunlar idrakten, vicdandan yoksun birtakım insanlar… TBMM’nin kesin emriyle ve ilk fırsatta, İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. Tevfik Paşa, ‘eğer Bab-ı Âli barış konferansına gitmezse, bunun İslam aleminde büyük etki yapacağını’ yazıyor. Genel Savaşta cihad ilan edilmiş iken, kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum, gerek Çanakkale’de, gerek Irak’ta sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. Halbuki bugün, İstiklal Muharebesini yaparken ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken, doğuda İslam, ellerini bize, Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Bütün şehitlerimiz, bütün gazilerimiz, ayakları, bacakları kopmuş kardeşlerimiz, bu adamları lanetliyorlar.” (I.Dönem Zabıt Ceridesi, 24.C., s.280
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23