Adalet bu sınavını çok iyi versin!
Adalet bu sınavını çok iyi versin!
Ertuğrul Akar
Türkiye siyasetinin dinamikleri, bazen tek bir isim etrafında bütün eksenini yeniden kurar. Bugün bu isim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu. Son dönemde art arda gelen soruşturmalar, dosyalar, hatta zaman zaman dillendirilen siyasi yasak iddiaları, sadece bir yerel yöneticinin değil, bir ülkenin demokrasi ikliminin de sınandığı bir sürece işaret ediyor.
İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinde sadece bir belediye başkanlığı kazanmadı. Aynı zamanda iktidarın güçlü kalelerine karşı bir “seçmen iradesi” mesajı verdi. Bu sebepledir ki hakkında açılan her dosya, kamuoyunda sadece bir hukuk süreci olarak değil, aynı zamanda siyasi bir hamle olarak da değerlendiriliyor.
Peki, bu gelişmeler hukuk sisteminin doğal işleyişi mi, yoksa siyasi tasfiye sürecinin bir parçası mı? Cevap, hangi cepheden baktığınıza göre değişiyor. Bir kesim, yapılan incelemelerin yolsuzlukla mücadele kapsamında meşru olduğunu savunurken; diğer kesim, özellikle seçimlere giden süreçte bu tarz hamlelerin “siyasi mühendislik” amacı taşıdığını düşünüyor.
İmamoğlu’nun eğitim geçmişi, belediye yönetimindeki uygulamaları, danışman atamaları ya da ihaleler üzerinden yürütülen tartışmalar, hukuki boyutlarının ötesinde artık siyasal bir kimliğe bürünmüş durumda. Gündeme gelen her belge ya da soruşturma, seçmen nezdinde ya bir mağduriyet algısı ya da bir güvensizlik duygusu oluşturuyor.
Ancak unutmamamız gereken şey şu: Bu dosyaların nasıl ve ne zaman açıldığı kadar, nasıl sonuçlandığı da çok önemli olacak. Türkiye'de yargıya olan güvenin yeniden tesisi için her şeyden önce adaletin hem yerini bulması hem de bu süreçte bağımsız kalması gerekiyor.
İmamoğlu ile ilgili yürütülen dosyalar, sadece yargıyla ilgili değil Türkiye’nin hem siyasi hem de hukuki geleceğini belirleyecek.
Umarım bu süreç sonunda sadece adalete ulaşılacak.
Milletin gözünü bantlamak bu işi ben yaptım demektir.
Evet tam olarak bende uyanan düşünce bu!
İmamoğlu sadece yaptıklarıyla değil yapmadıkları ile de ahlaki sorunları olduğunu ortaya koydu.
Ben bu yazıyı yazarken DEM Mv. Sırrı Süreyya Önder vefat etti. Allah rahmet etsin; sevilen bir siyasetçiydi.
Süreç etkilenir mi diye endişelenmeye gerek yok çünkü süreci yürüten devletin kendisi. Şahısların üzerinden yürüyen bir süreç yok.